"Amerikan Yüksek Mahkemesi"nin vergi ve gümrük vergisi koyma yetkisinin "Amerikan Kongresi"ne ait olduğu belirten son kararı Trump'ı fena kızdırdı. Karar dokuz üyeli Yüksek Mahkemede altı üyenin oy çok çokluğuyla verildi. Karar daha önce "ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi"nin aynı yönde verdiği kararın da onaylanması anlamına geliyor. Trump'ın gümrük vergilerine karşı açılan davalar birleştirilerek Yüksek Mahkeme'ye taşınmıştı.
Mahkemenin üç liberal yargıcı Demokrat Partili Başkanlar, altı muhafazâkâr yargıç ise Cumhuriyetçi Başkanlar tarafından aday gösterilmişti. Mahkemenin üç yargıcı Trump döneminde bu göreve getirildi. Gümrük vergileriyle ilgili son davada Trump'ın seçtiği iki muhafazâkâr yargıcın liberal üyelere katılmasıysa son derece dikkat çekiciydi.
Yüksek Mahkemede çoğunluğu, altı üyeden oluşan muhafazâkâr yargıçlar kontrol ediyor. Kamuoyu araştırma şirketi "GALLUP"un internet sitesinde 8 Nisan 2022'de Frank Newport imzasıyla yer alan "Yüksek Mahkeme Yargıçlarının Dini" başlıklı analizde altı muhafazâkâr yargıcın Katolik, Liberal üyelerden ikisinin Protestan, birininse Yahudi oldukları belirtiliyordu.
Yüksek Mahkeme'nin kararı ek gümrük vergilerine karşı çıkan ana akım Cumhuriyetçilere rahat nefes aldırdı. Senato'da Cumhuriyetçilerin uzun yıllardır liderliğini yapmış olan Senatör Mitch McConnell yaptığı açıklamada "Bugün, Yüksek Mahkeme yüzyıllardır Kongre'ye ait olan yetkiyi yeniden teyit etti" diyordu. "Özgürlükçü muhafazâkâr" olarak bilinen Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul de Yüksek Mahkeme kararını alkışlayanlar arasındaydı.
Uluslararası Ticaret Mahkemesi geçen yıl verdiği bir kararla Trump'ın gümrük vergilerinin yasal dayanağı olmadığına hükmetmişti. Üç üyeli Mahkemenin bir yargıcı Trump tarafından seçilmişti. Trump kendi seçtiği yargıcın kendi aleyhine dönmesinden "Federalist Topluluğu" isimli muhafazâkâr hukukçular örgütünün liderlerinden Leonard Leo'yu sorumlu tutmuştu.
Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarda Leonard Leo için "tam bir alçak" diyen Trump "Federalist Topluluğu"nun ilk döneminde kendisini yanlış yola sürüklediğini söylüyordu. Trump'ın politika başdanışmanı Stephen Miller ise CNN'e verdiği demeçte "Federalist Topluluğu bundan böyle yargı atamalarında kullanmayacağız" diyordu.
Katolik-muhafazâkâr kimliğiyle öne çıkan Leonard Leo, uzun yıllar boyunca "Federalist Topluluğu" örgütünü federal yargı için kadro havuzu olarak kullandı. Trump da 2016'daki seçim kampanyasında "Hepsi Federalist Topluluğu tarafından seçilmiş muhafazâkâr harika yargıçlarımız olacak" demişti. Böylece Trump ve "Federalist Topluluğu" müttefik olmuştu.
Leonard Leo Yüksek Mahkeme'deki muhafazâkârların aday gösterilmeleri ve bu adayların Senato'daki onay süreçlerinde başrol oynadı. Trump da Yüksek Mahkeme'de boşalan koltuklara Leonard Leo'nun listesindeki isimleri aday olarak seçti. Leo federal yargı üyelerinin Katolik hukukçulardan seçilmelerini sağlamak için büyük bir paraya hükmediyor.

6