Eğitimin modası geçti mi

Kimileri ısrarla eğitimin artık modasının geçtiği yönünde algı yaratmaya çalışıyor.

Kabul etmek mümkün değil.

Eğitimin de elbette hataları, zamana ayak uyduramaması, kendini yenileyememesi gibi zaafları var ama eksileri artılarını gölgelememeli.

Tıpkı diğer canlılar gibi eğitim de yaşayan bir varlıktır. Değişime ayak uydurması ve gelişmelerin gerisinde kalmaması gerekir.

Bilim ve teknoloji aldı başını gidiyor, yaşam sokaktan ekranlara kaydı, sosyalleşme dijitalleşti, en önemlisi de bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaylaştı.

İşte en büyük hata bu noktada yapılıyor!..

Eğitim ve öğretimin eğitim ayağını yok sayıp öğrenmeye ve onu da sadece sınav kazanmaya indirgediğimiz için "eğitimin modası geçti" gibi garip bir algı operasyonu gerçekleşti ve tüm dünyayı etkisi altına aldı...

Oysa günümüzün vazgeçilmezi sayılan tüm ürünler aklın ve bilimin eseri. Onun can suyu da eğitimdir.

Siz hiç eğitimsiz bilim insanı, mucit, çağa damga vuran herhangi birini gördünüz mü

Eğitim, bilime ulaştıran merdivenlerin ilk basamağıdır. Onu geçmeden üst basamaklara çıkamazsınız. Zirveye hiç ulaşamazsınız. Ulaşsanız da kalıcı olamazsınız!

Yetenek, beceri, miras, şans ya da çok daha farklı süreçlerden geçerek çok zengin, çok güçlü, çok popüler, milyonları, milyarları peşinden sürükleyen çok önemli bir misyona sahip olabilirsiniz ama bilim insanlığı çok farklı bir şey!

Her profesör de bilim insanı olamıyor. Her bilim insanı da teoriği pratiğe dönüştüremiyor.

İşte bu yüzden "Bilim insanı kimdir" diye bir tartışmanın içine girilse çıkmak mümkün olmayabilir...

Eğitim ve öğrencilik yılları yaşamın olmazsa olmaz en önemli kademelerinden birisidir. Dünya genelinde 5 ila 12, hatta 13 yıl zorunlu olması bu yüzdendir.

Peki eğitim görenlerin, hatta en iyi eğitim görenlerin, hatta en tepeye kadar yükselenlerin hepsi de mutlu mu, üretken mi, dünyaya katkısı herkesinkinden çok daha fazla mı

Buna da evet demek mümkün değil.

Diploma için eğitim alanlar gibi bilim üretiyormuş gibi yapıp bilim insanı olanların pek çoğunun da ilimle, bilimle alakası olmadığını herkes görüyor, kıyaslıyor ve kendine göre değerlendirmeler yapıyor.

" Eğitimin modası geçti" algısının oluşmasında bazı okumuşların bu içler acısı halinin etkili olmadığını söylemek yalan olur.

Diplomanın itibarıyla birlikte okumuşlara duyulan saygınlığın sorgulanması da ciddiyetle ele alınması gereken bir konu iken maalesef yeterince kaale alınmıyor. Bunun faturası da eğitimi değersizleştirenlere değil eğitime çıkıyor!

Ne yapmak gerekir

Eğitimleri bir şekilde yarıda kalsa da kendi alanlarında zirveye ulaşanlarla yapılan röportajlarda dikkat çeken en önemli ayrıntılardan birisi de gençlere yapılan "Mutlaka okuyun" çağrısıdır.

Yani bir anlamda eğitim sisteminin çağın gerisinde kalması, diplomanın cazibesini yitirmesi, okulların ve öğrenmenin bireysel ilgi, yetenek, beceri ve hayaller doğrultusunda değil de tek tip bir dayatmayla gerçekleştirilmeye devam etmesi bile sizi bu süreçten koparmasın temennisinde bulunuyorlar.