Orta Yol'u Anlamak

Dünya coğrafyasının kalbine baktığımızda Türkiye'nin sadece kıtaları birbirine bağlayan fiziksel bir köprü olmadığını, onun Doğu ile Batı'nın dengelendiği bir "Jeopolitik Vicdan" aksı olduğunu görürüz.

Bu coğrafi zaruret, tarihsel bir misyonu da beraberinde getiriyor: Denge, makuliyet ve barış.

Her bitki, kendi toprağını ister. Aslolan toprağın yapısıdır. Coğrafya tam olarak bu yüzden kaderdir. Üzerinde yaşadığı insanı dönüştürür. Vatan toprağı ile vatandaş arasında gizli bir mutabakat vardır. Denge gözetmeden, orta yolu benimsemeden ve kalıcı barışı sağlamadan bu kadim toprakların sorumluluğunu yerine getirmek zordur.

Her şeyden önce, bu büyük farkındalığa sahip olan bir lider gerekli idi. Türkiye, 24 yıl önce, söz konusu farkındalığı benimseyen, milletini ve ülkesini tanıyan güçlü liderine kavuştu. Jeopolitik avantajı ilmek ilmek işleyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde yürüttüğümüz tutarlı politikalarla dünya "orta yol"un mahiyetini bir kez daha anlamış oldu.

Rusya ve Ukrayna arasında patlak veren ve küresel güvenliği temelinden sarsan krizde Türkiye'nin üstlendiği yapıcı rol, bu siyasi olgunluğun en somut tezahürüdür.

Her iki tarafla da diplomatik kanalları açık tutabilen, savaşın yıkıcılığı karşısında barışın yapıcılığını savunan bu duruş, dünyayı gıda krizinin eşiğinden döndüren Tahıl Koridoru gibi hayati bir adıma dönüştü. Azerbaycan-Ermenistan arasında yıllardır süren problemde hakkı esas alan diplomasi çabalarımız ve Suriye halkının zulümden kurtulması ve kendi yönetimini kurabilmesi yönündeki mücadelemiz, Anadolu kültürünün ve sorumluluğunun sahaya yansımasıdır.

Başta Filistin olmak üzere, mazlumların hakkını uluslararası hukuk zemininde savunmak, insanı merkeze alan bir diplomasi anlayışının gereğidir. Türkiye, soykırımın ilk gününden beri bu gereği yerine getirmiştir. Türkiye'nin arabuluculuk çabaları, küresel sistemin iflas ettiği, uluslararası kurumların işlevsizleştiği noktalarda mazlumlara ses olmuştur.

Orta yol politikası tam olarak budur.

Politika, en kısa anlamıyla "yol, yöntem" demektir. "Memleket işlerini vatandaşın lehine idare etmek için geliştirilen yol. Siyaset." Tanımıdır.