"İlim, insana Allah korkusunu kazandırır"

"Zahid, nefsi ile uğraşan, onun kötü isteklerinden kurtulmaya çalışan kimsedir..." Muhammed Turûğâbâdî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan'da Tûs şehrinde yaşadı. Ebû Osman-ı Hîrî ve birçok evliyâ ile görüşüp sohbet etti. 350 (m. 961) senesinde vefât etti. Çok kerâmetleri görüldü. Kalblere tesîr eden hikmetli söz sahibiydi.Bir gün kendisine "Allah yolunda bulunup, O'nun rızâsını kazanmak isteyen talebenin vasfı nasıldır" diye sorulduğunda, buyurdu ki: "Talebe, bu yolda meşakkat ve sıkıntı içindedir. Fakat karşılaştığı zorluklar, kendisine neşe ve huzûr vermektedir. Hakîkî talebe böyle olur!"Kendisine, "Sofî ve zâhid kime denir" diye suâl edilince, buyurdu ki: "Sofî, her an Rabbi ile beraber olandır. Zahid ise, daha o makama kavuşamayıp nefsi ile uğraşan, onun kötü isteklerinden kurtulmaya çalışandır."Muhammed Turûğbâdî hazretleri buyurdu ki: "Bir kimse, ömrünün tamamından sadece bir gününü, fütüvvet sahibi olan Allah dostlarından birine hizmet etmekle geçirse, bu hizmetinin bereketine ve feyzine kavuşur. Bütün ömrünü, böyle olan kimselere hizmet ederek geçiren kimsenin hâli nasıl olur Varın bir mukayese edin!""Gençliğini, Allahü teâlânın emirlerine ve yasaklarına uymayarak geçiren kimseyi, Allahü teâlâ da ihtiyârladığında zelîl eder.""Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için, O'nun beğendiği şeylerden başkasını vesîle yapmayan kimselere müjdeler olsun! Çünkü, O'na kavuşmak için, O'nun râzı olduğu şeylerden başka bir vesîle yoktur.""Kibir, yani büyüklenmek, çok defa zenginlerde bulunur. Tevâzu yani alçak gönüllülük ise, fakîrlerin ahlâkındandır.""Dünyalık arzularına kavuşmak için dünyayı terk