Eğitim söz konusu olduğunda dikkatli hem de çok dikkatli olmamız gerekiyor.
Örneğin üniversiteleri ele alalım:
Ülkemizin dört bir yanını üniversitelerle donattık. Üniversite olmayan kent, fakültesi, yüksekokulu olmayan ilçemiz kalmadı.
İsteyip de üniversiteye giremeyen yok gibi.
Puan barajları kaldırıldı, 180 soruda yarım neti olanlara bile üniversite kapısı aralandı ama kontenjanlar yine de dolmadı.
İlkokula başlayan her öğrenciyi 12 yıllık zorunlu temel eğitim kapsamında üniversite önüne yığdık, bununla da yetinmeyip üniversite mezunu olma imkânı sağladık. Hatta pek çoğu mastır ve doktora da yaptı. Sonuç
Diplomalı işsizler kervanımız her geçen yıl daha da uzadı. Öğrenim gördüğü alanda iş bulamayıp "ne iş olsa yaparım abi" noktasına gelen milyonlarca gencimiz mutsuz hem de çok mutsuz. Oysa üniversiteyi kazandıklarında sadece kendileri değil aileleri de ne büyük mutluluklar yaşamışlardı...
Üniversiteler konusunda çok büyük bir özlem vardı siyasetçiler de bunu yerine getirdi. Gerisi YÖK, ÖSYM ve üniversitelere kalmıştı ama bu süreç çok iyi yönetilemedi, bu noktaya gelindi...
Şimdi benzeri bir süreç yine plansız, programsız, gerçeklerden uzak bir şekilde yabancı öğrenci konusunda yaşanıyor.
Tek hedef var o da dolmayan kontenjanları yabancı öğrencilerle şişirmek.
Yıllarca İyi, kötü demeden, kotaları aşanları görmezden gelerek, kaliteyi, diplomanın itibarını düşünmeden kapılarımızı sonuna kadar açtık.
Tıpkı yerli öğrencide olduğu gibi yabancı öğrenci konusunda da derin pişmanlıklar yaşanabilir, "nerede hata yaptık" sorusu baş ağrıtabilir.
Olaya sadece ekonomik çerçeveden bakıp yarattığı ya da yaratacağı akademik ve sosyolojik sorunları görmezden gelmenin mazereti olamaz. Olmamalı da...
Diplomanın itibarı!
Yabancı öğrencilere verilen diplomalar, uluslararası ilişkilerde bir kâğıt parçası olmanın çok ötesinde bir önem taşıyor. O sadece bir yetkinlik belgesi değil ülkemizin itibarıdır. Ne kadar kıymetli olursa ülkemize o kadar itibar kazandırır ne kadar sıradan olursa da değerlerimizi tartışmalı hale getirir ki, buna da hiç ama hiç kimsenin hakkı olmamalıdır.
Yabancı öğrenci konusunda ciddi "arızalar" olduğunu dile getirmeyen yok gibi. Vakıf üniversitelerinden sonra devlet üniversiteleri de zan altında. İddia edilenlerin ne kadarı doğru ne kadarı abartılı ne kadarı yalan Her iddia tek tek araştırılıp sonuçları bir bir açıklanmalı ki doğru ise gereği yerine getirilsin, şehir efsanesi ise bunlara artık son verilsin.
YÖK bu konuda da geçmişte çok büyük hatalar yaptı şimdi toparlamaya çalışıyor ama bu kez de dozunu kaçırdığı söyleniyor.
Verdiğimiz diplomaların, dolayısıyla ülkemizin itibarı konusunda MEB ve Dışişleri Bakanlığına da çok önemli görevler düşüyor ama görünen o ki bu süreçte de ciddi zafiyetler yaşanıyor!..
Umarız konu çok daha ciddi ve çok daha geniş bir platformda ele alınır!..

5