"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!"

Yer; Yeditepe Üniversitesi...

Tarih: 7 Temmuz 2026...

Konu: Mezuniyet töreni...

Ne oldu peki bu mezuniyet töreninde

Yeditepe Üniversitesi, Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde mezun öğrencilerden Mustafa Malo, Kur'an-ı Kerim ayeti yazılı pankart açtı.

Pankartta şu ayet-i kerime vardı;

* "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!" (Hûd-112).

Bu pankarttan bazı öğrencilerin rahatsız olduğu, bu öğrencilerin ayet yazılı pankartın gözükmesini engellediği ileri sürüldü.

Üniversite yönetimi, bu pankarta tepki gösterilmesiyle ilgili idari inceleme başlattı.

Açıklamada, "Üniversitenin kuruluşundan bu yana anayasanın temel ilkelerine, milli ve manevi değerlere, inanç hürriyetine ve akademik özgürlüğe bağlı olduğu, hiçbir öğrencinin inancından dolayı baskı görmesi veya temel haklarının engellenmesinin doğru bulunmadığı" kaydedildi. Kur'an-ı Kerim'den bir ayetin yer aldığı pankartın açılmasına üniversite yönetimi tarafından herhangi bir engelleme yapılmadığı savunuldu.

Yükseköğretim Kurulu da (YÖK) konuya ilişkin soruşturma başlattı.

***

Peki, o pankartta ne vardı

Hûd Suresi 112. ayetin meali tam olarak şöyle;

* "Senin yanında hak yola dönenlerle birlikte, sana buyrulduğu gibi dosdoğru ol! Siz de azıp sapmayın. Allah, yaptıklarınızı çok iyi görmektedir."

Diyanet İşleri Başkanlığı sayfasında, Hûd Suresi 112. ayetin tefsiri şu şekilde;

* "Ayet metninde geçen istikamet kavramı Kur'an'da "bütüncü, devamlı ve tutarlı dindarlık, dinî hayat" manasını ifade etmektedir. Ayette İslâm'ın esasını teşkil eden iki ilke yer almaktadır: Emrolunduğu gibi dosdoğru yaşamak ve haddi aşmamak, yani Allah'ın belirlediği sınırların dışına çıkmamak. Rivayete göre Resûlullah kendisine uygulanması bundan daha zor gelen bir ayet inmediğine işaret etmek üzere, "Hûd Suresi ve kardeşleri beni ihtiyarlattı" buyurmuştur. Surenin nesinin kendisini ihtiyarlattığı sorulduğunda, "Sana emredildiği gibi dosdoğru ol!" mealindeki ayetin kendisini ihtiyarlattığını söylemiştir."

***
* Emrolunduğu gibi dosdoğru yaşamak...

* Haddi aşmamak...

* Allah'ın (C.C.) belirlediği sınırların dışına çıkmamak...

Bundan daha güzeli var mı

BUGÜN 15 TEMMUZ...

Bugün, 15 Temmuz 2026, Çarşamba...

Bundan 10 sene önce, 15 Temmuz 2016 tarihinde ülkemizde hain bir darbe girişimi oldu.

Bu sadece hain bir darbe değil, 'hain darbe harekâtı' idi...

Zira amaç milleti birbirine kırdırmak, ülkemizi işgale açık hale getirmekti.

Hiç kuşku yok; 15 Temmuz hain ve alçak darbesi dış güçlerce desteklenen, FETÖ ile beslenen, Türkiye'yi işgale yönelik bir kalkışmaydı.

Elhamdülillah, bu başarılamadı.

***

15 Temmuz darbesine başından bu yana karşı duran Milli Görüş camiası idi...

O dönem Saadet Partisi Genel Başkanı olan Prof. Dr. Mustafa Kamalak, darbe girişiminin henüz ilk dakikalarında TBMM'ye gitme cesaretini gösteren ve "milli irade"nin yanında olduğunu belirten açıklamayı çatışmaların altında yapan ilk Genel Başkan idi...

O tarihte Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı olan merhum Oğuzhan Asiltürk, olayı, "Akıl almaz ölçüde bir eşkıyalık" olarak niteledi.

Saadet Partisi önceki Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da, "15 Temmuz, bütün ihanet şebekelerine rağmen, bu milletin sahip olduğu iman ateşinin hiçbir zaman söndürülemeyeceğini göstermiştir" ifadelerini kullandı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, "Milletin o gece ortaya koyduğu iradenin yalnızca Türkiye için değil tüm dünya mazlumları için bir umut ışığı olduğunu" vurguladı.

Bütün bunları şunun için hatırlattım; askeri darbelere ve 15 Temmuz hain ve alçak darbe kalkışmasına Milli Görüş'ün karşı tavrı, karşı tutumu, bakışı bu kadar açık, bu kadar netti...

Milli Gazete, gayri meşru, hain darbe girişimini, "İhanet" gecenin karanlığında kendisini gösterdi... Darbe, halka çarptı... Darbeye kalkışanların sesini "ezan sesi" bastırdı..." manşeti ile okurlarına duyurdu.

***

15 Temmuz darbe girişiminden 10 gün sonra bu köşede, "İçimizdeki "Topal Molla"lar!.." başlıklı bir yazı kaleme aldım. Okuyalım;

"1920'de Topal Molla diye bilinen biri Afganistan'da tekke kurar.

İyi bir hatiptir...