Tüm dünya, savaşın çirkin yüzüne bir kez daha tanıklık ediyor. Daha da acısı, bu canavarlığa dur diyemedi, durduramadı ve izlemenin ötesine geçemedi.
ABD-İsrail ve İran savaşında daha ilk günden itibaren yüzlerce çocuk öldü, yüzlercesi yaralandı, on binlercesi ise mağdur durumda.
Ne okula gidebiliyor ne sokağa çıkıp oyun oynayabiliyor ne de geceleri gökyüzündeki yıldızlara bakıp hayal kurabiliyorlar.
Gördükleri, konuştukları tek şey füzeler ve onlardan korunmak.
Oysa bir çocuğun en temel insani hakkı çocukluğunu bütün doğallığıyla yaşayabilmesidir.
Günlerdir birbirlerine füze yağdıranlara sorsanız, ar damarları çatlamışçasına çocukları ne kadar çok sevdiklerini ve tüm bu vahşeti onlara daha güzel bir dünya bırakmak için yaptıklarını söyleyeceklerdir.
Beton sığınaklar yeni yaşam alanları oldu, siren sesleri masallardaki canavarların kükreyişi haline geldi. Üç, beş günde üç, beş yaş birden yaşlandılar. Çocukluklarını unutup yetişkinler arasında kayboldular.
Sevgi, barış, huzur yerine korku, kin ve nefretin esiri oldular.
İstenilen bu muydu..
Dünyanın neresinde olursa olsun aydınlık bir geleceğe yürümek her çocuğun en temel haklarından birisidir. Bu başı sonu, amacı belirsiz savaşları "Çocuklara barış, huzur ve güvenli bir gelecek getirmek için" diye isimlendirmek ise yalanların en büyüğüdür.
Dünün vahşi dünyası gibi bugünün çağdaş dünyası da kıtlık, yoksulluk, hastalık ve savaşlar karşısında çocukları koruyamıyor. Çok daha acısı bu noktada birleşemiyor.
Bu acımasız savaşın durdurulması için sadece savaşan ülkelere değil tüm ülkelere büyük sorumluluklar düşüyor. Nasıl ki gökyüzü, ay ve güneş hepimizinse çocuklar da herkesindir.
Peki o zaman hep birlikte ayağa kalkıp "durdurun artık bu savaşı" diye şimdi haykırmayacaksak ne zaman haykıracağız
Çok değil minik bir çocuk gülüşü bile dünyanın kalbini ısıtmaya, savaşları bitirmeye, huzuru getirmeye yeter de artar ama bunu bile onlara ve kendimize çok görüyoruz.
Dünyanın neresinde olursanız olun eğer çocuklara daha güzel bir gelecek bırakma konusunda samimiyseniz "bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" sarmalından kurtulun ve onun, bunun tarafı ya da karşıtı değil çocuklardan yana olun.
Ve şunu asla unutmayın: Çocuklar mutluysa, herkes mutludur; çocukları mutsuzsa kimin mutlu olduğunun hiçbir önemi yoktur!.. Başı sonu belli olmayan böylesi savaşların kazananı olmaz, kaybedeni ise herkes olur ve zaten oluyor da.
Barış, huzur ve en önemlisi de sevgi ile şekillenecek minik yüreklere kin ve nefreti aşılamak, büyük ve güçlü devlet olmanın değil acizliğin ve vicdansızlığın bir işareti olarak hatırlanacak; atılan her füze ve yaşamını yitiren her çocuk da insanlık adına kara bir leke olarak hafızalara kazınacaktır!..
Ukrayna'dan da beter!

9