Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil

Türkiye
Gündem 101 yazı 6 takipçi

Osmanlıda kudret ve ihtişamın göstergesi!

Her devletin kendine has özel törenleri vardır. Bu törenler o devletin geçmişten getirdiği ve kendisiyle özdeşleştirdiği özel uygulamalardır. Eskiden devletler arası protokoller daha çok elçilerin gidiş gelişlerinde kendini gösterirdi. Bugünkü gibi devlet başkanlarının birbirlerini ziyareti nadiren ancak dost devletler nezdinde vuku bulurdu.Osmanlı

Yirmi iki yıl ara ile iki resim!

Yirmi iki yıl önce 2004 yılındaki NATO zirvesi Türkiye'de gerçekleşmişti. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'di. Liderlerin resmî yemeğine Başbakan Erdoğan'ın hanımı Emine Erdoğan'ı davet etmemişti.Bu durum bir NATO zirvesinde dönemin Cumhurbaşkanının nelerle uğraştığının acı bir ispatı olarak tarihteki yerini almıştı.Böyle bir zihin yapısıyl

Zor zamanda yanınızda olanlara dikkat!

185 yıl önce bugünlerde, Osmanlı Devleti'ni yeniden güçlendirmek adına büyük ıslahatlara girişen II. Mahmud Han vefat etmişti (28 Haziran 1839). Muhtemelen Osmanlı Devleti üzerinde uzun bir süredir projeler yürüten "gizli bir cunta" tarafından şehit edilmişti. Bu konuda çok ciddi ipuçları ve deliller olmasına rağmen günümüz tarihçilerinin buna hiç

Kutbeddin Aybeg

Sultan Kutbeddin Aybeg adını üniversite yıllarımda rahmetli Prof. Dr. Enver Konukçu Bey'den Delhi Türk Sultanlığı dersini alırken duymuştum. Açıkçası kendisine karşı hayranlık içerisinde kalmıştım. Nasıl bir İslam mücahidi idi o. Durmak bilmeyen bir enerjisi ve hiç eksilmeyen cihad aşkı vardı.Türk tarihinin destan kahramanlarından biri olmuştu. Bug

Niçin bu kayıtsızlık

Hicri 1448 yılına girdik. Ülkemizde miladi yıla girerken yapılan hazırlıklar ve o geceki heyecanı düşündüğümüzde hicri yılımızla ilgili programlar son derece sönük kalmaktadır. Belki kahir ekseriyet tarafından duyulmamaktadır bile.Bu sessizlik ve bu duyarsızlık nedendirEfendim artık hicri takvimi kullanmıyoruz diyebilirsiniz.Fakat hicri yeni yıl bi

İftira furyası!

"Kişi, namı ile işler işi" demişler. Bir kişiye millet tarafından bir nam verildiyse elbette o boş yere değildir. Onun mutlaka bir hikâyesi, bir değeri, bir geçmişi vardır. Eskiden lakap ve ünvanlar durduk yere rastgele verilmezdi. Sultan I. Mehmed Han'a "Fatih", I. Süleyman Han'a "Kanuni", I. Selim Han'a "Yavuz", II. Bayezid Han'a "Veli" ve IV. Me

Sultan'a darbe devlete ihanet!

150 sene önce Sultan Abdülaziz Han bir kısım paşalar tarafından haince bir tertiple tahtından alaşağı edilmiş ve akabinde de hunharca katledilmişti.İşin başında Serasker Hüseyin Avni Paşa liderliğinde Sadrazam Mütercim Rüştü Paşa, Mithat Paşa ve Şeyhülislam Hasan Hayrullah bulunuyordu. Darbeci paşalar önce fetva emini Kara Halil Efendi'den padişahı

Gerçeklere gözleri kapamayalım!

Okul katliamlarından sonra aileyi suçlayanlar, İstanbul Sözleşmesi'ne neden böyle tepki göstermemişlerdir?

Sinsi ve yıkıcı yol!

Bardakoğlu dini 'düşünce sistemi' gibi çağa uydurmaya çalışırken, İslam'ın sabit hükümleri değişen hayatın kurbanı mı olmalı?

Bardakoğlu ve KURAMER!

Bardakoğlu ve ekibi Kur'ân'ı yeniden yorumlamak istiyorsa, hangi otoriteden bu hakkı almıştır?

Çıkmaz sokak!

Diyanet'in eski başkanları dinde reform yapmamakla birlikte dindarlığı modernleştirerek İslam'ı içinden oymuyor mu?

Bu gidiş nereye

Bayramda sosyal mecrada bir fotoğraf karesi gözüme ilişti.Manavgat Külliye Camii'nde bayram namazı sonrası bayramlaşma yapılıyordu. Ancak buradaki bayramlaşma merasiminde bir bayan da haberde yazıldığına göre hemen müftü beyin yanında yerini almıştı. Millet de sırasıyla Müftü Beyin, bayanın ve yanında duranların bayramını tebrik ederek sıraya geçiy