20 yıl İstanbul müftülüğü yapan Selahattin Kaya, geçtiğimiz gün rahmet-i Rahman'a kavuştu.
Mahmut Toptaş Hoca'mız nefis bir yazı kaleme aldı, merhum Selahattin Kaya hakkında. Bir bölümü şöyle yazının;
"... Çiğnemedi, çiğnenmedi, çiğnetmedi.
Zalimin karşısında, mazlumun yanında oldu.
28 Şubat 1997 döneminde İslami hizmetlerde legal veya illegal hiçbir grubun veya kursun İstanbul'da kapatılmasına ve sahiplerinin hapsedilmesine izin vermedi.
"İzin almıyorlardı ki" demeyin.
Zalimlerin yanında bulunuyor ve gülücüklerinin dozunu biraz daha artırarak, "Onu ve onları bana bırakın" der ve hiçbir kötü işlem yapmadan geçiştirirdi.
Baş başa iken bir örnek verdi, "Filan caminin imamının oradan alınıp başka bir camiye verilmesini Cumhurbaşkanlığı emri olarak bildirildi telefondan.
Ben de, "Gereken yapılacak efendim" dedim, istenileni yapmadığım gibi, o çalışkan, gayretli imamımıza bile haber vermedim ki, hayırlı hizmetlerini aksatmasın diye" demişti.
Kızıl rüzgârların kar ve boranına karşı söğüt dalı gibiydi.
Zalimlerin, haksızların dine karşı şiddetli tavırlarını parlak gözleri ve gülümseyen yüzüyle savmasını çok iyi bilirdi.
Kendisinden değil, başkasından duydum; Beyoğlu müftüsü iken, gayretli, çalışkan imamlarından biri, senelik iznini Hindistan'da geçirmek ister ve gider.
Tebliğ görevi yaparken, tebliğin tadını alınca bir sene oralarda kalıverir.
Bir sene sonra İstanbul'a dönünce sevdiği saydığı müftüsü Selahattin Beyefendi'yi de ziyaret eder.
Başkanlıkta ve tüm müftülüklerde kanunların, genelgelerin, tamimlerin z fıkrasına kadar uygulayarak dünyadan daha geniş hizmet alanını daraltanlar, siz söyleyin bakalım bu adamın durumu nasıl halledilmiştir
Düşünün...
Tebliğciyle Selahattin Bey, sohbeti kaynatırken kahveleri de içtikten sonra Selahattin Bey, "Göreve ne zaman başlayacaksın" der.
İmam, "Hocam, ben bir ay gittim, bir sene kaldım; görev mi kaldı ki" der.
Selahattin Bey, "Sen oralarda tebliğ yapmadın mı"
- "Yaptım"
- "Eee daha ne Sen tebliğini yapmışsın, görev yerine gelsin de ha burada ha orada, ne farkı var" der ve göreve başlatır, on bir aylık maaşını da mutemet ona öder.
***
28 Şubat 1997... Darbeden de beter ve en karanlık günlerde, beni müftülüğe davet etti ve bana, "Üç ayın var; bu arada çok etkili ve yapılması gereken hizmetlerin nasıl yapılacağını gösteren ve sade bir dille anlatan konuşma hazırla.
İstanbul müftüleri, vaizleri, imamları, yedi ilçede, yedi salonda bütün İstanbul din görevlileri seni dinleyecekler.
Ben de bu arada valilikten, "Sosyal Hizmetlerde Din Görevlisinin Rolü adı altında yapılmasına izin alacağım dedi" ve gerçekleştirdi..."
Toptaş Hoca, şu cümlelerle hitama erdirdi yazısını;
* "14/10/2026 Çarşamba günü vefat eden Selahattin Beyefendi'ye, (1934-2026) Allah rahmet eylesin, sevdiklerinin arasına katsın, "mükarrabün"den eylesin. Yakınlarına da sabırlar versin ve sevenlerine onun için Rabbin razı olacağı hayırlı işler yapmayı nasip etsin."
***
Selahattin Kaya'ya Allah'tan (CC) rahmet diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli, menzili mübarek olsun!
SELAHATTİN KAYA HAKKINDA İKİ FARKLI NOT!
1) Emekli olduktan sonraki yıllardı... Merhum Selahattin Kaya ile bir programda sohbet etme imkânım oldu. Merhum Kaya, Mahmut Toptaş Hocamızın tarif ettiği üzere, "Selahattin Kaya deyince aklıma gözleri pırıl pırıl parlayan, dişleri dahi inci gibi insana gülümseyen ve yüzü herkese güven veren, nazik, kibar, sakin, yumuşak huylu, terbiyenin anıtı..." gibiydi... Sohbet esnasında gazetemiz Millî Gazete hakkındaki görüşlerini anlattı ve Millî Gazete'nin misyonu, yeri, işlevi hakkında son derece olumlu cümleler kullandı. Şu cümlesini de unutmuyorum; "Esasen Millî Gazete'de yazı yazmak çok isterim..."
2) Mahmut Toptaş Hocamızın merhum Selahattin Kaya hakkındaki yazısından bahsettim ve bir bölümünü de bugünkü yazıma aldım. Yarın, yani 20 Ekim 2026 Salı günü akşamı, saat 19.00'da Mahmut Toptaş Hoca, merhum Selahattin Kaya'yı daha teferruatlıca anlatacak, anı ve hatıralarını nakledecek. Nerede mi Üsküdar'da bulunan İslam Medeniyeti Vakfı'nda. Gazetemiz yazarı Reşat Nuri Erol'un idaresi ve takdimi ile. Vakfın adresi şöyle: Mimar Sinan Mah. Selam-i Ali Efendi Caddesi Ara Kafe Yanı No: 17.

19