Hemen her yıl için bir etiket belirlendi. Bu yılın etiketi de "çözüm yılı" olsun.
Gelin bu yıl bir farkındalık yaratalım ve sorunlara yeni sorunlar eklemek yerine çözüm yolları aramakla kalmayıp kökten çözümler üretip 2027'ye sorunsuz bir yıl devredelim.
Peki eğitimde temel sorunlarımız neler
Örneğin iyi insan, iyi yurttaş, kalite, vizyon, soran sorgulayan nesiller ve en önemlisi de demokrasiye, hukuka, gelenek ve göreneklere saygılı bireyler yetiştirmek gibi olmazsa olmaz sorunlar bir yılda çözülemeyecek kadar çetrefilli olduğu için zamana bırakılabilir ama bazıları da var ki bir yıl içinde çözülmemesi için hiçbir neden göremiyoruz.
İsterseniz gelin tek tek ele alalım:
Hemen çözülebilir sorunlar
4+4+4: Sistemin yürümediğini getirenler de anladı. Bu yüzden hiç uzatmadan geliştirilmiş fabrika ayarlarına dönmekte sonsuz yarar var.
Mülakat: Daha fazla direnmenin bir anlamı olmadığını herkes gördü. Son sözü yargı söyleyecek noktaya gelindi. Ne kadar adil olunsa da objektif olunamıyor!
Ek atama: 2025 en az atama yapılan yıllardan birisi oldu. 20, 30 binlik bir ek atama konusunda çok büyük bir beklenti var.
Hormonlu notlar: Büyük adaletsizlik yarattığı konusunda hemen herkes hemfikir. Sisteme olan güveni sarsıyor.
Hayalet sınıflar: Okulda olmayıp da varmış gibi gösterilen ama başka yerlerde olan yüz binlerce öğrenciden söz ediliyor. Bu konuda Tevhidi Tedrisat Kanunu'nun gereğini yerine getirmek herkesten önce MEB'in görevi.
MESEM: Kesinlikle yeniden ele alınmalı. Sorunlu öğrencilerin değil istekli öğrencilerin yönlendirildiği Ahi Evran modeli ile çıraklık, kalfalık, ustalık süreçleri insani, hukuki ve sosyal güvenlik şemsiyesi altında gerçekleştirilmeli, MEB, sendikalar, işverenler ve velilerin de içinde olduğu kurullar tarafından denetlenmelidir.
Ücretli öğretmenlik: Devlet taşeronluk da yapmaz, köleliğe de sıcak bakmaz. Öğretmenliğin itibarını ise asla zedelemez. Artık son verilmelidir.
Sözleşmeli öğretmenlik: Hangi mesleğin sözleşmeli mensupları var ki, öğretmenlik gibi kutsal bir mesleğe bu reva görülüyor. Sınava girmeyi hak eden, aynı dersi veren ve aynı unvanı taşıyan herkes öğretmendir ve bu konuda asla taviz verilmemelidir.
Özlük hakları: Geleceğin mimarlarının özlük hakları pamuk ipliğine bağlanamaz. Seçilirken de görev yaparlarken de pedagojik anlamda çok titiz denetlemeler olabilir ama liyakat ve mesleki güvenceleri de en üst düzeyde sağlanmalıdır.
Maaş: Onlar sadece öğrencilerine değil topluma da rol model olan bir mesleğe sahipler. Derse girdiklerinde akıllarında sorunlar değil, öğrenciler ve anlatacağı konular olmalı!
İnsan gücü planlaması: Popülizmin yerini akıl ve bilim almalı, doğan her çocuğun geleceği bu çerçevede değerlendirilmelidir.
Diploma odaklı eğitimden, üretim odaklı eğitime geçiş: Herkesi diploma sahibi yaptık da ne oldu Hatada ısrar yerine her bireyi üretken kılacak yeni modellere kafa yorulmalı!

8