Mutlak butlan kararıyla CHP'de yaşanan kriz, Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun karşılıklı hamleleri ve Ekrem İmamoğlu'nun stratejisi nedeniyle her geçen gün daha da derinleşti.
Halef-selef CHP genel başkanları Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel diyalog içinde CHP'yi bu süreçten yara almadan çıkarabilirdi, ama Ekrem İmamoğlu müdahale ederek masayı devirdi.
TABLO ÜZÜCÜYDÜ
CHP Genel Merkezi'nin kapıları kilitlendi. Kapının önüne parti otobüsü çekildi. Partinin içindeki merdivenlere sıvı sabun sıkıldığı, kapı ve pencerelerin önüne koltuk ve masaların yığıldığı ortaya çıktı. Kapının önünde arbede yaşandı, polis gaz sıktı. CHP Genel Merkezi'nde Türk siyasi tarihine geçecek manzaralar yaşandı. Üzücü bir tabloydu. CHP, bu duruma düşürülmemeliydi. Türk demokrasisi bu görüntüleri hak etmedi. 12 Eylül'den bu yana siyaseti yakından izleyen bir gazeteciyim; CHP'de yaşanan tablo üzücüydü.
SİLİVRİ'DEN YÖNETİLİYOR
CHP, bu süreci hasar almadan atlatabilirdi. Bunu sağlayacak kişiler ise Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu'ydu. Ancak CHP'de iki başlı değil, üç başlı yapı var. CHP, Özgür Özel tarafından yönetilmiyor. CHP, Silivri'den yönetiliyor. CHP'de son söz sahibi Özgür Özel değil, Ekrem İmamoğlu.
Haberin DevamıÖzgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasında bir diyalog kuruldu. İlk telefon görüşmesi gerçekleşti. Ancak Ekrem İmamoğlu yeni sürecin kendisini devre dışı bırakacağını görüp müdahale etti. Masayı devirdi.
1. Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'le görüşerek bu süreci diyalog içinde yürütme kararındaydı.
2. Mutlak butlan kararı çıktığı anda Özgür Özel, izleyeceği stratejiyi belirlemek üzere kurmaylarıyla toplantıya geçti.
Özgür Özel'in kriz toplantısı sürerken, Ekrem İmamoğlu'ndan direniş çağrısı yapan açıklama geldi. Ekrem İmamoğlu, avukatları aracılığıyla Özgür Özel'e direniş kararını bildirdi. Artık Özgür Özel'in bir politika belirlemesinin imkânı kalmamıştı.
3. Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasında yapılan telefon görüşmesi ile diyalog umudu doğdu. Ama Ekrem İmamoğlu direniş konusunda kesin kararlıydı. İstanbul İl Örgütü'ne Gürsel Tekin çağrı heyeti olarak atandığında da Özgür Çelik ile bir araya gelmek üzerine anlaşmışlardı. O zaman da Ekrem İmamoğlu devreye girerek "direniş" kararı almıştı.
DİYALOG UMUDU
Haberin Devamı4. Özgür Özel bunun üzerine üst üste hamleler yaptı. Milletvekillerini Genel Merkez'de toplayıp kendisini "Grup Başkanı" seçtirdi. Bu durum Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığını kabul etmiş oldu şeklinde yorumlandı. Kemal Kılıçdaroğlu da ironik bir dille "Özgür Bey'e yeni görevi hayırlı olsun" dedi.
5. Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun ikinci kez görüşmesi beklenirken; Özgür Özel, "40 gün içinde olağanüstü kurultay kararı alırlarsa o taktirde görüşürüm" diye açıklama yaptı.
SAVAŞ İLANI
6.Özgür Özel'in Genel Merkez'den çıkmayacağını ilan etmesi ve Meclis'te grup toplantısını kendisinin yapacağını açıklaması Kılıçdaroğlu cephesinde savaş ilanı olarak görüldü. Kılıçdaroğlu bunun üzerine tüm planlarını değiştirdi.
Haberin Devamı7.Kılıçdaroğlu'ndan da üst üste hamleler geldi. Kılıçdaroğlu'nun yakın çevresi yumruğunu masaya vurup, kararlı bir irade ortaya koymasını istyordu. Kılıçdaroğlu bu kez yumruğunu masaya vurdu. İlk iş olarak CHP'nin 3 avukatını azletmişti. Sonra muhasebeye yazı yazıp herhangi bir harcama yapılmayacağını tebliğ etti. CHP Genel Başkanı olarak Meclis Başkanlığı'na yazı yazarak Özgür Özel tarafından kullanılan genel başkanlık makamının boşaltılmasını istedi.
8. Cumartesi gecesi Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel ekibi arasında temas kuruldu. Özgür Özel adına Murat Emir ve Suat Özçağdaş ile Kılıçdaroğlu adına Mahir Polat ve Orhan Sarıbal öğle saatlerinde görüşmek üzere anlaşmışlardı.
Haberin DevamıMAKAM ODASINA ASTILAR
9. Ancak Özgür Özel'in Genel Merkez'i boşaltmama kararı üzerine Kılıçdaroğlu kendinden beklenmeyen bir hamle yaptı. Genel Merkez'in boşaltılması için harekete geçti. Pazar günü görüşme beklenirken, sabah 07'den itibaren CHP Genel Merkezi önünde gerilim başladı. Arbede yaşandı. Polis gaz sıktı. CHP Genel Merkezi'nin içinde barikatlar kuruldu.

14