3 Aralık Dünya Engelliler Günü ve BM'yi Gazze üzerinden okumak...
Ahmet Gülümseyen
3 Aralık Dünya Engelliler Günü deyip, özel gereksinimli (engelli) bireyleri sadece bir güne sığdırmamak gerektiğini hatırlatmak ve bu özel günde engelli vatandaşlarımız ve Müslüman Filistinli kardeşlerimizi hatırlamamak olamazdı. Burada şöyle bir soru gelebilir akıllara; 'Nereden çıktı bu engelliler günü' Çelişkileri ortadan kaldırmak için, müsaadenizle bu soruya, soruyla karşılık verme gereği duyuyoruz; 'Zalimin haddi aşan, ölçüsüz tavrını kamufle/kapatmak/geçiştirmek için olabilir mi' Bu soruyu sormamızdaki haklılığımız, yaşadığımız zaman diliminde şahit olduklarımız, bu sorumuzun içini doldurur nitelikte. Engellileri hatırlama için Birleşmiş Milletlerin (BM) 1992 yılında aldığı kararla hayata geçirilen bu 'sözde' özel günde, sözde tüm dünyadaki engelliler gününde özel (engelli) vatandaşların hatırlanması olarak başlıyor 'masal', sonrası ise malum, 364 günü kendi kaderine, duygularıyla baş başa bırakılan insanoğlu. İşte size Avrupa/Batı medeniyetsizliğinin bulunduğu/gittiği yerde 'insansızlık/vicdansızlık' tohumunun saçıldığının en bariz örneği...
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER 3 ARALIK'IN NERESİNDE
Özel günler, Anneler, Babalar, Sevgililer, Öğretmenler, Kadınlar şeklinde sıralanıyor. Engelliler gününün kurucuları hayatın değerlerini sözde sadece 'bir' güne sığdırarak, ne kadar değersiz hale getirdiklerinin ne kadar farkındayız acaba Bu soru en net ve kestirme cevap olarak, değerlerimizin 'değersizleştirme' projesi olduğu, apaçık ortada. Öyle ise, nasıl olur da bugünleri özel/değerli bir gün görerek, kutlama acziyet/gafletine düşülebilir! Engelliler gününün mimarı olan Bileşmiş Milletlerinin (BM) bugün kafasını kaldırıp baktığı vakit, Haçlı ve Yahudi zihniyetin dünya üzerinde yaşattığı katliam ve işkenceler, bu karara imza atanların yüzüne tokat gibi inecek nitelikte. Çünkü söylenenle, yaşananlar birbiriyle çelişkili. Tam anlamıyla 'münafıklık'. İşte size soykırımcı/ırkçı siyonist temsilcisi İsrail'in Filistin'de yaşattıkları, bölgeden yükselen 'ağıt' sesleri ve bu yaşananlara tüm dünyada, Birleşmiş Miletler'ine üye olan 193 ülkenin tamamına yakının sürece 'kör' ve 'sağır' olması. Öyle olmasa, Amerika'nın bölgedeki kolu katil sürüsü İsrail, en ağır silahlarla savunmasız Filistin'de soykırım, katliam, işkence ve işgal gerçekleştirmesi mümkün olabilir miydi.
SOYKIRIMCI İSRAİL'İN İNSANLIK DIŞI SALDIRILARI
Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın 2009'da, Davos'ta söylediği 'Dünya, Beşten büyüktür' çağrısı, 'Siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz" sözlerindeki haklılığını, tarihi süreçte bugün katlanarak devam eden Filistin'de ki İsrail soykırımından daha iyi anlaşılmaktadır. Bugün, 3 Aralık Dünya Engeliler Günü'nün kararını alan Birleşmiş Milletlerin yaptığı en son açıklamada, Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin bu yıl günde ortalama 5 saldırı yaptığını belirterek, İsrail'e hukuka uyma çağrısı yaptı. Bu açıklamayı Anadolu Ajansından düşen haberden okuyoruz. İttifakları Almanya, İngiltere, Almanya gibi benzeri suç ortaklarının desteğini arkasına alan soykırımcı İsrail, Gazze'ye havadan, karadan ve denizden yaptığı bombalı saldırıları sonucunda, taş üstünde taş bırakmama pahasına, onbinlerce (şimdilik 70 binin üzerinde) masum Müslüman kardeşimizi şehit edip, 170 binin üzerinde Filistinliyi yaralarken, İşgal altındaki Batı Şeria'da toprak gasbetmeye devam ediyor. Bölgeden yapılan açıklamalarda Batı Şeria'da 2025 yılında 270'ten fazla yerleşim yerinde can kaybına ve mal kaybına yol açan 1680 saldırı gerçekleştirdi. Siyonist sürüleri sadece toprak gasbetme değil, çiftçilerin tarlalarını ekip biçmelerini ve hayvanlarını otlatmalarını da engelliyor...
"GÖKYÜZÜ DAHA SESSİZ AMA TRAVMALAR HÂLÂ GÜRÜLTÜLÜ"
Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Gününün kuruluşuna öncü olan Birleşmiş Milletlerin, İsrail'in Filistin'de nasıl bir yıkım ve katliam gerçekleştirdiği, yapılan açıklamalar ve bu açıklamaları Anadolu Ajansı'na düşen haberlerden öğreniyoruz. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Filistin Temsilcisi Nestor Owomuhangi, New York'taki BM Genel Merkezi'nde gazetecilere Gazze'den video konferansla açıklamalarda, Gazze'deki ateşkese rağmen halkın "hayatta kalma ile belirsizlik arasında nefesini tutmuş halde" mücadele vermeye çalıştığını vurgulayan Owomuhangi, "Gökyüzü daha sessiz ama travmalar hala gürültülü." ifadesini kullandı. Owomuhangi, ateşkesin Gazze'deki kadınlar ve kızlar için savaşın sonu anlamına gelmediğine işaret ederek "Fiziksel, duygusal veya ekonomik olarak bitmiş değil. Çoğu aile hâlâ açlık ve hastalıkların her gün tehdit ettiği aşırı kalabalık barınaklarda yaşıyor..." dedi. Gazze'de 57 binden fazla hanenin reisinin artık kadın olduğuna" dikkati çeken Owomuhangi, bu insanların birçoğunun, çocuklarını geçindirecek geliri olmayan, son derece savunmasız durumdaki kişilerden oluştuğunun altını çizdi. Birleşmiş Milletler (BM) Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu'nun (UNCTAD) verilerine yer veren rapora göre, İsrail ordusunun son iki yılda düzenlediği baskın ve saldırıların ve altyapıya verdiği büyük zarar, işgal altındaki Filistin topraklarında onlarca yıllık sosyoekonomik ilerleme ve kalkınma kazanımlarını tersine çevirdi. 2024'te işgal altındaki Filistin topraklarında 1972'den bu yana en büyük ekonomik gerileme görülürken, İsrail ordusu Batı Yaka'da 17 yıllık ekonomik yapıyı yok etti. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'ndan yapılan açıklamada Gazze'de insanlar, hayatta kalma belirsizlik arasında mücadele ediyor. İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında Batı Şeria'da 1085 Filistinli hayatını kaybederken 11 bin kişinin yaralandığı ve 21 binden fazla kişinin gözaltına alındığı belirtiliyor.

15