Bilgi Üniversitesi'nin faaliyetine son verilmesi kararı, günlerdir tartışılıyor. Tıpkı Köy Enstitüleri gibi eğitime farklı bir bakış açısı getirmiş, çağın ruhunu yakalamaya çalışmış ve öğrencilerin ilgisini çekmişti. Başlangıçtaki ruhunu koruyamadı, sancılı dönemler yaşadı. Önce kurucular kendi aralarında anlaşamadı, sonra Anayasa'ya aykırı bir biçimde uluslararası bir fona devredildi, daha sonra da bir holdinge satıldı. Ama her şeye rağmen yeniden fabrika ayarlarına dönülerek bu farkındalığını korumasına olanak sağlanabilirdi. Hâlâ da geç kalınmış değil. Yoksa o da "unutulmazlar" arasına girerek çok uzun yıllar konuşulmaya devam eder...
YÖK, "Öğrencilerimizin yanı sıra üniversitemizde görev yapan idari ve akademik personele dair herhangi bir mağduriyete fırsat vermeden gerekli işlemler yerine getirilecektir" açıklaması yaptı. Peki bu noktaya gelinceye kadar neredeydiniz
YÖK'ün görevi Bilgi'nin yok olmasını değil, yaşamasını sağlamak olmalıydı. Eğer kendilerinin bilip de kamuoyunun bilmediği başka şeyler varsa onları da paylaşmalıydı...
Bilgi'yi kuruluş yılları öncesinden itibaren yakından izliyoruz. Yükseköğretime farklı bir bakış açısı getirdi ama yönetimdeki zafiyetler, o gün bugündür devam ediyor. Ve bütün bunlar olurken gelişmeleri uzaktan izleyen YÖK şimdi, "Her şey kontrolümüz altında. Herhangi bir mağduriyete fırsat vermeden gerekli işlemler yerine getirilecektir" diyor. Ne kadar samimi ne kadar inandırıcı ve en önemlisi gelişmelere ne kadar vakıf
Bilgi'den önce de çeşitli nedenlerle faaliyetine son verilen ya da el değiştiren çok üniversitemiz oldu. Hatta önümüzdeki yıllarda öğrenci sayısındaki azalmaya paralel olarak ciddi anlamda sıkıntı içerisine düşeceği iddia edilen çok sayıda üniversiteden söz ediliyor. Ki bunlar arasında tek öğrenci kaydedemeyen devlet üniversitelerine bağlı fakülte ve bölümler de var. Bunların kurulmasına, yer seçimine, en önemlisi de öğrenci almasına kim izin verdi
YÖK!..
Hemen her konuda olduğu gibi eğitimde de kriz çıkmadan sorunlara çözüm üretmiyoruz!
Öğrenim kurumlarının kapanması ya da kapatılması diğer kurumlara benzemez. Bu yüzden her türlü özen gösterilmelidir.
Bu arada atılan her adımın gerekçeleri çok net bir şekilde anlatılmalı ki aradaki boşlukları şehir efsaneleri doldurmasın!..
Bilgi'nin kapatılması YÖK Kanunu'nun ek 11. maddesi çerçevesinde gerçekleşti.
Peki bu madde neler öngörüyor
Vakıf yükseköğretim kurumlarında sunulan eğitim-öğretim kalitesinin yetersiz bulunması durumunda YÖK tarafından uygulanacak denetim ve yaptırım süreçlerini düzenliyor. İçeriği şu şekilde:
■ Yetersizlik Tespiti: Eğitim-öğretim düzeyinin yetersiz olduğu YÖK tarafından tespit edilirse, kuruma durumu düzeltmesi için uyarı ve önerilerde bulunulur.
■ Faaliyetin Durdurulması: Yapılan uyarı ve önerilerin sonuçsuz kalması ve yetersizliğin devam etmesi durumunda, yükseköğretim kurumunun faaliyeti YÖK tarafından durdurulur.
Bu çerçeveden bakıldığında 'yetersizlik' hangi konularda gerçekleşti

16