Kazanın yaşandığı ilk saatlerden itibaren yürütülen arama-kurtarma faaliyetleri, koordinasyon eksiklikleri, iletişim sorunları, cep telefonu sinyallerinin değerlendirilmesine ilişkin tartışmalar ve sonrasında ortaya çıkan teknik deliller hakkındaki iddialar, dosyanın sürekli gündemde kalmasına neden olmuştur. Aradan geçen yıllar içerisinde FETÖ'nün devlet kurumları içerisindeki yapılanmasının ortaya çıkarılmasıyla birlikte, bu dosya da yeniden farklı bir perspektiften incelenmeye başlanmıştır.
Ancak bugün gelinen noktada hâlâ cevap bekleyen çok sayıda soru bulunmaktadır.
Davanın Kronolojisi ve Yargısal Süreç
Kazanın ardından açılan soruşturmalar uzun yıllar farklı savcılıklar ve mahkemeler tarafından yürütülmüştür. Süreç içerisinde bilirkişi raporları hazırlanmış, teknik incelemeler yapılmış ve birçok kamu görevlisinin ifadelerine başvurulmuştur.
Daha sonraki yıllarda FETÖ yapılanmasına ilişkin soruşturmaların genişlemesiyle birlikte, örgüt mensubu oldukları iddia edilen bazı kişilerin olayın soruşturma sürecine müdahale ettikleri yönündeki iddialar da yargıya taşınmıştır. Bu kapsamda bazı sanıklar hakkında, soruşturmanın örgütsel amaçlarla yönlendirildiği iddiasıyla davalar açılmıştır.
Ancak davanın geldiği aşamada, olayın bütün yönlerini kapsayan nihai bir yargı kararının henüz ortaya çıkmamış olması, mağdur yakınlarının ve kamuoyunun beklentilerini karşılamaktan uzak görünmektedir.
FETÖ İddiaları ve Yeni Değerlendirmeler
15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından yürütülen soruşturmalar sırasında ortaya çıkan bazı bilgiler, Muhsin Yazıcıoğlu dosyasını yeniden gündeme taşımıştır. Kamuoyuna yansıyan iddialara göre, olay yerinde teknik inceleme yaptığı ileri sürülen bazı askerî personelin daha sonraki yıllarda FETÖ üyeliği veya darbe girişimi kapsamında yargılanmış olması dikkat çekmiştir. Bu durum, olayın soruşturma sürecinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönünde tartışmalara yol açmıştır.
Dolayısıyla FETÖ'nün soruşturmaya müdahale ettiği yönündeki iddialar yargı mercilerince araştırılmaya devam ederken, olayın "suikast" olduğu yönünde kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı gerçeği de göz ardı edilmemelidir.
Deliller Üzerindeki Tartışmalar
Dosyanın en çok tartışılan başlıklarından biri teknik deliller olmuştur.
Bunlar arasında; arama-kurtarma faaliyetlerinin gecikmesi, cep telefonu sinyal kayıtlarının değerlendirilmesi, olay yerindeki bazı cihazlar üzerindeki teknik işlemler, delillerin muhafazası, kamu görevlilerinin çelişkili olduğu ileri sürülen beyanları, kamuoyunda yıllardır tartışılmaktadır. Yargılamaların uzun yıllar devam etmesi, mağdur yakınlarının adalet beklentisini olumsuz etkilediği gibi toplumun yargıya olan güvenini de zedeleyebilmektedir.

68