CUMHURBAŞKANI Erdoğan, pazartesi günü Trump'la görüşeceğini açıklayınca gözler bu görüşmeye çevrilmişti.
Maduro'ya yapılan korsanlıktan sonra Trump'la görüşme daha kritik bir hale gelmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Trump'la yaptığı görüşmeyi sordum. Tek bir kelime ile aktaracak olursam, "Verimliydi" denildi. Görüşme sonrasında Trump'tan somut adımların gelmesi beklentisi oluşmuş.
Erdoğan-Trump görüşmesi Kabine toplantısından önce gerçekleşiyor. Erdoğan, Trump'la görüştükten sonra kabine toplantısına giriyor. Görüşmeye ilişkin olarak bakanları bilgilendiriyor.
Maduro konusuna yazının sonunda değineceğim. Önce iki liderin görüşmesinde gündemde olan konu başlıklarını hatırlatmak istiyorum. İletişim Başkanı Burhanettin Duran görüşmeye ilişkin yaptığı paylaşımında, "Türkiye ile ABD arasındaki ikili siyasi ilişkileri, savunma sanayii alanında işbirliğini, iki ülke arasındaki ticaret hacmi hedefine ulaşmak için atılacak adımları, Gazze ve Venezuela başta olmak üzere bölgesel ve küresel konuları ele alındı" dedi.
Haberin DevamıÖNEMLİ BAŞLIKLAR
CAATSA yaptırımları, F-16 ve F-35'lerin alımı, Halkbank davası ve SDG konusu. Trump kısa bir süre önce Netanyahu ile görüştü. Gazze'yle ilgili barış planında ikinci aşamaya geçilecek. Gazze'ye Mehmetçik'in gitmesi konusu ve istikrar gücünde Türkiye'nin yer alması önemli bir başlığı oluşturuyor. Hamas, Gazze'nin yönetimini üstlenecek olan Filistinlilerin listesini vermişti. Ama Trump, Rusya-Ukrayna müzakerelerine odaklanınca geri plana düşmüştü. Erdoğan-Trump görüşmesinden sonra Gazze konusunun yeniden ivme kazanması beklenebilir.
SOMUT ADIMLARBEKLENİYOR
Bir süre önce bir grup gazeteci TUSAŞ'ı ziyaret etmiştik. Savunma sanayimizle ilgili kritik projeleri konuşurken, ilgililerin zaman zaman, "CAATSA yaptırımlarına takıldı" sözleri dikkatimi çekmişti. CAATSA yaptırımlarının kalkması savunma sanayimiz açısından kritik önemi sahip. F-16'ların ve F-35'lerin alımı her gün bir ülkenin bombalandığı günümüzün kaotik ortamında savunmamız için gerekli. Halkbank davası daha önce sonuçlanabilir. Bu yılın ilk çeyreğinde Trump'ın bu konularda somut adımlar atması bekleniyor. Sanıyorum bu nedenle Erdoğan-Trump görüşmesi için, 'verimli bir görüşmeydi' vurgusu yapılıyor. Ancak ülkenin menfaatleri gereği çok fazla açıklama yapılmıyor. Çünkü Amerika'da Türkiye karşıtı lobiler var. Onları uyandırmanın anlamı yok.
DEVLET AKLI
Haberin DevamıCumhurbaşkanı Erdoğan, bir şey söyleyecekse onu Trump'a söylemekten çekinmeyecek bir lider. Ancak Erdoğan aynı zamanda devletin sorumluluğunu taşıyor. Devleti yönetenler her aklına geleni söyleyemez. Onun bir zamanı ve zemini vardır. Devlet duygularla yönetilmez. Akılla ve ferasetle yönetilir. Kendisine bağlı olması gereken belediye başkanı Ekrem İmamoğlu'nun emrine giren Özgür Özel'in tahrikleri ile devlet yönetilmez. Savaşların, işgallerin yaşandığı, yeni bir dünyanın kurulduğu, devlet başkanlarının yataklarından alınıp kaçırıldığı bir dönemde en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, "devlet aklı"dır. Bu tür fırtınalı dönemlerde tahriklere aldırmadan kararları ferasetle almak gerekiyor.
Haberin DevamıSIRTIMIZDAYUMURTA KÜFESİ VAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Çirkin tahriklere gelmeyeceğiz. Gerekirse bin düşünüp bir söyleyecek, Türkiye'nin menfaatlerini her daim koruyacak, kollayacak ve yücelteceğiz. Çünkü bizim üzerimizde milletin emaneti var. Bizim üzerimizde 86 milyonun hakkı var, sorumluluğu var. Bizim omuzlarımızda umutlarını büyük ve güçlü Türkiye'ye bağlamış yüz milyonların mesuliyeti var. Hep söylüyorum, bizim sırtımızda yumurta küfesi var" vurgusu önemli. Ankara'da devleti ferasetle yöneten bir kadro, dünyanın en tecrübeli ve güçlü liderlerinden biri olan Erdoğan var.
ERDOĞAN'IN LİDERLİĞİ
Fırtınalı denizlerde tecrübeli kaptanlara ihtiyaç duyulur. Tehlikeli sularda kimi zaman kılavuz kaptanlar alınır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, dünyanın en tecrübeli lideri olarak Türkiye gemisinin dümeninde olması bizim için şanstır. Şimdiye kadar Türkiye'nin Erdoğan'a olan ihtiyacı birse, dünyanın yeniden dizayn edildiği böyle bir dönemde bu ihtiyaç 10 kat daha fazla. Dünyanın,

15