Bayramlar barışın, huzurun, dostluğun, paylaşmanın, samimiyetin; kinden, öfkeden arınmanın ve en önemlisi de uzatılan elin geri çevrilmemesinin simgesidir...
Bir yandan öfke ve kin kusarken öte yandan günü kurtarmak için "Hadi gelin bayramlaşalım" demek ise bayramların özünü anlamamaktır.
Binlerce yıllık geleneği, örfü, adeti olan bir ulusuz. Bayramlarımız da onlardan bize kalan en büyük mirastır.
Bayramlar; ülkelerin, milletlerin kimlik kartı gibidir. Bayramlarına bakarak onları sosyolojik açıdan değerlendirmek mümkün.
Merak ettiğiniz ülkelerin bayramlarına göz attığınızda onlar hakkında çok önemli ipuçları elde edebilirsiniz.
Hemen her ülkenin dini, dili, etnik kökeni, bayrağı, müziği, mutfağı gibi bayramları da birbirinden çok farklı ve kendine özeldir. Kimileri milli ve manevi bayramlardır, kimileri de çiçek, böcek, gelenek, görenek ve onları o yapan çok özel günlerdir. Gittiğimiz ülkelerde pek çok ayrıntı gibi bayramlara da özellikle göz atarız. Keşke sadece bayrama özel televizyon programları, belgeseller ve dizi yazılar da yapılsa ama tıpkı bayramlar gibi böylesi derinliği olan program ve tefrikalar da artık nostalji oldu... Bayramları belirleyen devletler olsa da onları yaşatan ve sürdürülebilir kılan milletlerdir ve milletlerin içselleştirmediği hiçbir bayram kalıcı olmaz. Olmuyor da! Bu yüzden yüzlerce hatta binlerce yıldır devam eden bayramlarımıza yabancılaşmak, kendimize ve tarihimize yabancılaşmak olur. İnsanları ve toplumları diğer canlılardan farklı kılan en önemli özelliklerinden birisi de kültürel değerleridir. Başta Çin, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ülkelerinde yaşamın altın anahtarı, atalarından miras kalan bu milli ve manevi değerlerdir... Şimdi gelin bu çerçeveden bayramlarımızla günümüzde yaşanılanlar ne kadar birbiriyle örtüşüyor, bir de ona bakalım.
Bu konuda ne kadar samimiyiz ne kadar inandırıcıyız, onu sorgulayalım.
Sorun bayramlarımızın seçiminde mi yoksa bizlerde mi
Ne olur en azından bu konuda içten olalım. Her şey gelir geçer ama bayramlar kalır. Bunu asla unutmayalım...
Eskiden "Nerede o eski bayramlar" derdik, onu bile unuttuk.
Hatırlanmayacak kadar çok geride mi kaldılar ya da bugün dünden daha mı güzel O da tartışılır ama gerçek olan bir şey var ki o da hemen her konuda çok yorulduk!..
Bayram eşittir tatil oldu. Peki, uzun tatiller işe yarıyor mu
Moral ve motivasyon açısından rahatlatıyor mu yoksa sıkıntılarımıza sıkıntı mı katıyor
Tatil ne kadar uzunsa bayram o kadar keyifli geçecek sanılıyor ama uzun tatillerin getirdiği sıkıntılar, yeni sorunları da beraberinde getiriyor! Acı olan ise bunun yeterince farkında olunmaması!..
9 günlük bayram tatili umarız her şeye rağmen keyifli geçiyordur.
Bu arada samimiyetle kendimizi sorgulayalım, değişmeyen ne kaldı

14