Balonu patlayan 'ahbap'ı izlerken, engelli bireyler ve Filistin gerçeğini unutmamalı

Sorular soru içinde olabilir ama cevaplar ve çözümler çıkmazda değil. Yapanlar, icraatın içinde olanlar yok değil. Örnek olması için, onları bu satırlarda paylaşmak üzerimize bir borç-sorumluluğumuz var.

Hareket ve egzersiz vasıtasıyla evinden çocuk-genç-erişkini evinden çıkarıp iletişim, sosyal hayatın içerisine taşımak kadar anlamlı daha ne olabilir ki. Peki, bunları kim yapacak Merkezi yönetim, yerel yönetim, özel sektör ve özveri ve gerektiren bireysel çabalar. Bir kıvılcım çakıldığı vakit, o ışığın bin bir umuda nasıl dönüştüğünü bizzat gördüğüm-yaşadığım için, rahat bir şekilde söyleyebiliyoruz...

'Çocuk gülerse dünya güler.' sözü, hayatımızın akışında yerini aldığında ilgiye ihtiyacı olan insanların yanında olmanın kişiye kazandıracağı hazzı hissedecek, dünyaya varoluş gayemize bir anlam kazandırmış olacağız. İçinde yer aldığımız zaman tünelinde bir ışık tutabilmek, bir ışık görme gayreti içindeyken, gerçeklerle yüzleşme ve içinde yer aldığımız gaflet uykusundan uyanmak gibi sorumluluğumuz var.

Çalışma alanımız olan özel gereksinimli (engelli) bireylerin yaşam kalitesini artırmak gibi çaba içinde olurken, kafamızı kaldırıp Filistin'de yaşananlara baktığımızda, 'Bildiğimizden sorumluyuz' şiarıyla, bölgede yaşananları asla ve asla görmemezlikten gelmek gibi gaflete düşmememiz gerekmektedir...

İSRAİL FİLİSTİN'DE KAN AKITMAYA DEVAM EDİYOR

Bildiğimizden sorumlu olduğumuz şu dünya hayatında, aldığımız her nefes ve yaşadığımız her anın bir imtihan olduğunun ne kadar farkındayız, acaba Haksızlığa karşı tepki, haklılığa destek sesini yükseltenler, vicdanların 'nasır' bağlamasının da önüne geçme başarısı/erdemliliğini gösteriyor. Yaptığımız işin ve yaşadığımız şartların mahiyetine bakmaksızın, adaletin kaybedilmeye çalışıldığı süreçte sesini yükseltip, eyleme geçenler, kazanan kesim olarak gönüllere ve tarihe yazılıyor.

Bizleri yoktan var eden ve dünyaya imtihan için gönderilen, Kur'an ve Sünnet ışığında hareketle, imtihanı kazandığının bilincine ulaşıyorlar...

Böyle bir düşünce seline kapılmamızın nedeni ABD'nin gücünü arkasına alan İsrail'in Filistin'de devam ettirdiği işkence ve zulmün devam ediyor olması. Siyonist anlayışın Filistin'de hız verdiği işkence ve ölümlerin üzerinden tam 3 yıla yaklaşan bir süre oldu. Bölgedeki acı her geçen gün katlanarak devam ediyor. Yahudi anlayışın Müslüman coğrafyasında büyük bir acımasızlık yaşatırken, bugün kendi içimizdeki dolandırıcı, sahtekârlık, yolsuzluk, kumar ve ihanetleri konuşuyoruz...

73 BİN ŞEHİT, 173 BİN YARALI

Dünyaya geliş gayemiz bir imtihan ise, tüm bu yaşananlara karşı sesiz kalmak gibi lüksümüz olamaz, olmamalı. Katil sürüsü İsrail'in, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne saldırıları sürüyor. O ateşkes, bugüne kadar 3 bin 750 kez ihlal edilmiş. 2023'ten bu yana düzenlenen saldırılarda 73 binden fazla Filistinli kardeşimiz hayatını kaybetti, 173 binden fazla kişi yaralandı.

Suçsuz insanların ölümüyle yüreklere düşen acı, sağlık hizmetlerinin yok denecek kadar yetersizliğinden dolayı hain saldırılarda yaralananlardan yaşadıkları dramın tarifi mümkün değil. Anadolu ajansına (aa) yansıyan 'İsrail'in Gazze'de cenaze için toplanan Filistinlilere saldırısında 8 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi yaralandı.' başlıklı haber, aslında daha fazla söze gerek bırakmıyor.

Evlere, pazar yerlerine, okullara, kamplara, göç eden, daha birçok toplu ve savunmasız alanlara saldıran katil sürüsü siyonistler cenaze için toplanan Filistinlilere saldırması, bölgede yaşananların dram-soykırım-katliamı gözler önüne seriyor...