10 Mart Mutabakatı kırmızı çizgi

PKK'nın 48 saat içinde Halep'ten sökülüp atılmasıyla birlikte terör örgütünün Fırat'ın batısındaki varlığı sona erdi.

Ancak Fırat'ın doğusunda SDG varlığı devam ediyor. ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Halep operasyonu tamamlandıktan sonra Suriye'ye gitti. Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve Dışişleri Bakanı Şeybani ile bir araya geldi. SDG ile yeniden bir diyalog zemini oluşuyor mu diye baktım. Henüz bir gelişme yok. Ama genel perspektif, Halep'te papucun pahalı olduğunu gören SDG'nin, 10 Mart Mutabakatı'na uyması yönünde.

Şimdiye kadar önce diyalog yolu tercih edildi. Türkiye, başından itibaren bu yöntemle sonuç alınamayacağının farkındaydı. Ancak ABD'yi karşısına almak istemedi. ABD'nin formülüne şans tanıdı. Fakat bu yöntem şimdiye kadar geçerli olmadı. Sonra ne oldu

HAKAN FİDAN'IN TEŞHİSİ

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan teşhisi net olarak koymuştu. Hakan Fidan, "Örgütü yıllardır yakından takip etmiş, mücadele etmiş ve yeri gelmiş konuşmuş biri olarak aldığımız dersler var. Maalesef SDG, PKK'nın bir uzantısı olarak güçle, güç tehdidi olmadan diyalog yoluyla bir şey yapma şansı yok. Ya bir güç görecek ya da bir güç kullanma tehdidi görecek" demişti.

Haberin Devamı

ABD'nin ısrarla savunduğu diyalog yöntemi sonuç vermedi. Halep'te Türkiye'nin savunduğu 'önce güç kullanımı, sonra diyalog' modeli devreye girdi.

Yeni bir avans verildi. Bu çaba da SDG'nin 10 Mart Mutabakatı'na uyması için yeterli olmazsa bu kez sadece 'güç' kullanımı, yani büyük askeri operasyon devreye girecek.

ÜÇLÜ KARAR

Çünkü Şam'da yapılan toplantıda alınan çok net bir karar var. Türkiye, bu kararın alınmasında etkili oldu. O karar neydi SDG, 10 Mart Mutabakatı'na uyacak.

10 Mart Mutabakatı bir anlamda Türkiye, ABD ve Suriye'nin 'kırmızı çizgisi' olarak ilan edildi.

Kandil'dekilerin anlamadığı şu; bu kez konjonktür farklı. Bu kez uluslararası konjonktür aleyhlerine. ABD ile balayı dönemleri bitti. ABD, Türkiye ve Suriye devletinin 'Tek Suriye' konusundaki perspektifi uyuşuyor. Halep operasyonu sırasında gözlerden kaçan bir şey oldu. Uluslararası koalisyon, SDG'ye kendisine ait silah, mühimmat ve teçhizat gibi askeri varlıkların Suriye ordusuna yönelik herhangi bir saldırıda kullanılmasına onay vermediğini resmen bildirdi.

Haberin Devamı

Bu çok önemli bir tavırdır. Ayrıca, SDG gücünü Amerika'nın verdiği silahlardan alıyordu. Şimdi bu silahları kullanamazsa muhtemel bir operasyon sırasında ne yapacak

DARBE MEKANİĞİ
Öcalan sık sık 'darbe mekaniği'nden söz ediyor. Bu durumda darbe mekaniği Kandil'de işlemiş gözüküyor. Öcalan'ın çağrısı üzerine silah bırakma ve kendini feshetme kararı alan Kandil, söz konusu Suriye olunca savaşı tercih ediyor. Oysa Öcalan, 31 Aralık tarihinde gönderdiği mektupta SDG'ye "10 Mart Mutabakatı'na uyun" çağrısı yapmıştı. Öcalan cephesinde değişen bir şey yok ama Kandil cephesinde değişen bir şeyler var.

Tekrar Suriye'deki gelişmelere dönmek istiyorum.

Peki SDG, 10 Mart Mutabakatı'na uymazsa ne olacak Bu konuda bir eylem planı söz konusu. Etap etap gidilecek. Öncelikle örgütün gelir kaynakları kesilecek. Petrol sahaları ve gümrük kapıları kontrol edilecek. Ardından alan hâkimiyeti sağlanacak. Yani SDG, kontrol ettiği bölgelerden sökülüp atılacak.