Bir cumartesi günü ABD bir baktık ki Venezuela'yı ele geçirmiş. Bombalamış ve Maduro'yı almış götürmüş.
Nereye götürmüş New York. Yani BM'nin olduğu yere. Uluslararası en önemli kuruluşun olduğu yere.
İran'da ABD ve İsrail destekli yönetim değişikliği beklerken Venezuela gelişmesi yaşandı.
Trump bu operasyonla dünyaya ne mesaj verdi:
- Ben böyle sıradışı şeyler yapabilirim
- Bizden başka hiç kimse yapamaz
- Venezeula'yı biz yöneteceğiz
- Bizden zarar gören olmadı
- İkinci bir dalga saldırı da yapabiliriz
- Maduro'yı biz yargılayacağız
- Herkes başına böyle şeyler gelebileceğini unutmasın...
Yani 'kızım sana söylüyorum gelinim sen anla'. Trump açık mesajlarının yanı sıra tüm dünyaya aslında başka mesajlar da verdi. Neydi o söylemedikleri ama altını çizdikleri:
'Ben, ben, ben. ABD, ABD, ABD. Gelecek ve tüm dünyanın kaynakları bizim. ABD her yerde her şeyi gerçekleştirebilir. Geliriz, alırız, götürürüz'.
Bir de altını iyi çizmek gereken Venezuela'nın Rusya, İran ve Çin ile iyi ilişkileri içinde olması. Trump Çin'e el sallarken, İran'a da 'sırada sen olabilirsin' dedi. Trump Küba'nın altını ise yüksek sesle çizdi...
YA BÖLGEMİZDE OLANLAR
Bölgemiz de hareketli. Oyun içinde oyunlar oynanıyor.
Vekalet savaşları yapılıyor.
Ülkeler karıştırılmaya çalışılıyor.
10 bin kilometre uzaktan sopalar sallanıyor.
İran'a bakın. Yönetimi değiştirmek için ABD ve İsrail düğmeye bastı.
Sokak çatışmaları başladı, ABD 'biz destek veririz' diyor.
SDG ile Suriye karıştırılmaya çalışılıyor.
Yunanistan ve İsrail'in ortaklığı, planlarını herkes görüyor.
Soykırımcı İsrail durdurulamıyor. Somali hedefleri ortaya çıkıyor.
Arap dünyası birbirine girmiş durumda.
Bölgemiz nereye gidiyor Bunu da iyi değerlendirmek ve görmek gerekiyor.
VENEZUELA GÜNLERİM...
2024 yazındaki Maduro'nun kazandığı son devlet başkanlığı seçimini Venezuela'da izlemiştim. O yaz ve sonrasına yönelik başkent Karakas sokaklarında gördüklerim şöyleydi:
- 10 adaylı geçen seçimde ayrıca muhalefet ortak aday çıkarmıştı

14