İmamoğlu şov bitti şimdi hesap zamanı

Ekrem İmamoğlu son bir hafta savunmasını yaptı. Öncelikle İmamoğlu'nun bir özelliğini takdir ediyorum.

Cezaevinde olmasına rağmen dik duruyor. İstiklal Marşı'nın dizelerini okuyup, "Bunu benim için yazdı diyorum" diyecek kadar narsizmin sınırlarını zorluyor ama... Cezaevi şartlarında bunlar kolay iş değildir. İmamoğlu, 1 hafta süren savunmasında hakkındaki yolsuzluk ve rüşvet iddialarını çürüttü mü Yok. Sadece şov yaptı.

İKİ VİLLA

Bir istisnası iki villayla ilgili savunmasıydı. Villa değil, şirketin satın alındığını söyledi. "Alınan iki tane villa ve verilen üç tane villa, artı 500 bin dolar' dedi. İşadamı Ali Nuhoğlu, İSKİ'den 500 milyon TL alacağını tahsil edebilmek için İmamoğlu'nun talebiyle iki villayı Güllüce Tarım A.Ş'ye aldığını, bu süreçteki tüm işlemleri İmamoğlu İnşaat'ın yetkililerinin yürüttüğünü ve 2024'te villaları İmamoğlu İnşaat'a devrettiğini açıklamıştı. Ali Nuhoğlu, "15 milyon TL ve Beylikdüzü'nde 6+1 villa vereceklerine ilişkin bir sözleşme yapıldı" demişti.

Haberin Devamı

Ekrem İmamoğlu ile Ali Nuhoğlu'nun açıklamalarının tapu kayıtları, banka hesapları ve sözleşmeler üzerinden karşılaştırılması gerekiyor.

SENİ SEVİYORUM

Gelelim İmamoğlu'nun savunmasına. Eşi Dilek Hanım, "Ekrem Bey manifesto gibi bir savunma yapıyor" dedi ama herhalde "Dilekçiğim seni çok seviyorum" demesini kastetti.

Çünkü İmamoğlu, "Dilekçiğim, anneciğim, babacığım sizi çok seviyorum" demekten öte maddi bir kanıt sunamadı. Cebeci Döküm Sahası'yla ilgili üst üste sorular geliyor, o annesiyle cemevine gittiğini anlatıyor. Cebeci Döküm evi bitiyor savcı, "Şimdi geldim Beylikdüzü'ne" diyor; İmamoğlu, "Beylikdüzü güzeldir" diye karşılık veriyor.

KALEMİNİ KIRSIN

Savcı, finansman bölümüne ilişkin sorular soruyor. İmamoğlu, "Bak oraya girersek çıkamayız oradan. İstanbul'da ormanlar talan edildi" diyor. Ne alakası varsa. Savcı, ısrarla gelen finansmanları ekrana yanısıtıp finansmanların yönetimini soruyor. İmamoğlu, "Savcı bey bu tabloyu sizin önünüze kim koyduysa sizi rezil etmek için yapmıştır" diyor. Savcı yurtdışından alınan krediler üzerinde ısrarla sorular soruyor, İmamoğlu, "Bunu yazan savcı, o kalemini kırsın" diye yanıt veriyor.

Haberin Devamı

Bu örnekleri daha fazla uzatmak istemiyorum. İmamoğlu'nun maddi delilleri ortaya koyup iddiaları çatır çatır çürütmesini beklerdim. O her zamanki gibi şov yapmayı tercih etti. Ama şov bitti, şimdi hesap zamanı.

KERKÜK ZİNDANINDAN BAĞDAT SARAYLARINA

Saddam Hüseyin döneminde Bağdat'ta Arap Birliği Zirvesi'ni izlemiştim. Saddam Hüseyin gücünün zirvesindeydi. Yaser Arafat'ı, Kaddafi'yi orada izlemiştim. Yaser Arafat, Arap ülkelerinin krallarına, "Filistin'de kardeşlerinizin derileri yüzülürken siz saraylarınızda nasıl rahat uyuyorsunuz" diye kükremişti. Kaddafi'nin "Araplar çoğalmalıyız. Geceleri boş durmayın, Arap nüfusunu artırın" sözleri gülüşmelere neden olmuştu. Saddam Hüseyin, Arap liderlere küçümseyerek bakıyordu. Kim derdi ki Saddam Hüseyin'in son kez katılacağı Arap Birliği Zirvesi diye... Çünkü 1 yıl sonra Kuveyt'e girdi. Ortadoğu'nun kaderi değişti.

Haberin Devamı

SÖNMEZ KÖKSAL'LA

Daha sonra MİT Müsteşarı olan Sönmez Köksal o zaman Bağdat Büyükelçimizdi. Türkiye'den gelen gazetecileri büyükelçiliğe davet etmişti. Orada, "Türkmenlerle bir temasınız oluyor mu Buradaki durumları nasıl" diye sormuştum. Saddam yönetimini işaret ederek, çok baskıcı bir idare olduğunu söylemişti. "Çok kısıtlı temaslarımız oluyor. Korkuyorlar" demişti.

Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa'nın Devlet Bakanı olduğunu öğrenince bunlar bir şerit gibi gözlerimin önünden geçti. Türkmenlerin türküleri bile hasret kokar. Zindan kokar. Acı kokar. Zulüm kokar. Cem Karaca, "Kerkük'ün zindanına attılar beni, mazlumlar sürüsüne kattılar beni" diye söylerken yüreğim sızlar.

Haberin Devamı