Öyle kişiler vardır ki hem kimse gibi değildir hem de kimse onun gibi değildir. Mustafa Kemal Atatürk'ün tanımıdır bu.
Yalnızca (Yapı Kredi Doğan Kardeş Yayınları, 2025) arasında 36 kitabı yayımlanan, öbürleriyle yüzü aşan kitabın yazarı Yalvaç Ural'ın yurtiçinden, yurtdışından pek çok ödülü de var.
Kitapları Almanca, İngilizce, Sırpça, Hırvatça, Arnavutça, Makendonca, ingenece (Üsküp), Arnavutça, Macarca, Rusça, Farsça, Arapça, Hollandanca, Koreceye çevrildi.
Bir öyküsü de Japonya'da lise ders kitaplarına alındı. Oxford University Press'in 1992 yılından beri ortaöğretimde okutulan bir antolojisinde ve iki kitabında öyküleriyle yer aldı.
OCUKLARA SESLENMEYalvaç Ural, düşünsel alanı daha genişleterek Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet varoluşunu, Atatürk adına gençlerin şu nitelikleri yerine getirmesine bağlıyor:
"Yaşamı kurgulayan, yücelten, yarınları yaratacak sizlersiniz. Ülkemizin geleceği sizin ellerinizdedir. Siz ulusların üzerine doğan güneş, yağan yağmur, onu varsıllaştıran birer yüz akısınız. Siz olmadan başaklar büyümez, yaşam döngüsü devinmez, evrilmez ve sürmez ve yarım kalır. Size düşen görev başakları ve tarlayı kumul böceklerinden korumaktır. İşte o zaman başaklar buğdaya, buğdaylar una, un ekmeğe dönüşür. Hiçbir çocuk aç ve açıkta kalmaz. Ata'mızın dediği gibi, işte o zaman ülkemiz 'çağdaş uygarlık katına ulaşır'. Mavi bir topa benzeyen dünyamızın her köşesi barışla donanır.
Unutmayın, 'Yurtta barış ve dünyada barış' dileyen her çocuk, geleceğin Mustafa Kemal'idir."
ÖZGÜR KARGAYalvaç Ural, ayrıca yaptığı şu iki eklemeyle Mustafa Kemal'in kişiliğini bütünleyen duyarlı yanlarına da değiniyor. Kitaplarda Mustafa'nın, hep dayısının çifliğinde karga kovuculuk yaptığı anlatılır. Ural, onun, kanadı kırılan bir karga yavrusunu nasıl sağaltıp sokağa saldığını da ekliyor:
"Karga, Mustafa'ya öyle alışır ki 'Git' dediğinde gider, 'Gel' dediğinde de gelir.
Mustafa, karga iyileşince onu dışarıya çıkarıp havaya atarak 'Haydi, git artık, özgürsün! Canın ne istiyorsa onu yap' dedi. Karga gitti, bahçedeki kiraz ağacının dalına kondu. Mustafa'nın eve doğru gittiğini görünce uçarak gelip yine onun omuzuna kondu.
Mustafa yalnız kuşları değil, kedileri, köpekleri, atları da severdi."

21