Çocuklarımızı "YouTuberların" eline terk etmeyelim

YouTuberlar tarafından 24/7 eğitilen çocuklar, anne-babaların hiçbir alternatifi olmadan binlerce saatlik içeriğin çukuruna düşüyor; peki bu sorunun çözümü sadece yasaklamada mı bulunabilir?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, sosyal medya ve YouTube platformlarının çocuk neslin ahlak, kimlik ve değerlerini yıkıcı şekilde etkilediğini iddia ediyor. Anne-babaların çaresizliği ve denetimsiz dijital ortamın vahim sonuçlarından uyararak, İslami kuruluşlar ve STK'ların alternatif, değer-odaklı içerik üretmesini zorunlu hale getirdiğini vurguluyor. Peki bu kadar kapsamlı bir medeniyetsel tehdit olarak tanımlanan sorunun, alternatif YouTuberler aracılığıyla çözülebileceği fikri gerçekçi midir?

Efendimiz'in (S.A.S.), "Öyle bir zaman gelecek ki fitneler evlerinize yağmur gibi yağacak" (Buhari) uyarısını yaşadığımız zamanlardan geçiyoruz. Evlerimizin içine kadar giren bu fitnelerin nesillerimizi ve geleceğimizi mahvettiği bir dönemde imtihan oluyoruz...

Eğer böyle giderse çok değil önümüzdeki 5-10 yıllık bir süre içerisinde YouTuberların emzirdiği, büyüttüğü, süt annelik ve bakıcılık yaptığı, hiçbir ahlaki kriter tanımayan, tüketim canavarına dönüşmüş, cinsiyet ayrımı olmayan, kadın mı erkek mi olduğu belli olmayan, lüks ve konfor düşkünü, ana-baba tanımayan, daha çok para kazanmak ya da fenomen olmak için her şeyi yapmaya hazır, merhametsiz bir nesille karşı karşıya kalacağız...

Bu merhametsiz nesli, çocuklarından kurtulmak için ellerine telefonu tutuşturup onları bir kenarda saatlerce YouTuberlarla baş başa bırakan anne-babalar yetiştirecek...

Bu nesli, evine gelen misafirler ya da akşam oturmasına gittiği evde, yaramaz çocuk yetiştirmiş demesinler diye çocuklarına YouTube açıp onları bir kenarda uyuşturan aileler yetiştirecek...

Bu nesli, komşularıyla rahat oturmak ya da izlediği diziyi daha rahat seyretmek veya ev işlerini daha rahat yapmak için evlatlarını YouTuberların insafına terk eden anneler yetiştirecek...

Bu nesli, yorgun argın işten gelip iki dakika kafa dinlemek için çocuğunun eline hemen telefonu tutuşturan babalar yetiştirecek...

Ve maalesef bir ahir zaman fitnesi gibi üzerimize çökecek bu karanlıktan ne hacısı ne hocası ne sakallısı ne de tesettürlüsü kurtulamayacak...

Bu fitnenin büyüklüğünü hacılar, hocalar, çarşaflılar, mücahitler olarak tesettürlü kızlarımızın TikTok videolarının internete düştüğü gün anlayacağız...

Bu fitnenin büyüklüğünü tarikat ehli, İslami bir cemaat ya da teşkilat mensubu Müslümanlar olarak erkek evlatlarımızın bir gün karşımıza çıkıp, "Baba ben cinsiyet diye bir şeye inanmıyorum" dediği gün anlayacağız...

Bu fitnenin büyüklüğünü, YouTuberlar tarafından tüketim, gösteriş ve lüks bağımlısı yapılmış evlatlarımızın sözümüzü dinlemediği, bizi beğenmeyip bizden ve değerlerimizden utandığı gün anlayacağız...

Bu fitnenin büyüklüğünü, çocuklarımızın yılda bir iki ay yolladığımız yaz Kur'an kursları tarafından değil, 7 gün 24 saat ve bütün yıl boyunca YouTuberlar tarafından eğitildiğini öğrendiğimiz gün anlayacağız...

Çünkü çocuklarımızın eline her telefonu tutuşturduğumuzda onları dakikada 500 saatlik ahlaksızlık ve sapkınlık videosunun yüklendiği büyük bir fitnenin çukuruna attığımızı bir türlü fark edemiyoruz...

Daha çok para kazanmak için anne-babaları tarafından birer zombiye dönüştürülmüş çocuk YouTuberların evlatlarımızı da nasıl zombileştirdiğini göremiyoruz...

Çocuklarımızın YouTuberlar aracılığı ile 15-20 yaşında görmesi, bilmesi ve öğrenmesi gereken şeyleri daha 5-8 yaşında gördüğünü, bu durumun onların ruhsal ve zihinsel durumunun yanında fiziksel durumlarında bile değişiklik yaptığını, ergenliklerini, cinsiyet anlayışlarını nasıl etkilediğini bir türlü anlayamıyoruz...

Sürekli farklı oyuncaklar alıp onları, yayınladığı videolarda açıp reklâmını yapan, sürekli yeni giysiler alan, lüks mekânlarda dolaşan, daha çocuk yaşta makyaj yapan, abuk-sabuk kıyafetler giyen, daha çok izlenmek için erkek olduğu halde kadın kıyafetleri giyen, saçını boyayan, şaka adı altında ölüme sebebiyet verecek işler yapan, küfürlü ve argo konuşan çocuk ve genç YouTuberların yavrularımızı nasıl mahvettiğini bir türlü idrak edemiyoruz...