Sandıktan Filistin'in ahı çıktı

Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) aylardır hazırlıkları yapılan 3 Kasım ara seçimleri nihayet sonuçlandı. Siyasette sürprizler olması doğaldır ama bu seçimin nasıl sonuçlanacağı sürprize imkân bırakmayacak şekilde belliydi, anketler ve siyasi uzmanlar ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhuriyetçi Parti'nin bu seçimlerde ağır bir yenilgi alacağını açıkça söylemekteydi. Tam da dedikleri gibi oldu, Trump'ın baskıcı, çatışmacı, ayrımcı, ötekileştirici, Siyonizm yanlısı politikaları 3 Kasım ara seçimlerinde sandığa gömüldü. Demokrat Parti açık bir seçim zaferi kazanarak Temsilciler Meclisi ve Senato'da önemli kazanımlar elde etti. Bu sonuçla birlikte Donald Trump başkanlık süresinin bitimine iki yıl kala etkisiz, karar almakta zorlanan, Amerikan siyasetindeki meşhur tabiriyle "topal ördek" konumunda yer alacak. Hatta Beyaz Saray'da belki de 2 yıl daha devam edemeyecek, çünkü Demokratların Temsilciler Meclisi ve Senato'daki güçlenen etkisi sebebiyle, Trump'ın başkanlıktan azledilme riski var. ABD'de seçim sonuçlarıyla birlikte devran tersine döndü, Trump yıllardır sürekli saldırdığı, hakaretler ettiği Demokratlarla artık iyi geçinmek zorunda aksi takdirde azledilmiş bir başkan olarak tarihe geçecek.

Trump, başkanlığı süresince sadece Amerikan halkının değil tüm insanlığın kâbusu oldu, "Önce Amerika" sloganının arkasına sığınarak bir yığın terörist icraat ortaya koydu. Trump'ın siyasetteki varlığının Amerikalıların bile kabul edilebilir bir durum olarak görmediğini sandık sonuçları açık bir şekilde ortaya koydu. İsrail'in soykırımcı politikalarına verdiği sınırsız destek, Siyonistlere sağladığı dev silah yardımları, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin korsan bir operasyonla Venezuela'dan kaçırılması, İran'a açtığı anlamsız savaş Trump'ın ipini çeken başlıca gelişmeler oldu.

Bugüne kadar gerçekleşen seçimler şunu gösterdi ki, Amerikan halkı çıkarcı bir topluluk, menfaatleri nereye evrilirse oraya yönelir bugün yaşadıkları ekonomik darboğaz sebebiyle Trump'ı cezalandırdılar ve Demokratlara yöneldiler. Yarın Demokratlar da aynı hataları yaparlarsa yeniden Cumhuriyetçilere yönelebilirler. Amerikan seçmeninin 3 Kasım seçimlerinde Cumhuriyetçileri cezalandırmaları, onların hakkaniyetli bir toplum olduğunu göstermiyor. Bu sonuçları bardağı taşıran son damla gibi, birikmiş bir öfkenin, huzursuzluğun bir yansıması olarak okumak daha uygundur. Zaten Amerikan halkı bugünkü tepki odaklı tavrını sürdürülebilir hale getirse, ülkeyi yöneten hiçbir siyasetçi İsrail'le iş birliği yapma cesaretini gösteremez. Maalesef hiç de öyle olmuyor Demokrat ya da Cumhuriyetçi fark etmeksizin başa her geçen yönetim, Siyonist İsrail'in zulümlerine ortak oluyor.

Amerikalılar uzun zamandır şunları söylüyordu: