Okuma kültürü

Doksanını bulan nenem, okuduğumu görünce, "Gözüne yazık!" der, kitabı elimden alıp atardı. Oysa ben daha o yaşlarda okuyarak içimde yeni bir dünya kurmuş, kendimi anlatıdaki çocuğun yerine koyarak başımdan neler geçeceğine dalmıştım.

Yaşamında okumayı kaçınılmaz kılanlar, kitapta geçen her olayla kendilerine yepyeni bir dünya kurarlar içlerinde. Oranın anahtarını hep gizli tutarlar.

ocuk okurlar, "insanın hayal ettiği sürece yaşadığı" soyundandır. Onlar artık ömürlerini yarattıkları dünyanın düşlemleri içinde yaşarlar.

William Faulkner, Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandıktan sonra Japonya'da yaptığı konuşması sırasında bir üniversite öğrencisi, ona, Ses ve Öfke adlı romanını üç kez okuduğunu ama bir şey anlamadığını söyler. Faulkner, özdeyiş değerinde bir sözle yanıtlar genci: "Dördüncü kez oku!"

Bir başka öğrenci de gene aynı yazara, "Ernest Hemingway nasıl bir yazardır" diye sorar. Yazar, öğrenciyi çok düşündürücü bir açıklamayla yanıtlar: "Hemingway iyi bir yazardır ama başardığına erken inandı."

OKUR-YAZAR ETKİLEŞİMİ

Okuma, yazarla okur arasında kurulan bir etkileşimdir. Okur kadar yazarı da ilgilendirir. Öğrencilerin soruları, alınan yanıtlar, bir kültürel dayanışmadır. İnsanlar arasındaki etkileşimler, okurlar arasında toplumsallaşmaya neden olur. Bunun gerçekleşmesi kişiler arasındaki etkileşimi sağlar. Bu da sağlam bir iradeyle gerçekleşir.

Yeteneklerini geliştirip yaşadıklarını üretimsel kılmak insanın kendi elindedir. Ancak bu bilince erenler, kültürle beslenme gereğini duyar. Doğa, insanı yalnızca var etmiştir. İnsanın doğadan bir şeyler alması, ona bir şeyler katması kültürel bir sorundur. Bedene bir şey eklenemez ama beden çok şeyin yaratıcısı kılınabilir. İnsan, bedenini iyi değerlendirmekten sorumludur. Bu sorumluluk ancak sanatla, bilgiyle yerine getirilebilir. Sanata yabancı kalan, yaşamını köreltir.

SANATSAL GELİŞİM

Sanata yabancı kalan, hayatını köreltir. Sanattan uzak kalmak, insanın güzellikleri kendisine yasaklaması demektir. Güzel duyulu da olsa, herkes sanatsal üretimde bulunamaz.

Tıpkı onun gibi, düzenli bir öğrenimden yoksun kalma, kitap okumaya engel değildir. Şiirler, romanlar, öyküler, resimler, yontular, dinletiler insan için ortaya koyulmuştur.

Perulu yazar