9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile Genç Bakış'ta ülkemizin yakın tarihine ışık tutacak çok önemli programlar gerçekleştirdik. Her altı ayda bir farklı üniversitelerde yaptığımız programlarda öğrenciler soruyor o cevaplıyordu. Hemen her programda tansiyonun yükseldiği anlar çok oldu ama asla ne her davetimize gelmekten vazgeçti ne öğrencilerin sorularına ambargo koydu ne de ağır eleştirilere karşı bile en ufak bir serzenişte bulundu. Anma törenlerine önceki yıllarda da konuşmacı olarak katılmıştım. 11. yıl için davet aldığımda yine tıpkı onun yaptığı gibi koşa koşa gittim...
Başbakanlığı döneminde üniversite öğrencileri olarak yaşadığımız sıkıntıları hem programlarımızda hem de özel sohbetlerde sık sık dile getirdim. Anma törenleri 9. Cumhurbaşkanlığı çerçevesinde olduğu için onun dışına çıkmadan, Cumhurbaşkanlığı dönemi ve sonrasındaki gözlemlerimizi ve bir vasiyet niteliğindeki son programdaki görüntülerini paylaştım.
Veda niteliğindeki son programı rahatsızlığı nedeniyle üniversitede değil Güniz Sokak'taki evinde çekmiştik.
Siyasetten ekonomiye, Cumhuriyetten demokrasiye, iç politikadan dış politikaya, darbelerden vesayet sistemlerine ülkemiz için söyleyeceği ne varsa bir bir sıralamak istedi.
Konuşulacak daha çok konu vardı. Kalan diğer soruları da sormak istiyorduk ama rahatsızlığın verdiği yorgunluk nedeniyle buna da hakkımız olmadığına inanıyorduk. Durumu fark etti. "İstiyorsanız devam edebiliriz" dedi ve bir sonraki hafta için bir program daha çektik. Sırtında hiçbir yük olmadan 90 yıllık birikiminin vicdani sorumluluğu çerçevesinde her soruya çok net mesajlar verdi...
Peki ununu eleyip, eleğini duvara asan, halkına ve ülkesine olan vicdani sorumluluğu dışında hiçbir beklentisi olmayan son yılların Demirel'den bizim ve Ispartalıların hafızasında ne kaldı Özellikle onları konuştuk...
Politikacıları genelde politik yönleriyle tanıyoruz, bir de insani yönleri var ve genelde imajları ile taban tabana zıt!
Bu yüzden programda Demirel'in yaptıkları ve yapmadıklarından, yanlışları ve doğrularından daha çok insani boyutlarını dinleyenler ile paylaştım, mikrofon uzatıp onların da bu yöndeki görüşlerini aldım.
Çok duygulu anlar yaşandı
Öğrencilerden yol arkadaşlarına, muhaliflerinden yöneticilere, ailesinden kral öldü yaşasın yeni kral modunda olanlara kadar hemen herkesin paylaşımcı ya da görünmez olduğu farklı bir anma töreni gerçekleşti.
Kişiler en iyi seyahatlerde tanınır derler ve biz de kendisiyle çok uzun yollar kat ettik, yüzlerce saat sohbet ettik. İşte o anlardan kalan bazı ayrıntılar:
■ Hoşgörülüydü. Her türlü eleştiriye sonuna kadar açıktı.
■ Başbakanlık yıllarını hatırlatıp, günah mı çıkarıyorsunuz dediğimde gözlüğünün üstünden bakıp "Sen de az değilsin" diye bakış atar konuşmasına devam ederdi. Hiçbir zaman sınır koymadı "Yeter ki karnınızdan ya da arkadan konuşmayın" derdi.
■ Sabırlıydı, sorular ve eleştiriler karşısında sinirinden titrese de konuşanlara müdahale edilmesine asla müsaade etmezdi
■ Mütevaziydi, alçak gönüllüydü, "Ben kimim sen biliyor musun" diyenlerden değildi, şart koşmazdı.
■ Hemen her konuda donanımı, derinliği vardı. En hâkim olduğu konularda bile yayına girmeden günler öncesinden dersini çalışmaya başlar son ana kadar gelebilecek her soruya karşı hazırlıklı olmaya özen gösterirdi.

11