Yolun sonu nereye gider

Gözler Çin'deydi. Hem ABD hem Çin Hürmüz'ün kapalı kalmasını istemiyor.

Hem büyük yakınlaşma hem büyük uzaklaşma gibi.

Çok bilinmeyenli ve sonu bilinmeyen bir denklem. Dengeler her an değişebilir.

Dünyanın iki dev ülkesinin kritik bir dönemde bir araya gelmesi önemli.

Ticaret savaşları, gümrük tarifeleri, Hürmüz, Tayvan, Nükleer tartışmalar...

Sorunlar da çok çözülmesi gereken konu da çok.

ABD Başkanı Trump yanına iş adamlarını alıp güle oynaya gitti ama Şi'den ilk dakikalarda gelen mesajlar herkesin kendi gündemi olduğunu bir kez daha gösterdi.

Trump, Şi'yi övdü. Şi ise 'yeni sayfa' dedi ama Tayvan uyarısı da yapmayı ihmal etti.

ABD ile Çin başta Hürmüz, Tayvan, nükleer kriz ve İran olmak üzere birçok konuyu masaya yatırdı.

'Ticaret savaşlarından ekonomik anlaşmalara gidiş mi' olacağını bugün yarın görebiliriz.

Şimdi anlaşmalar imzalanabilir ama ya sonrası Yolun sonu nereye gider

Trump'ın her gün farklı açıklamalar yaptığı bir dünyada yaşıyoruz.

Piyasaları etkilemek ve paradan para kazanma dönemini görüyoruz.

Hürmüz krizinin uzamasını artık kimse istemiyor.

Görüşmelerde de Hürmüz'ün açık kalmasının altı çizilmiş.

Ama her iki ülkenin de kendine göre öncelikleri var.

Yolun sonunun nereye gideceğini de sanırım bu öncelikler belirleyecek...

Enflasyon beklentileri

Savaşlar ve Hürmüz krizi tüm dünya ekonomilerini etkiledi.

Enerji ve ulaştırma hizmetleri birçok alanda fiyatları yükseltiyor. Merkez Bankası da enflasyon hedeflerini artırdı.

Gıda fiyatları da yukarı gidiyor.

Bu yüzden hanehalkı beklentileri de yüksek.

Gelişmelere bu açıdan bakmak lazım.

Petrol fiyatlarının artışı bu yıl enflasyonları etkileyecek.

Ama bu dönemde fırsatçılara da göz açtırmamak gerekiyor.

Düşük alıp yüksek satanlara da gereken yapılmalı.

Hürmüz'ün açılması da enflasyonda olumlu sonuçları getirebilir.

Belçika yakından gördü

AB ve Türkiye ilişkisi yeni bir döneme girmeli demiştik.

Avrupa'nın Türkiye'ye çok ihtiyacı var.

Bunu son Belçika Kraliçesi ve yetkililerinin Türkiye ziyaretinde de gördük. Belçika yönetimi Türkiye'nin başta savunma sanayi olmak üzere birçok açıdan geldiği noktayı gördü ve çok beğendi.