Sınav, tercih ve kayıtlar kimyamızı fena bozdu!

Milyonlarca öğrenci ve anne, babanın 'sınavlar bitti, kurtulduk' sevinci çok uzun sürmedi. Sınavların hemen ardından başlayan tercihler ve uzadıkça uzayan kayıt süreci 'beterin de beteriymiş' dedirtti.

Sınav odaklı eğitim sistemi, sadece eğitimin değil velilerin, öğrencilerin, insan gücü ve istihdam politikalarının da kimyasını bozmaya devam ediyor...

Liselere giriş maratonu, her hafta bir yenisi başlayan kayıt süreciyle devam ediyor. Üniversiteye girişte ise tercihler sona erdi, sancılı bekleyiş başladı. Kazananlar belli olduğunda ise yoğun bir kayıt ve barınma arayışı başlayacak.

Anaokulu, ilkokul ve ortaokulun yanı sıra lise ve üniversiteye yeni başlayacak tüm öğrencilerimize ve özellikle de velilerimize sabır diliyoruz. Zor günlerden geçiriyorsunuz ama bugünler de geçecek. Önemli olan sizler için en doğru okulu bulmanız. MEB, YÖK ve ÖSYM keşke bu konuda daha aydınlatıcı, yönlendirici ve en önemlisi de sorun yaratan değil, sorun çözücü olsa. En azından ilk kez okula başlayacakolanlara rehberlik etmiş olurlar...

Peki şu ana kadarki gelişmelere göz attığımızda ilgili kurumların veliye ve öğrencilere yaklaşımları nasıl

LGS ve YKS yeterince adil, yeterince ayırt edici, yeterince yönlendirici ve en önemlisi de yeterince güven verici miydi

Veli ve öğrencilerden gelen geri dönüşlere baktığımızda özellikle hormonlu notlar, Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP), ek puanlar, zorunlu okul tercihleri ve öğrenim ücretleri velilerin yoğun eleştirisine neden oluyor.

Şikâyetler havalarda uçuşuyor ama üzerine alınan yok.

MEB, YÖK ve ÖSYM sanki bu işten hiçsorumlu değillermiş gibi olup bitenleri sadece izlemekle yetiniyor.

Bu konuda çok daha aktif olmalılar. En azından okul müdürleri ve rektörlere öğrenci ve velilere her türlü yardımın sağlanması için talimat vermeliler. İçlerinde görevini çok iyi yapanlar yok mu Fazlasıyla var. Asıl sorun oturdukları koltukların sorumluluğunun farkında olmayanlar. Oysa öğretim kurumlarına karşı aidiyetinin şekillendiği en önemli dönem, bu dönem. Okula, üniversiteye, hocalara karşı ilk izlenimler ne ise genelde sonuna kadar da öyle giriyor!

Sınavlar kalkar mı

Daha birkaç ay öncesine kadar 'ölüm kalım meselesi' olarak görülen sınavların, bu yılın veli ve öğrencileri için artık hiçbir önemi kalmadı. Umarız gelecek yıllar için ciddiye alınır!.. Sınavlar kalkmasa da umut tacirliğine son verilerek, sınava giren aday sayıları minimuma indirilebilir.

Daha önceki uygulamalar bu yöndeydi ama nedense anaokuluna başlayan her öğrenci üniversite önüne yığıldı. O da yetmedi isteyen herkes üniversiteli oldu ama buna rağmen memnun olanı bulmak mümkün değil! Hemen herkes ya sisteme karşı ya da şikayetçi ama değişen hiçbir şey yok! Hem de kırk yıldır!..

MHP Lideri Bahçeli, bir ara 'sınavsız günlerin' yakın olduğunu söylemişti ama devamı gelmedi.

Peki geriye dönüp baktığımızda hayal kırıklıkları, boşa giden emek ve harcanan paraların ötesinde geriye ne kaldı