Üretici tüccara boğdurulmasın

Sorunun temelinde, bölgedeki üreticilerin güçlü kooperatifler veya üretici birlikleri çatısı altında örgütlenememesi yatmaktadır. Dünyada ve Türkiye'nin başarılı tarım bölgelerinde görüldüğü üzere; üretici örgütleri, ortak depolama tesisleri ve soğuk hava depoları sayesinde ürünlerin piyasa koşullarına göre satılmasını sağlayarak çiftçinin gelirini artırmaktadır. Ayrıca markalaşma, coğrafi işaret çalışmaları, e-ticaret kanalları ve doğrudan tüketiciye satış modelleri de üreticinin pazarlık gücünü yükseltmektedir.

Narlı Ovası'nda kurulacak modern bir sarımsak üreticileri kooperatifi; ortak soğuk hava deposu, ürün işleme tesisi, paketleme ünitesi ve pazarlama ağı oluşturarak çiftçilerin tüccara bağımlılığını önemli ölçüde azaltabilir. Bunun yanında Tarım ve Orman Bakanlığı, kalkınma ajansları ve kırsal kalkınma destek programlarından yararlanılarak teknolojik altyapı yatırımları gerçekleştirilebilir.

Sonuç olarak Narlı Ovası'nda sarımsak üretiminin sürdürülebilirliği, yalnızca üretim miktarının artırılmasıyla değil, üreticinin pazardaki konumunun güçlendirilmesiyle mümkün olacaktır. Çiftçinin alın terinin karşılığını alabilmesi için örgütlü üretim, modern depolama sistemleri ve etkin pazarlama stratejileri hayata geçirilmelidir. Aksi hâlde üretici kazanmamaya, tüketici pahalı ürün almaya ve aradaki aracılar yüksek kâr elde etmeye devam edecektir. Tarımsal kalkınmanın temel şartı; üreticinin emeğinin ekonomik değere dönüşmesini sağlayacak yapısal reformların uygulanmasıdır. Bölgede görev yapan bir gazeteci olarak devletimden ricam, üreticiyi tüccara boğdurmamasıdır.

Bu noktada mesele tüccarın kazanması değil, üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının makul seviyelerde tutulmasıdır. Serbest piyasa ekonomisinde tüccar da elbette kazanacaktır; çünkü depolama, nakliye, finansman, pazarlama ve satış risklerini üstlenmektedir. Ancak üreticinin zarar ettiği, tüketicinin ise fahiş fiyatlarla ürün almak zorunda kaldığı bir sistem sürdürülebilir değildir.

Bu nedenle temel hedef tüccarı dışlamak değil, üretici ile tüccar arasındaki ticari ilişkinin daha adil hâle gelmesini sağlamaktır. Sarımsağı 30-40 liraya satan çiftçi maliyetlerini karşılayamazken, aynı ürünün birkaç ay sonra 150 liraya satılması, zincirdeki değer paylaşımının dengeli olmadığını göstermektedir. Oysa üretici makul bir gelir elde etmeli, tüccar yaptığı hizmetin karşılığını almalı ve tüketici de ürüne ulaşılabilir fiyatlarla erişebilmelidir.