O intiharın perde arkası

Elazığ'da cemaat evinde kalan bir tıp öğrencisinin şok ve sarsıcı intiharı gündemde. Öncelikle "Allah rahmetiyle muamele eylesin" diyor, ailesine sabır ve başsağlığı diliyoruz.Bu olayın arkaplanı çok iyi araştırılmalı ve Enes Kara'yı intihara götüren sebepler sorgulanmalı. Bu yapılmadan tek taraflı suçlama kampanyaları başlatılması son derece yanlış. İntihar öncesi arkadaşlarıyla yaptığı paylaşımlardan anlıyoruz ki, Enes bir inanç krizine girmiş. "Ateist oldum, dinden çıktım" diyor. Sorularına muhataplarından ikna edici cevaplar alamadığını belirtiyor. Belli ki, ailesi ve çevresiyle ciddî bir iletişim sorunu yaşamış. Onu anlayan birileri karşısına çıkmamış. Oysa aradığı cevaplar Risale-i Nur'da var. Ama bunların anlayabileceği bir dil ve metodla verilemeyişi Enes'i bunalıma sokmuş. İçine girdiği psikoloji, okul başarısını da olumsuz etkilemiş. İntihar öncesi yakın bir arkadaşına yazdığı mesajda bu görülüyor: "Dersleri anlamıyorum. Alâkam yok tıpa. Notlarım berbat. Mezun olunca TUS var, köpek gibi çalışman gerekiyor. Sonra asistan oluyor, mobbinge maruz kalıyor; uzun sürelerde sıkça nöbet tutuyor, şiddete maruz kalabiliyorsun. Sorunlar uzman olunca da bitmiyor. Aldığın maaş yoksulluk sınırını bile geçmiyor. Tıp okuyan herkesin hedefi yurtdışı. "Başka bölüme geçsem işsizlik, düşük maaş. Devlette çalışmak istesen, torpilin yoksa mülâkatta eliyorlar. Düzgün bir iş bulsan bile ekonomik durum ortada. Köle gibi çalışıp kıt kanaat geçinip buna 'hayat' diyeceksin.