Ekrem İmamoğlu'na selam, Spor İstanbul ve Basketbol Federasyonu yönetimine devam…

Kimsenin özel hayatı bizi ilgilendirmiyor. Söz konusu ülke ve kamu menfaatleri olunca, elbette fikrimizi söylemek durumundayız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul'a hizmet için var ve bütçesi bilmem kaç bakanlığa karşılık geliyor. Böylesi bir hizmet sektörünün başındaki isim, Ekrem İmamoğlu çete oluşturmaktan sahteciliğe kadar, devam eden birçok suç iddiasından dolayı şimdi Silivri cezaevinde tutuklu. Hakkında açılan ve devam eden davalarının kaçından aklandı-aklanmadı bilmiyoruz. Sonuçlanmayan davalar olmalı ki, tutukluluk hali devam ediyor. Bizim bugün üzerinde durmak istediğimiz, böyle bir süreçte İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde işlerin nasıl yürüdüğü/yürütüldüğü. Çalışma alanımız spor olduğu, Spor İstanbul'un da İBB'nin iştirak, Türkiye'nin de en büyük spor şirketi konumundan, şirketin nasıl yönetildiği ilgi ve çalışma alanımıza girdiği için takip etme, düşüncelerimizin kamuoyuyla paylaşma gereği duyuyoruz...

SPOR İSTANBUL'DA YAŞANANLAR

Geçmişten ders alınmalı ki, geleceğe emin bakılsın. Aksi bir durum, bugün yaşanan, şahit olduklarımızdan farksız olmaz. Kendi yandaşlarını işe almak için 2019 yılı seçimleri sonrasında Spor İstanbul'dan atılan arkadaşlarımızın mağduriyetini unutmak mümkün değil. Yaptıkları çalışma, ortaya koydukları performansla ilgili şirket aleyhine olabilecek somut gerekçeler ortaya koyulmadan, onlarca üniversitelerin Beden Eğitimi Bölümü mezunu ve diğer çalışanlardan işten çıkarılanlar oldu. İşten çıkarılanlar hakkında herhangi 'gerekçe/suç' ortaya koyulmadığı için, böyle bir süreç duyarlı vicdanları yaraladı.

Olup bitenleri göz önüne getirin. Çalışarak, helalinden kazanç sağlamak için sabah evinizden işinize gidiyorsunuz, akşam işinizden alıkoyularak evinize geri dönüyorsunuz! Neden Millet İttifakı (CHP, İYİ Parti, HDP, Saadet İttifakı) adayı Ekrem İmamoğlu başkanlığındaki 2019 seçimini kazanan yeni kadro, kendi ekibiyle çalışma, seçmenine işe alma sözünü yerine getirme çabası. Tabii ki verilmiş bu söz varsa normal karşılanabilir, normal olmayan ise çalışanın şirketteki konumu, ortaya koyduğu performans ve verimliliği...

"BABA SEN İŞE GİTMİYOR MUSUN"

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 30'a yakın İştirak Şirketinden tamamen yandaşlarını işe alma, ideolojik nedenlerle işten çıkarılan 10'binlerce kardeşimiz.

Spor İstanbul'dan işinden çıkarılan arkadaşımızın, bizle paylaştığı şu hatırayı hiç unutmuyorum; "Ahmet Hocam işten çıkarıldıktan birkaç gün sonrasında, sabah okula giden çocuğum bana 'Baba sen neden işe gitmiyorsun' Çocuğa neyi, nasıl anlatabilirsiniz ki! Benim işe gidemeyişimden daha fazla etkilenmemesi için, sabah erkenden evden çıkıyor, çocuğum okula gittikten sonra, tekrar eve dönüyordum. Bu durum aylarca devam etti..." Böylesi, buna benzer birçok travma. Bunları dilendirirken, Spor İstanbul mağdurlarından Faruk Yazıcı kardeşimizi unutmak mümkün değil. Spor İstanbulda çalışırken, 2019 seçimleri sonrasında işten çıkarılmasından kısa bir süre sonra kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Faruk Yazıcı kardeşimizi bir kez daha rahmetle anıyoruz. Mekânı cennet, makamı ali olsun inşallah. (https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ahmet-gulumseyen/ibb-spor-istanbul-magduru-faruk-kardesimizin-vefati-34320.htmlutm_source=gazeteoku&utm_medium=referral )

KAPISINA ZİNCİR VURULAN İBB SPOR İSTANBUL

Yıllardır emek verip ülkemizin en büyük şirketi konumuna taşıdıkları çabanın karşılığını olarak, tamamen 'ideolojik' bir tavır olarak Spor İstanbul'dan çıkarılma mağduriyeti. İşten çıkarılanlar yaşadıkları mağduriyeti yetkilere anlatmak için gittikleri Spor İstanbul'a, şirket kapısının içeriden zincirlendiğine şahit olmalarını unutmak mümkün değil İşte o şirketi, Eylül 2025 tarihinden bugüne bir akademisyeni, İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi eski öğretim üyesi Prof.Dr. Bige Donuk yönetiyor. (https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ahmet-gulumseyen/spor-istanbuldaki-makamina-ekrem-imamoglu-baskanimiz-diyerek-basladi-50127.html ).

Yaşanan böyle bir süreç bize, unvanı profesör olsa da her akademisyeni 'Sütten çıkmış ak kaşık' olarak görmemek gerektiğini anladık. O da insandır yanılabilir veya ideolojik düşüncenin peşinden gidebilir. Nasıl yani Yazımızın giriş bölümünde de belirttiğimiz gibi, kimsenin özel hayatı bizi ilgilendirmez. Fakat söz konusu ülke menfaatleri olunca milletin, halkın sesini dillendirmek, vatandaşın hakkını aramak gibi sosyal bir sorumluluğumuz var. Bunu kendimize vazife biliyoruz. Bu bağlamda şu soruyu sorma gereği duyuyoruz; "Siz hiç işsiz kaldınız mı Yıllardır çalıştığımız bir iş yerinde, tutarlı bir gerekçe gösterilmeden işinize son verilmesi travmasını yaşadınız mı" Açık konuşmak lazım ki, geçen süre zarfında Bilge hocadan, 2019 seçimleri sonucunda işten çıkarılan, birçoğu da Beden Eğitimi mezunu meslektaşlarının sesi olmasını beklerdik ama nerede! Bırakın mağdurların sesi olmayı, Prof. Dr. Bilge Donuk göreve gelir gelmez ilk açıklamasında, hakkında birçok suçlama dosyasından cezaevinde bulunan Ekrem İmamoğlu'na selam gönderiyor. Bu selamın altı boş değil. Kimse kimseye durduk yere selam göndermez, değil mi.