Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil

Türkiye
Gündem 106 yazı 6 takipçi

Gazi Osman Paşa'nın büyük cesareti!

Ruslar üçüncü kez Plevne'de, mağlup olduktan sonra burasının harp yolu ile zapt olunamayacağını anlamışlardı. Zira eylül ortalarında yalnız Plevne önlerindeki zayiatları, ölü ve yaralı olarak, 50.000'i bulmuştu.Bu durumda ittifakla muhasara faaliyetine geçilmesine karar verdiler. Ordunun komutanlığına ise bu kez General Tottleben getirildi. Rus-Rum

Üçüncü Plevne Zaferi

Romanya ordusunun iltihakı ve yeni takviyelerin de gelmesiyle Rus ordusunun miktarı süvari ve piyade olmak üzere 120 bini bulmuştu. Top mevcudu ise 432 adetti. Buna mukabil Osman Paşa'nın toplam mevcudu 30.000 kişiden ibaretti.İkinci Plevne Muharebesinin üzerinden 48 gün geçmişti. Plevne dört taraftan sarılmıştı. Ruslar artık büyük bir zafer elde e

Birinci Plevne Zaferi!

"93 Harbi" öncesi Osmanlı hükûmetinde savaş çığlıkları atanlar Sultan Abdülhamid Han'a bol keseden vaatlerde bulunuyorlardı. Bunlardan biri de Batı cephesi komutanı Abdülkerim Nadir Paşa idi. Padişaha sunmuş olduğu planda düşmanın tamamıyla yenilgiye uğratılacağı ve hiçbirinin ülkesine dönemeyeceğini belirtmişti. Kendisi Mithat Paşa ve cuntacıların

Tarihimizde bir karakter abidesi!

Geçen haftaki yazımızda, son dünya şampiyonasında İspanya'nın başarısını değerlendirirken, karakter, ciddiyet, disiplin, sağlam duruş meselesinin ne kadar önemli olduğunu belirtmiştik. Böyle bir konu ortaya çıktığında tarihimizde aklıma gelen en önemli isimlerden biri şüphesiz Köprülü Mehmed Paşa'dır.Köprülü Mehmed Paşa, Veziriazam Boşnak Hüsrev Pa

Karakter meselesi

Bu yazıyı kaleme almamın sebebi salı günkü gazetemizin spor sayfasında İspanya'nın başarısını belirtirken "Yetenek tamam ama olmazsa olmaz: KARAKTER" manşeti idi.Aslında İspanya'nın başarısının gerisinde, 13 yıllık bir emeğin olduğu görülüyordu.Son dünya şampiyonası hakkındaki konuşmalar, futbolcuların becerileri hepsi vızıltıdır. Asıl olan başarın

Osmanlıda kudret ve ihtişamın göstergesi!

Her devletin kendine has özel törenleri vardır. Bu törenler o devletin geçmişten getirdiği ve kendisiyle özdeşleştirdiği özel uygulamalardır. Eskiden devletler arası protokoller daha çok elçilerin gidiş gelişlerinde kendini gösterirdi. Bugünkü gibi devlet başkanlarının birbirlerini ziyareti nadiren ancak dost devletler nezdinde vuku bulurdu.Osmanlı

Yirmi iki yıl ara ile iki resim!

Yirmi iki yıl önce 2004 yılındaki NATO zirvesi Türkiye'de gerçekleşmişti. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'di. Liderlerin resmî yemeğine Başbakan Erdoğan'ın hanımı Emine Erdoğan'ı davet etmemişti.Bu durum bir NATO zirvesinde dönemin Cumhurbaşkanının nelerle uğraştığının acı bir ispatı olarak tarihteki yerini almıştı.Böyle bir zihin yapısıyl

Zor zamanda yanınızda olanlara dikkat!

185 yıl önce bugünlerde, Osmanlı Devleti'ni yeniden güçlendirmek adına büyük ıslahatlara girişen II. Mahmud Han vefat etmişti (28 Haziran 1839). Muhtemelen Osmanlı Devleti üzerinde uzun bir süredir projeler yürüten "gizli bir cunta" tarafından şehit edilmişti. Bu konuda çok ciddi ipuçları ve deliller olmasına rağmen günümüz tarihçilerinin buna hiç

Kutbeddin Aybeg

Sultan Kutbeddin Aybeg adını üniversite yıllarımda rahmetli Prof. Dr. Enver Konukçu Bey'den Delhi Türk Sultanlığı dersini alırken duymuştum. Açıkçası kendisine karşı hayranlık içerisinde kalmıştım. Nasıl bir İslam mücahidi idi o. Durmak bilmeyen bir enerjisi ve hiç eksilmeyen cihad aşkı vardı.Türk tarihinin destan kahramanlarından biri olmuştu. Bug

Niçin bu kayıtsızlık

Hicri 1448 yılına girdik. Ülkemizde miladi yıla girerken yapılan hazırlıklar ve o geceki heyecanı düşündüğümüzde hicri yılımızla ilgili programlar son derece sönük kalmaktadır. Belki kahir ekseriyet tarafından duyulmamaktadır bile.Bu sessizlik ve bu duyarsızlık nedendirEfendim artık hicri takvimi kullanmıyoruz diyebilirsiniz.Fakat hicri yeni yıl bi

İftira furyası!

"Kişi, namı ile işler işi" demişler. Bir kişiye millet tarafından bir nam verildiyse elbette o boş yere değildir. Onun mutlaka bir hikâyesi, bir değeri, bir geçmişi vardır. Eskiden lakap ve ünvanlar durduk yere rastgele verilmezdi. Sultan I. Mehmed Han'a "Fatih", I. Süleyman Han'a "Kanuni", I. Selim Han'a "Yavuz", II. Bayezid Han'a "Veli" ve IV. Me

Sultan'a darbe devlete ihanet!

150 sene önce Sultan Abdülaziz Han bir kısım paşalar tarafından haince bir tertiple tahtından alaşağı edilmiş ve akabinde de hunharca katledilmişti.İşin başında Serasker Hüseyin Avni Paşa liderliğinde Sadrazam Mütercim Rüştü Paşa, Mithat Paşa ve Şeyhülislam Hasan Hayrullah bulunuyordu. Darbeci paşalar önce fetva emini Kara Halil Efendi'den padişahı