* Bir Siyonist aparat olan Birleşmiş Milletler (BM) yerine, Müslüman Ülkeler Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nı...
* Komünizm tehlikesi bittikten sonra İslam'ı kendisine düşman ilan eden NATO yerine Müslüman Ülkeler Savunma İşbirliği Teşkilatı'nı...
* Dünyada sömürü çarkının en önemli dişlilerinden olan Avrupa Birliği (AB) yerine, Müslüman Ülkeler Ortak Pazar Teşkilatı ve Birliği'ni...
* Geri kalmışlığımızın en ehemmiyetli sebeplerinden biri olan, sömürü dünyasının önemli eli Dolar İmparatorluğu yerine, Müslüman Ülkeler Ortak Para Birimi'ni...
* Yine bir sömürü çarkının cilalanmış unsurlarından biri olan UNESCO yerine, Müslüman Ülkeler Kültür İşbirliği Teşkilatı'nı...
Ve diğerleri...
***
Yukarıdaki umdeler, Millî Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın yol haritasını oluşturan umdelerden bazıları...
Bu umdelerden vazgeçmemiz demek, Siyonistlerin, emperyalistlerin, sömürücülerin, soykırımcıların kısaca İslam düşmanlarının bu topraklar üzerinde hâkimiyet kurma planlarına yol vermemiz demektir. Hafazanallah!
Peki, neden bunları önemsiyordu, Erbakan Hocamız
Sadece birini ele alırsak;
İslam ülkeleri arasında savunma ve güvenlik işbirliği örgütü kurulması...
Bu umde neden çok ama çok ehemmiyetli
Erbakan Hoca, İslam ülkelerinin Batı'nın güvenlik bloklarına bağımlı kalmasını eleştirerek, kendi savunma mekanizmasını kurması gerektiğini savundu, yıllarca!
Bu yapının sadece askeri alanla sınırlı kalmayıp siyasi ve ekonomik bağımsızlığı da güçlendireceğini dile getirdi.
Ortak ordu, ortak silah sanayi ve ortak güvenlik konseyi önerileriyle dikkat çeken bir vizyondu bu!
Batı ittifaklarına karşı İslam dünyasının dayanışma içinde hareket etmesini hedefleyen bir vizyon!
Dış müdahalelere, bölgesel güvensizliklere ve ekonomik-politik bağımlılığa karşı bir çıkar birlikteliği önerisiydi.
Zira, Batı-NATO eksenine olan bağımlılık, İslam coğrafyasını stratejik açıdan savunmasız bırakıyor.
Tek tek Müslüman ülkelerin ayrı ayrı dış müdahalelerle karşılaşmasının önüne geçmek; zor zamanlarda müşterek askeri-politik adımlar atılmasını sağlamak içindi, İslam NATO'su umdesi!
Bu umdelerden değil vazgeçmek, milletçe sımsıkı sarılmamız gerekiyor!
GAVURLUĞUN SINIRI YOK!
Yahudilikte Yahudi olmayanlar "goy" (çoğulu "goyim") olarak adlandırılır.
Bu kelime köken olarak "millet" veya "halk" anlamına gelir.
Zamanla kültürel bir tanıma dönüşmüştür.
Tahrif edilmiş dinî metinlerinde ve geleneklerinde diğer insanları insan yerine koymama veya değer vermeme gibi bir kuralları vardır, Yahudilerin...
İşte bu sebepledir ki Yahudiler yüz yıllarca bulundukları ülkelerden kovuldular, kendilerine bir türlü yurt, vatan, toprak edinemediler!
Sonunda ecdadımız Osmanlı, kovulan, aşağılanan Yahudilere kucak açtı, barınma imkânı sundu.
Ancak gelin görün ki bu lanetlenmiş millet bir zamanlar Osmanlı'nın hâkimiyetinde olan İslam toprağı Filistin'de bir asırdır zulüm üstüne zulüm yaşatıyor, işgal ediyor, katlediyor, soykırım uyguluyor.
***
Bunun bir başka örneği daha ortaya çıktı...
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarında beyaz fosfor bombası kullandığına ilişkin iddialar, ABD medyasında yayımlanan ve doğrulanan görüntülerle yeniden gündeme geldi.
Görsel kanıtların, yoğun nüfuslu bölgelerde beyaz fosfor kullanımına işaret ettiği belirtildi.
ABD merkezli The New York Times (NYT) tarafından toplanan ve doğrulanan sosyal medya görüntülerinde, İsrail ordusu Lübnan topraklarında son derece yanıcı ve insan sağlığı açısından ciddi tehlikeler barındıran beyaz fosfor kullanıyor!
Görüntülerde beyaz fosfor kullanımına özgü olduğu belirtilen yoğun duman izlerinin, yaklaşık 40 bin kişinin yaşadığı Nebatiye kentinde görüldüğü de aktarıldı.
***
Peki, beyaz fosfor bombası neden çok ama çok tehlikeli
Soruyu daha doğru yerden sormak gerekirse;
- Siyonist, soykırımcı İsrail işgal ettiği, işgal etmek istediği topraklarda neden özellikle beyaz fosfor bombası kullanıyor Madde madde sıralayalım;
1) Fosfor bombası, oksijenle temas ettiğinde 800 dereceye kadar ısınan ve sönmesi çok zor olan beyaz fosfor maddesini kullanır.

15