Krallara ve savaşlara hayır

Krallara ve savaşlara hayır

ABDULLAH ŞANLIDAĞ

Ortadoğu, ateş çemberinde 30. gününü tamamladı. Makaleyi kaleme alırken, Pakistan'da 4'lü Barış Toplantısı başlıyordu. Kritik İran toplantısı, umarız barışa katkı sağlar. Bu bağlamda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, çok önemli görüşmeler yapıyor. ABD ve İsrail'in birlikte yürüttüğü İran savaşında, dün basın mensuplarının da olduğu TRT World'ün bulunduğu alana saldırı gerçekleşirildi.

Peki, bu savaşa ABD halkı ne diyor

Amerika sokaklarında yükselen protesto; bir hafıza patlamasıdır. Bugün "Krallara Hayır" sloganıyla başlayan gösterilerin kısa sürede savaş karşıtı bir harekete dönüşmesi tesadüf değil. Çünkü Amerikan halkı artık sadece bugünü değil, kendisine yıllardır anlatılan hikâyeleri de sorguluyor.

Vietnam Savaşı sırasında "özgürlük" adına söylenen yalanlar...

Irak Savaşı öncesinde servis edilen kitle imha silahı masalları...

Bugün ise aynı senaryonun yeni perdesi: İran.

Amerikan halkı artık savaşın kendisinden çok, savaşın gerekçelerine inanmıyor. Çünkü her yeni çatışma, bir öncekinden kalan güvensizliği büyütüyor. Sokaklara çıkan kalabalıklar, yönetim biçimine itiraz ediyor. Mazlumların katledilmesine isyan ediyor. Kafirlerin yaptığı zulme, artık kafir topluluklar da rıza göstermiyor.

Donald Trump seçim döneminde kendisini "barış adayı" olarak sundu. Sonsuz savaşları bitireceğini söyledi. Ancak bugün gelinen noktada, İran'la gerilim tırmanırken bu sözlerin ağırlığı daha da hissediliyor. Amerikan seçmeni için mesele artık ideolojik değil; ekonomik ve varoluşsal. Trump, çok ciddi bir imtihandan geçiyor.

Artan petrol fiyatları, yükselen yaşam maliyetleri ve derinleşen ekonomik baskı... Savaş artık uzak coğrafyalarda yaşanan bir kriz değil; doğrudan Amerikan vatandaşının cebine dokunan bir gerçek. Hangi toplum olursa olsun, iş gelir cebe ve akçeye dayanırsa, patlama ve isyan kaçınılmaz olur.

İsrail Gölgesinde Bir Başkanlık

Protestolarda Benjamin Netanyahu isminin her geçtiğinde yükselen tepki, Amerikan kamuoyunun İsrail politikalarına yönelik sabrının da azaldığını gösteriyor. Bu durum, Washington'daki dengeleri sarsabilecek bir kırılmaya işaret ediyor.

Pentagon içindeki sızıntılar, üst düzey istifa söylentileri ve bürokratik çatlaklar, bu savaşın sadece dışarıda değil içeride de bir kriz oluşturduğunu ortaya koyuyor.