DEAŞ belası

DEAŞ kurulduğu zaman, bu örgütün Irak'ı işgal eden başta ABD'ye ve İngilizlere karşı eylem yapacağını zannetmiştik, Aradan zaman geçti, bunlar silahlarını Müslümanlara çevirdiler.

ABD, Suriye'de hem YPG ye, hem de DEAŞ'a aynı anda havadan silah atmıştı. Kobani, DEAŞ bahanesiyle ABD tarafından bombalanırken, aşağıdan birçok ahmak Kürt bıji Obama diye bağırmıştı.

ABD Başkanı Corch Bush olsa gerek, DEAŞ'ı kendilerinin kurduğunu söyledi. Şunu açıkça belirtelim ki; Orta Doğunun baş belaları başta ABD, İngiliz, Fransız, Almanya ve İsrail'dir Yani düşmanımız çoktur. Allah bunların ittifakını bozsun. Çünkü bunlar ikinci cihan savaşında da birbirlerine girdiler ve 60 milyon kadar insanı acımasızca öldürdüler.

Geçenlerde Suriye'de, ABD askerleri ile Suriye güvenlik kuvvetleri birlikte devriye gezerken, üç ABD askeri belli olmayan bir örgüt tarafından öldürüldü. Aslında bunlar ABD'nin askeri değil, dışarıdan ithal edilen paralı askerlerdi. Onun için ABD bu olayı pek umursamadı.

Geçen gün ise Yalova'da bir DEAŞ hücresi tespit edildi. Altı polis memuru inşallah şehit oldu. 8 polis yaralandı ve altı DEAŞ mensubu geberdi, gitti. Bu olayların meydana gelişi elbette son derece ince bir elekten süzülmüş bir aklın eseriydi.

Tam da PYD ile Suriye arasında anlaşmazlık devam ederken bu hadiselerin meydana gelmesi asla tesadüfi değildir ve birileri tarafından düğmeye basılmış ve birçok ahmak, sağını solunu fark etmeden bu olaylarda kullanılmıştır. Bunlara ne gibi vaatlerin kimler tarafından verildiğini bilmiyoruz.

Şunu ister kabul edelim ister etmeyelim. Avrupa'nın dünya siyasetinde artık hiçbir ağırlığı kalmamış sözü geçmez olmuş ve saf dışı bırakılarak adeta atıl bir hale gelmiştir.

İsrail'i ayakta tutan en büyük güç ABD'dir ve ABD adeta Yahudilerin esiri olmuştur. İsrail'in Filistin'de ve İslam Âleminde emsali olmayan bu kadar vahşi cinayetleri rahatça işlemesi böyle bir ortamın meydana gelmiş olmasındandır.

Suriye Devlet Başkanı Ahmet Sara geç te olsa Türkiye ile askeri antlaşma imzalamasaydı her gün Suriye İsrail tarafından bombalanacaktı. İsrail gelecekte büyük felaketlerle karşılaşacağını çok iyi bildiğinden kâh kapağı Yunanistan'a, kâh Güney Kıbrıs Rum kesimi ile antlaşma imzalayarak ve birde Somali'den kopmuş bulunan bir taifeyi tanımakla kendini koruma altına almaya çalışmaktadır. En büyük tehlike PYD'nin, İsrail PYD lideri denilen Mazlum değil, kaypak Abdi on maddelik bir maddeyi imzaladığı halde nerede ise on aya yakın bir zamandan beri ortadan kaybolmuş ve kendine göre ve İsrail'in telkini ile bazı gerekçeler ileri sürerek oyalama taktiğini uygulamıştır.

Kaypak Abdi hem antlaşma imzalıyor, hem de imzaladığı metne sadık kalmıyor. Adama şunu derler; Ey Kaypak Abdi o zaman imzalamasaydın, sana zorla mı imzalattılar