Emniyet Müdürlüğü'nde unutulmayacak bir gün…

Emniyet Müdürlüğü'nde unutulmayacak bir gün...

Ahmet Gülümseyen

Mutlaka herkesin yapacağı bir iyilik vardır. Yapılacak o iyilik kişinin hayatına anlam katmasını, mutlu olmasını sağlayacaktır. Kişisel başlayan anlamlı hareketi, toplumsal huzura dönüşecektir. 'Sosyal sorumluk' da böyle bir sürecin önemli aşamasını oluşturmakta. Bilimsel olarak da, işletme ve şahıs olarak 'Faaliyette bulunulan ortamı koruma ve geliştirme yükümlülükleri' tanımlanmaktadır. Yapılacak yardım, iyilik paylaşımlar kişiyi, mutluluğa sevk eder. Spor Kulüpleri ve kulüplerde yer alan sporcularda, bu iyilik sürecinde, gönüllü olarak yüklenicileri olduklarını görmek mümkün. Depremzedelere yardımlardan yangınlarda zarar gören vatandaşların yanında olmaya, susuzluk çekilen bölgelerde su kuyusu açılmasından Kızılay'a kan bağışına kadar sayısız uygulamalar dikkat çekmektedir...

PAYLAŞMA KERVANINDA YER ALMAK

İnsanımızın 'sosyal sorumluk' projesi adı altında gerçekleştirdikleri, İslam'la şereflenenlerin, Müslüman olmanın bir gerekliliği. Peygamber Efendimiz buyuruyor; "Müminler bir birini sevmede, birbirlerine merhamet etmekte, birbirlerine şefkat göstermede tıpkı yek bir vücut gibi görürsün; onun bir uzvu rahatsızlansa, diğer uzuvlar uykusuz ve hararetle onun rahatsızlığına ortak olurlar." Ramazan ayını idrak ettiğimiz bugünlerde, yapılacak paylaşımlar hikmet ve bereketini de beraberinde getirecektir. Ne yapabilir ki dememeli insan, elinden geldiği bu iyilik/yardım/paylaşma kervanına katılıp, yol almalı. İyiliğe atılacak her bir 'kulaç' sağlıklı ve zinde kazanıma dönüşecek. Bununla sınırlı kalmayacak, bu yoldaki her bir adım, dünya ve ahiret saadetini artıracaktır. Maddi olarak zekât ve sadaka, manevi olarak iyi niyetli olmak, birbirimizin halini hatırını sorarak da bizi bir yapan merhamet duygumuzu öldürmemiş olacağız, inşallah. Bireysel olarak sosyal adalet ve dayanışma görevlerinin yeri getirmenin huzuruna erişilecektir. Böyle bir yaşamdan kimse mahrum kalmak istemez sanırım! Bu cömertliği idrak edemeyenlerin yaptıkları, insanlığın rehberi Kur'an ve Peygamber Efendimizin yaşantısından uzak kalmaktan başka bir manaya gelmeyecektir. Allah (cc) Hûd Süresi 112. Ayetinde "Senin yanında hak yola dönenlerle birlikte, emrolunduğun gibi dosdoğru ol!..", buyurduğu gibi, Rabbim bizlere dosdoğru olmayı nasip etsin inşallah...

TEKERLEKLİ SANDALYEDE

HAREKET EĞİTİMİ VE SPORA ATILAN İLK ADIM...

Bugün sosyal sorumluluk konusunu yazıya taşımamıza doğuştan bedensel engelli kardeşimiz Burak Kılıç kardeşimizin hayaline kavuşması vesile oldu. Burak'la geçtiğimiz gün sosyal medya (İnstagram;ahmetgülümseyen) hesabı üzerinden canlı yayın gerçekleştirmiştik. Düşünen her bir birey gibi onun da hedefleri ve hayalleri vardı. Gerek gazetemiz Yeni Akit, gerekse sosyal medya üzerinden yaptığımız yayınlarda, Burak gibi özel gereksinimli (engelli) kardeşlerimizin sesi olmayı sürdürüyoruz. Kendisi hakkında yaptığımız yayınlarda, hayatta önemli hedefleri arasında spor yapmak ve emniyet teşkilatında yer almak. Doğuştan her iki ayağını kullanamadığı için belki yürüyemeyecek veya koşamayacak... Tekerlekli sandalyeyle yapabileceği okçuluk, atıcılık, basketbol, bocce gibi birçok branşı yapabilecekti. Bu talebi ise oturduğu Ümraniye İlçesinde özel ve resmi kurumlar aracılığıyla yapabileceğini, sesli bir şekilde dillendirmiştik. Burak kardeşimizin bu mesajına Ümraniye Belediyesi ve İstanbul Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü yetkileri duyarsız kalmadılar. Burak Kılıç'la bağlantıya geçip, spor yapma konusunda görüş alışverişinde bulundular. İnsan sağlığı için hareket eğitimi ve sporun, özellikle özel gereksinimli (engelli) bireyler için oldukça öneme sahip olduğu gerçeğini, her defasında dillendiren bir kişi olarak, Burak kardeşimizin en kısa zamanda spor yapma imkânlarının oluşturacağını umut ediyoruz. Bu bir umut zamanla binbir umuda dönüşecek, on binlerce Burak hareket eğitimi vesilesiyle sosyal hayatın içinde yer alıp, kalan ömrünü kaliteli/verimli bir şekilde yürütmede devam edecektir...