Halk can derdinde, Pehlevi taç peşinde..

Devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi'nin 1979'daki halk devriminden bu yana ABD'de yaşayan oğlu Rıza Pehlevi de babası gibi Amerikalılar'ın kendisine "taç" vermesini umut ediyor. 1951'de İran Başbakanı Muhammed Musaddık ülkenin petrollerini millileştirdiği için İngiltere ve ABD'nin ortak hedefi haline gelmişti. İngiliz kuklası İran Şahı bir ara Musaddık'ı Başbakanlıktan uzaklaştırmaya çalışmış, ancak başaramayarak ülkesinden kaçmıştı.

1953'te ABD ve İngiliz gizli servislerinin plânladığı darbeyle Musaddık Başbakanlıktan el çektirildiğinde Şah İran'a dönerek tacına kavuşmuştu. Şimdi de oğlu Rıza Pehlevi ABD Başkanı Donald Trump'tan askeri müdahaleyle İran'da rejim değişikliği yapmasını istiyor. Oysa 5 Ocakta "Wall Street Journal" gazetesinde yer alan röportajında Pehlevi İran'a Venezuela tarzı bir askeri müdahaleyi nasıl karşılayacağı sorulduğunda, "Bunun gerekli olduğunu düşünmüyorum" demişti. Rejimin zaten çökmekte olduğunu savunan Rıza Pehlevi "askerî" veya "özel operasyonlar" dahil hiçbir tür dış müdahaleyi desteklemediğini söylemişti.

Tabii İsrail de Rıza Pehlevi'nin başına taç konulmasını destekliyor. Netanyahu yönetimiyle uzun süredir sıkı fıkı olan Pehlevi Tahran'da yönetimi ele aldığında İran'ın İsrail'in desteğiyle zenginleşeceğini vaat ediyor. Soykırımcı Netanyahu'ya övgüler düzen Rıza Pehlevi, ABD'nin öncülük ettiği İsrail'in Arap ülkeleriyle ilişkilerinin normalleştirilmesini içeren "Abraham Anlaşmaları"ndan daha kapsamlı olduğunu söylediği "Kyros Anlaşmaları"nı teklif ediyor.

İran'ın su probleminin çözümünde bile İsrail'e bel bağlayan Pehlevi İran'ın doğal kaynaklarını İsrail teknolojisiyle birleştiren stratejik ortaklıklar öneriyor. Bunlar arasında, Akdeniz üzerinden Avrupa pazarlarına gaz ve petrol taşımak için ortak boru hatları da yer alıyor. "Kyros Anlaşmaları"na göre İsrail İran'ın yeni sömürgecilerine açılmasında kilit rol oynayacak.

"Büyük Kyros" olarak anılan Pers İmparatoru İkinci Keyhüsrev Yahudiler'in dinî anlatısında istisnai bir yere sahip. Anlatıya göre Milattan önce 539'da Babil Hükümdarlığını ele geçiren Kyros Babil'de sürgün yaşayan Yahudiler'in Kudüs'e dönerek Süleyman Mabedi'ni yeniden inşa etmelerine izin vermiş. Bu sebeple Kyros "Yahudiler'in kurtarıcısı" olarak kabul ediliyor.

Hatırlayacak olur iseniz, hem "Evanjelik Hıristiyan Siyonistler", hem "Yahudi Siyonistler" Trump ilk başkanlık döneminde ABD Büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşıdığı için Trump'a "Kyros" ünvanı verdiler. ABD Başkanı Harry Truman da İsrail'in kuruluşuna yardım ettiği için övüldüğünde itiraz ederek "ne yardımı, ben Kyros'um, Kyros'um" diyerek cevap vermişti.

Tacını Amerikalılara ve İngilizlere borçlu olan Şah Muhammed Rıza Pehlevi kendini "Büyük Kyros"un modern versiyonu olarak görüyordu. 1967'de resmen "Şahların Şahı(Şehinşah)" ünvanı alan Pehlevi Ekim 1971'de "Pers İmparatorluğu'nun 2500. Yıldönümü"nü kutlamak için "modern tarihin en pahalı partisi" olarak anılan resmi törenlere ev sahipliği yapmıştı.