Bir soru sordum, cevabı Barrack'tan geldi!

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Thomas J. Barrack...

Bugüne kadar sayısız skandal demeç ve yaklaşımlara, açıklamalara imza attı. Şöyle ki;

* Orta Doğu'da işe yarayan tek sistemin "güçlü liderlik ve monarşiler" olduğunu savunarak demokrasinin başarısız olduğunu öne sürdü...

* 1919'dan beri ulus devletlerin ticari ve bölgesel gelişmeleri engellediğini öne sürdü.

* "Başkanımız 'Bundan bıktım, ilişkiler düzeyinde cüretkâr bir adım atalım ve ihtiyacı olanı verelim' dedi. 'Tamam, Sayın Başkan, neye ihtiyacı var' diye sorduğumda 'meşruiyet' dedi. Mesele sınırlar, S-400 ya da F-16'lar değil. Mesele meşruiyet!".Barrack, tepki çeken bu sözleri üzerine, "Meşruiyet derken saygıyı kastettim" dedi.

Daha bunlar gibi çok sayıda tepki çeken açıklamalarda bulundu, ABD Büyükelçisi...

***

Barrack'ın son açıklaması bütün bu açıklamalarına tüy dikti... Görev sınırlarını aşan bir demeç daha verdi!

Ne dedi, Barrack

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas J. Barrack, sosyal medyada yer alan bir videoda Kürt sorununun çözümü için yeni bir öneri getirdi.

Barrack, Kürt nüfusunun dört ülkeye yayılmış bulunduğuna ve uzun zamandan beri kendi gelecekleri ile ilgili arayış içinde olduklarına işaret ettikten sonra şöyle dedi:

* "Bu süreç herkesi bir araya getirecek! Kürtlerin kendi yaşamlarını kendilerinin belirlemesine olanak verecek!"

Haydaaa! Ne demek şimdi bu!

Şunu mu söylemek istiyor Barrack; Ortadoğu'daki dört devletin Kürt kökenli vatandaşları yaşadıkları ülkelerden koparılacak ve bu topraklarla beşinci bir devlet kurulacak!

İşte ırkçı emperyalizmin karanlık ve sinsi emellerinden biri...

Barrack'ın bu yaklaşımı, bölücü, ayrılıkçı hareketlere destek olmaktan başka bir anlam taşır mı

Böyle bir düşüncenin tutarlı hiçbir yanı var mı

* Ülkemizde yıllardır kardeşâne yaşayan, kız alıp kız veren, et ve tırnak gibi olan Türkler ve Kürtler ve de tüm kesimler neden ayrılıp ayrı bir devlet kursunlar

* Dört ayrı ülkenin Kürt kökenli vatandaşları bu ülkelerdeki mallarını ve mülklerini bırakarak zoraki bir nüfus mübadelesiyle hayalî bir devlette yeni bir hayat kurmak için göç etmek ister mi İstemez!

* Terör örgütü PKK gibi bölücü, ayrılıkçı akımlar dışında hiçbir kimse, hiçbir siyasî parti Ortadoğu'da yeni bir harita çizilmesinden yana tutum sergilemez!

* Böyle bir durumda Ortadoğu içinden çıkılması zor bir girdaba girer, kuşkusuz!

* Türkiye, Suriye, Irak ve İran devletlerinin bütün vatandaşlarına hiçbir etnik ayrım gözetmeksizin insan onuruna uygun eşit vatandaşlık sağlamaktan başka bir çözüm söz konusu olabilir mi Olamaz!

***

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi, Suriye Özel Temsilcisi Thomas J. Barrack'ın, 4 ülkedeki Kürtleri bir araya getirecek sözde çözüm önerisi, tam manasıyla 'karanlık ve sinsi emellerinin ve planlarının dışa vurumundan başka bir mana taşımıyor!

Açık değil mi; ABD Büyükelçisi Barrack, bu cümleleriyle, Türkiye, Suriye, Irak ve İran vatandaşı olan Kürtlerin bu ülkelerden alacakları toprak üzerinde yeni bir devlet kurmalarını öneriyor!

Bugüne kadar, ortaya çıkan Pentagon haritaları, ABD dış politikacılarının değerlendirmeleri, bölgeye yıllardır yollanan binlerce tır silahlar ve Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ya da Büyük İsrail Projesi (BİP) gibi önerilerle bölgedeki devlet sınırlarının yeniden belirlenmesine çok meraklılar!

Unutmadık; Eski ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Orta Doğu'da çok sayıda küçük devletlerin kurulacağından, haritaların yeniden çizileceğinden bahsetmedi mi

O SORUMA CEVAP İŞTE BÖYLE GELDİ!

Hatırlayacaksınız;

Bir önceki yazımın konusu ve başlığı neydi

* "ABD bölgemizde bir piyon devlet kurmaktan vazgeçti miSoru şudur; ABD, hemen sınırımızda bir piyon devlet kurmaktan vazgeçti mi, vazgeçmedi mi"

Bu soruya hemen ertesi gün cevap geldi; ABD Türkiye Büyükelçisi Thomas J.Barrack'tan...

Ne dedi Amerikan Büyükelçisi

* "Bölgede Kürt nüfusunu dört ülkeye yayılmış durumda. Ve uzun zamandan beri kendi gelecekleri ile ilgili arayış içindeler. Bu süreç herkesi bir araya getirecek. Kürtlerin kendi yaşamlarını kendilerinin belirlemesine olanak verecek."

Bu cümle açık seçik şunu anlatıyor;