Derbi öncesi gazetemize verdiğim görüşte iki teknik direktörün taktik detayları ön plana koyduğunu 90 dakikanın belirleyici faktörünün de bu olacağını belirtmiştim. Nitekim maçın ilk anından hakemin bitiş düdüğüne kadar oyuncularının ne yapacağını harfiyen planlamış Tedesco derbinin kazananı oldu. Bu sonuç sürpriz mi Asla değil... ünkü sahada ne istediğini bilen, topu daha çok G.Saray'a bırakan ancak rakibinin rahat oyun kurmasını yaptığı baskıyla önleyen bir F.Bahçe izledik. Bazen büyük takımlar şu görüşün esiri haline geliyor: Topa biz sahip olmalıyız, biz sürekli hücum etmeliyiz, devamlı pozisyon bulmalıyız!.. Modern futbolda artık buna yer yok. ünkü herkes gücü oranında sahada bir plan uyguluyor, bazen oynayarak bazen de rakibini bozarak sonuca gidiyor.
Tedesco ligde 1-1 berabere kaldığı G.Saray maçının analizini çok iyi yapmış, dersine çalışmış. İkinci yarının belli aralıklarında Sarı-Kırmızılıların topla oynama oranları yüzde 80'e yakındı. Ancak G.Saray'ın bir tane gol pozisyonunu hatırlayan var mı Yok. ünkü öyle bir pozisyon yok. Bunu sağlayan F.Bahçe'nin top rakibindeyken Guendouzi ve İsmail başta olmak üzere yaptığı ön alan baskısı, sahayı iyi parselleyip Barış-Sane-Yunus üçlüsüne boş alan bırakmamasıydı. Sarı-Lacivertliler topu kazandığında da Musaba ve Kerem'le G.Saray savunmasının arkasına doğru uzun koşular attı. Musaba ile Kerem, G.Saray'ın ortada Torreira-Lemina, geride Sanchez-Abdülkerim ile kurduğu hem ikili hem dörtlü blokları parçaladı. Tedesco buna çok önem vermiş. Torreira ile Lemina hattını kırıp onları sürekli Kerem ve Musaba koşularına müdahale etmeye zorlamak çok akıllıcaydı.

16