Gençlerimizi sadece eğitimden soğutmadık. Evlenmeye ve çocuk yapmaya da artık çok daha mesafeliler. Ülke sevdaları konusunda zerre kadar tereddüdümüz yok ama fırsatını bulan gidiyor.
Çalışkanlar, yaratıcılar, iş bitiriciler, fırsat tanınsa ekmeğini taştan çıkartırlar ama iş bulamıyor, gelecek hayali kuramıyorlar.
Bu yüzden de kırgınlar, kızgınlar, öfkeliler.
Sistemle, aileleriyle, haksızlıklarla didişmekten yoruldular. Haklıyken haksız duruma düştüler.
Ömürlerini kendileri için tek ve en önemli seçenek olarak gösterilen sınavlara odaklandılar, ellerinden geleni yaptılar, bir sınavdan çıkıp diğerine girdiler, her şeyin en iyisini yapıp, en iyi diplomaları aldılar. Yani kendilerinden ne istendiyse fazlasıyla yerine getirdiler.
Peki karşılığı ne oldu
Mutsuzluk, daha fazla mutsuzluk, isyankarlık ve içine kapanma dönemi.
İstediğimiz bu muydu Elbette hayır ama gelinen nokta ortada.
İş bulamayanlar, öğrenim gördükleri alanla hiç ilgisi olmayan işlerde çalışanlar, ağızlarıyla kuş tutsalar dahi hayalini kurdukları mesleğe kavuşamayacaklarını anlayanlar mutsuz da diploma koleksiyonu yapanlar, en iyi işlere girenler, asgari ücretin üç, beş katı hatta on katı maaş alanlar mutlu mu
Keşke gönül rahatlığı ile evet diyor olabilseydik…
Ortada bir sorun olduğunun farkında mıyız..
YÖK, ÖSYM, MEB, YURTKUR ve gençlerin geleceği konusunda söz sahibi diğer ilgili kurumlar ile iktidara aday olan partiler bu konuda ne düşünüyor, geleceğe yönelik öngörüleri neler
Böyle gelmiş, böyle gider mantığı ile yola devam mı edeceğiz yoksa geleceğimiz için yani gençlerimiz için yeni arayışlar içerisine mi gireceğiz
Çözüm öncelikle sorunun varlığını kabul etmemizden, sonra da iktidarıyla muhalefetiyle, öğretmenleriyle velileriyle, öğrencileri ve sivil toplum örgütleriyle hep birlikte taşın altına elimizi koymaktan geçiyor.
Eğitim, madem ki çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği açısından çok önemli, o zaman hak ettiği önemi göstermek zorundayız!..
Üniversitelerimiz çağ atlamış!
Şaka değil üniversitelerimiz gerçekten çağ atlamış. İnanıp, inanmamak da size kalmış
Gelin önce habere bir göz atalım:
"THE 2026 alan sıralamalarında Türk üniversitelerinin en güçlü olduğu alan Eğitim Bilimleri oldu. Bu alanda listede yer alan üniversite sayısı 35'ten 44'e yükseldi.
ODTÜ, Eğitim Bilimleri alanında dünyada ilk 100'e girerek 93. sırada yer aldı.
Boğaziçi, Hacettepe, Ankara, Gazi, İnönü ve Yıldız Teknik de sıralamada üst bantlarda kendisine yer buldu.
Türkiye, Eğitim Bilimleri alanında Avrupa'da 3'üncü, dünyada 4'üncü sıraya yükseldi. Almanya, Fransa ve İtalya geride bırakıldı!"
Onlar mı bize benzedi yoksa biz mi gerçekten dünyayı kıskandıracak noktaya geldik

5