Beşiktaş 4 gün içinde 2 maç oynadı. 2 karşılaşmada oynanan oyun siyah beyaz kadar farklıydı. Hafta içinde Avrupa Ligi karşılaşmasında sezonun iyi takımlarından Athletic Bilbao'ya karşı öyle bir maç oynadı ki Beşiktaş taraftarı zevkten dört köşe olmuştu. Çarşamba akşamı teknik direktör Ole Gunner Solskjaer takımın başında ilk maçına çıktı. Taraftar stadı doldurdu, herkes merak ve heyecan içinde takımın nasıl bir oyun ortaya koyacağını bekliyordu. Karşılaşma başladığında tribünde ve ekran başında maçı izleyen herkes şok içindeydi. Takım öyle futbol oynuyor ki adeta kanatlanmış kartal gibiydi. Sağ kanattan, sol kanattan atak yapan, sürekli hücum düşünen, müthiş paslaşan harika bir takım vardı. Sürekli gol arayan, pozisyonlara giren, rakibini kendi sahasına hapsedip, sahadan silen bir oyun vardı. Oyuncuların bireysel performansları da en üst seviyedeydi. Özellikle belirtmek isterim Ernest Muçi harikalar yarattı. Topu ileri taşıması, attığı kilit paslar, sürekli oyun içinde kalmasıyla çok iyi performans sergiledi. Sen bunları daha önce neden yapmadın diye sormak istiyorum. Milot Rashica adeta döktürdü. Attığı 2 golde birbirinden güzeldi. Özellikle atılan ilk golü defalarca izledim. Bu kadar kalite kokan bir gol son zamanda görmedim.
Muçi'nin topu sol kanattan taşıması, harika bir pasla Rafa Silva ile buluşturması, Rafa'nın kurnaz bir şekilde çevre kontrolü yapıp kusursuz bir şekilde verdiği estetik pasla buluşan

4