Cami, mihrabıyla bir tapınak, minberiyle bir toplum ve bir devlet, kürsüsüyle bir okuldur.
İslâm ülkesinde halkla cami iç içedir. Camiler halkın etine kemiğine kaynamıştır.
Halkın ruhu her zaman, caminin içinde gözcü ve bekçidir.
Camiye konan bombayı gerçekte haber veren, ne şu, ne bu, halkın ruhudur.
Halk namazda toplu halde miraç halindedir. O anda toprağa miraç gözüyle bakmaktadır. O anda öbür insanların göremediği ve göremeyeceği nice şeyi onların görmesi olağandır.
Cami, bir emme-basma tulumba gibi halkın içinden müminleri toplar, sonra onları yine yerine dağıtır. Böylece halkın imanı tazelenir ve her zaman dipdiri kalır.
Camiler, halk ruhunun sağlığını koruyan ilahi kuruluşlardır. Bu yüzden halk da camilerini gözbebekleri gibi korur. Her Müslüman camiden bir iz, alnında bir secde izi taşır. Cami, halkın hayatına kök salmış ulu bir çınardır. Cami köktür, halk, Müslüman halk, caminin gövdesidir.
Cami, kıyamete kadar ezanlarıyla bütün insanlığı Allah'a çağıracak, namazıyla Müslümanı Allah›ın katına yükseltecek, hutbesiyle üstün insanlık düzenini tebliğ edecek, doğruluklara doğrultacak, eğriliklerden çevirecek, vaazıyla ilim ve ahlâk, marifet ve hikmet dersini verecektir.
Cami, bu dünyada sırat köprüsünün eşi, Hak'la halk arasına kurulmuş bir köprüdür. Cami, hakikatin köprüsüdür. Onun için, kıldan ince ve kılıçtan keskindir
Camiler, kentlerde, evlerle çarşı arasına ilahi bir terazi gibi kurulmuştur. Tartısında eksiklik fazlalık olmayan terazilerdir onlar. Güneş saati nasıl vakti göstermekte aldanmazsa camiler de bu tartıda asla şaşırmazlar. Kim bilir, belki de eski insanlar bu duyguyla güneş saatlerini cami avlularına yerleştirmişlerdir. Camilerin minareleri halkın göğe kalkmış şehadet parmakları, şadırvanları da yüz akıdır.
Sezen ruhlar için cami içleri cennetten bir bölümdür. Camiler bu dünyada öte dünyanın en gerçek şahidi, en sağlam belgesi, cennet çizgilerinin yansıdığı sulardır. Camiler milletin kalbinden fışkırmışlardır. O ruhtan beslenirler. Besinleri Müslümanların gönlündedir. Müslümanların tükenmez gönül peteğindedir.

30