Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı, çok konuşulan bir cümle sarf etti; "Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP!"
Bu cümleden anlaşılan şu; "Yasamayı daha güçlü hale getirmemiz lazım ve TBMM'de MHP daha güçlü olmalı..."
Elbette her siyasi partinin hedefi, seçimlerden güçlü olarak çıkmak ve TBMM'de irade koyabilecek bir konumda yer almak.
Peki, ama bu nasıl, hangi yolla olacak
Bunu anlatacağım.
Ancak öncelikle, MHP'nin de büyük desteği ile benimsenen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde Meclis'in hangi konumda olduğunu ifade etmemiz gerekiyor...
Parlamenter sistemde "gensoru önergesi" mekanizması vardı...
TBMM'de verilen gensoru önergesi ile bakanlar düşürülebiliyordu...
* Mesela, 12 Eylül öncesinde Hayrettin Erkmen'in dışişleri bakanlığından düşürülmesi gibi... Bilindiği gibi Hayrettin Erkmen, Orta Doğu'nun çıbanbaşı İsrail ile yürüttüğü gizli kapaklı işlerden dolayı, Erbakan Hocamızın liderliğindeki Millî Selamet Partisi (MSP) tarafından verilen gensoru önergesiyle koltuğundan düşürülmüştü...
* Mesela; Mesut Yılmaz, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in görevlendirmesi üzerine 1997 Haziranı'nda ANAP-DSP-DTP ile azınlık hükümeti kurdu. Hükümeti CHP de dışarıdan destekledi. 55'inci Hükümet, Türkbank ihalesi ve Korkmaz Yiğit'in açıklamaları sonrasında Başbakan Mesut Yılmaz ve Devlet Bakanı Güneş Taner hakkında verilen gensoru sonucu 25 Kasım 1998'de CHP'nin de katkısıyla düşürüldü.
Başka örnekler de var...
***
TBMM'de denetim araçlarından biri de soru önergeleridir...
Yazılı soru önergeleri...
Ancak burada da şöyle sorunlar oluyor;
Bazen bir bakanın, cevaplaması talebiyle verilen soru önergesine aylar sonra cevap verdiği görülüyor.
Normalde süre çok daha kısadır.
Bu durum da TBMM'de şu aşamada denetim sisteminin yeteri kadar çalış(a)madığını gösteriyor.
Parlamenter sistemin yeniden hayata geçirilmesini isteyen siyasi partilerin gerekçelerinden birisi de, TBMM'de daha sıkı bir denetim talep etmelerinden kaynaklanıyor...
Peki, hâlihazırda TBMM'de denetim yolları nedir
Evet, 2017 yılında benimsenen Anayasa değişikliği ile TBMM'de denetim mekanizmaları değişti. Şöyle ki;
* Madde 98- Türkiye Büyük Millet Meclisi; Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru yollarıyla bilgi edinme ve denetleme yetkisini kullanır.
* Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinmek için yapılan incelemeden ibarettir.
* Genel görüşme, toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda görüşülmesidir.
* Meclis soruşturması, cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında 106'ncı maddenin beşinci, altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca yapılan soruşturmadan ibarettir.
* Yazılı soru, yazılı olarak en geç on beş gün içinde cevaplanmak üzere milletvekillerinin, cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yazılı olarak soru sormalarından ibarettir.
***
Görüldüğü gibi gensoru müessesesi ve sözlü soru önergeleri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde kaldırılmıştır.
VEKİLLER BAKANLIK KORİDORLARINDA...
Meclis'in ve milletvekillerinin gücünü, etkisini azaltan faktörlerden birisi de bakanların Meclis dışından isimlerden oluşması.
Milletvekillerinden biri bakan olarak atandığında da o milletvekili görevinden ayrılmak durumunda kalıyor.
Parlamenter sistemde bakanlar aynı zamanda milletvekili olduğu için sık sık TBMM'ye gelirlerdi.
Milletvekilleri de bu arada bakanlara kendi seçim bölgeleri ile sorunları anlatırlardı.
Bakanlara ulaşmak parlamenter sistemde kolaydı.
***
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde bakanları TBMM Genel Kurulu'nda ve Meclis koridorlarında görmek nadirattan.
Bakanlar bu sistemde ancak haftalık grup toplantılarında ya da kendilerini ilgilendiren bir yasa görüşmesi esnasında Meclis'e geliyorlar.
Milletvekillerinin bakanlık koridorlarını arşınlaması işte bu yüzden...
Bu durum da Meclis'in ve milletvekillerinin temsil kabiliyetini nispeten de olsa azaltan faktörlerden...
TAMAM DA NASIL OLACAK BU İŞ!
Tamam, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gücü ve sistemdeki etkinliği azaldı...
Tamam, MHP lideri Devlet Bahçeli de buradan mülhem kendi siyaset anlayışı çerçevesinde, "Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP!" diyor...
Tamam da, nasıl olacak bu iş!
MHP Genel Başkanı, aslında ne demek istedi
Bahçeli'nin "Yürütmede Erdoğan, yasamada Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye'de Cumhur İttifakı, dünyada Türk partisi" cümlesinin şifreleri ne
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yasamanın yani Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin MHP'nin uhdesinde olması gerektiğini vurguluyor.

14