İmamoğlu savunamadı

EKREM İmamoğlu'nun diplomasıyla ilgili davada yaptığı savunmayı dikkatli bir şekilde okudum.

Bazı bölümlerin altını çizdim. Bazı bölümleri döndüm tekrar okudum. İmamoğlu'nun yolsuzluk davalarıyla ilgili yaptığı savunmaları da takip etmiştim.

Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptaline ilişkin olarak açtığı dava reddedildiği için bu kez maddi delilleri ortaya koyan esaslı bir savunma bekliyordum.

AYNI SAVUNMA

Şaşıracaksınız ama hangi dava olursa, neyle yargılanırsa yargılansın, hakkındaki iddialar ne olursa olsun Ekrem İmamoğlu aynı savunmayı yapıyor. Fotokopi gibi kes yapıştır aynı sözler. İstanbul'da 3. kez seçim kazandığını, dördüncüsünü de kazanacağını, 15.5 milyon insan tarafından cumhurbaşkanı adayı gösterildiğini belirtiyor.

Hangi iddianame olursa olsun onu 'çöp' ilan ediyor. Önce 'yargılanacaksınız' diye mahkeme heyetini tehdit ediyor, sonra hakkında haber yapan medya kuruluşlarını tehdit ediyor. "Sıçan gibi kaçacaklar" diyor.

Haberin Devamı

YÖK SON NOKTAYIKOYDU

Ben YÖK tarafından denkliği kabul edilmeyen Girne Amerikan Üniversitesi'nden İstanbul Üniversitesi'ne yatay geçiş yapmadım demiyor. Diyemiyor. Çünkü YÖK tarafından mahkemeye gönderilen resmi yazıda o tarihte Kıbrıs'ta sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi'nin denkliğinin kabul edildiği, Girne Amerikan Üniversitesi'nin denkliğinin olmadığı belirtiliyor.

Ekrem İmamoğlu uzun savunmasında her şeyi söylüyor ama bir şeyi söylemiyor. 'Girne Amerikan Üniversitesi'nin denkliği vardı ben de o haktan yararlanarak yatay geçiş yaptım' diyemiyor. Denkliği olmadığı halde Girne Amerikan Üniversitesi'nden İstanbul Üniversitesi'ne nasıl yatay geçiş yaptığını anlatmıyor. Savunma yapıyor ama Ekrem İmamoğlu da yatay geçiş işini savunamıyor.

İSTANBUL'A GELEMİYOR

Adam İstanbul'da cinayet işlemiş, suçüstü yapılıp hâkim karşısına çıkarılmış. Mahkeme başkanı, "Oğlum anlat bakalım bu cinayeti neden işledin" diye sormuş. Adam, "Trabzon'dan çıktım yola, Samsun'da verdim mola" diye uzun uzun anlatmaya başlamış. Hâkim, "İstanbul'a gel oğlum, İstanbul'a gel" diye uyarınca, "Hâkim Bey İstanbul'a nasıl geleyim. Orada cinayet işledim" demiş.

Ekrem İmamoğlu da bir türlü yatay geçiş işine gelemiyor. Biliyor ki orada cinayet var.

Haberin Devamı

Ekrem İmamoğlu bir türlü para kuleleri işine gelemiyor, biliyor ki orada usulsüzlükler var.

Ekrem İmamoğlu bir türlü İBB'deki yolsuzluk iddialarına gelemiyor, çünkü biliyor ki orada rüşvet ve hırsızlıklar var.
Ekrem İmamoğlu eğer bu ülkenin cumhurbaşkanlığına talipse önce aklanması gerekiyor.

Bu ülkede kimi seçimle kimi darbeyle gelen cumhurbaşkanları oldu. Ama hiçbiri hakkında 'yolsuz' ve 'hırsız' denilmedi. Diploması sahte çıkmadı. Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanının temiz olması gerekiyor.

Diploması sahte cumhurbaşkanı olmaz. Hırsızdan cumhurbaşkanı olmaz. Rüşvetçiden cumhurbaşkanı olmaz.

KADAYIF KUTUSUNDAKİ RÜŞVET

Antalya Manavgat Belediyesi'nde baklava kutusundaki Euro dolu rüşvete suçüstü yapılmıştı. Aziz İhsan Aktaş davasında ise kadayıf kutusundaki rüşvetlerden haberimiz oldu.

Haberin Devamı

Aziz İhsan Aktaş mahkemedeki ifadesinde, Ankara'daki görüşmede Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in eşi Celal Tekin'e 1 milyon dolar verdiğini belirterek "19 Temmuz'da parayı kardeşimin Ankara'daki evinde verdim. O paraları kadayıf kutusu içerisinde götürdüm. Sonra 75 milyonu kardeşlerimin hesabına gönderdiler" dedi.

Böylece baklava kutusundaki rüşvetten sonra bir de kadayıf kutusunda verilen rüşveti öğrenmiş olduk. Bu CHP'lilerin tatlı tutkusu mu çok fazlaymış, yoksa rüşvet paraları tatlı geldiği için mi baklava kutusunu ya da kadayıf kutusunu tercih etmişler...

Aziz İhsan Aktaş, Seyhan Belediyesi'ndeki alacaklarını tahsil edemeyince CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut'la irtibat kurduğunu, onun da kendisini Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in eşi Celal Tekin'e yönlendirdiğini anlattı.

Haberin Devamı

Aynı zamanda CHP Adana Milletvekili olan