Tarikatlar, akıl ve özgürlük düşmanıdır

Ben söylemiyorum, kendileri söylüyor.Bir tarikata girip, bir şeyhin müridi olduğun zaman, özgürlüğünden, aklından, düşüncelerinden ve hatta duygularından vazgeçeceksin:Aklını ve özgürlüğünü...Düşünmeyi ve soru sormayı...Bir yana bırakacaksın.Kendini adeta bir ceset gibi şeyhinin iradesine bırakacaksın:Verilenlerden başka bir şey okumayacaksın...Söylenenlerden başka bir şey düşünmeyeceksin...Soru sormayacaksın...Malını, mülkünü, servetini, gelirini, bedenini, ruhunu, duygularını, düşüncelerini şeyhinin emrine vereceksin...Sadece emirleri yerine getireceksin...Allah'a ancak böyle ulaşabilirsin...Öbür dünyayı, cennetini ancak böyle garanti edebilirsin.Bu kadar basit!Biliyorsunuz Ortaçağ'da din ve mezhep, siyaset ve egemenlik demekti.Hıristiyanlık, İmparatorlar ve Patrikler, Papalar aracılığıyla, Müslümanlık da Halifeler üzerinden ülkeleri yönetirlerdi.Bu nedenle, her hükümdar Batı'da Hıristiyanlık ile, Doğu'da Müslümanlık ile insanları yönetirlerdi.Din iktidar aracı olunca, egemenlik kavgaları mezhepleri ve tarikatları doğurdu:Hıristiyanlıkta, Batı Roma, Doğu Roma kavgası, Katolik-Ortodoks ayrılığını, Müslümanlıkta Hazreti Ali, Muaviye kavgası Sünni-Şii-Harici ayrılığını yani aynı din içindeki farklı mezhepleri meydana getirdi.Elbette hükümdarların egemenliklerini dine dayamaları nasıl muhalif olanların farklı mezhepler kurmalarına yol açmışsa, aynı biçimde her farklı siyasal yaklaşım da tarikatlara yol açtı.Sonuç olarak hem Hıristiyanlıkta hem de Müslümanlıkta sayılamayacak kadar çok tarikat ve cemaat ortaya çıktı.Bu yazıyı yazmadan önce İslam dininin en önemli ve kapsamlı kaynağı olan, (piyasada da pek bulunmayan) Milli Eğitim Bakanlığı'nın İslam Ansiklopedisi'ne baktım.İster inanın ister inanmayın Müslümanlıkta yüzlerce tarikat var:Sadece A harfinde 27 tane farklı tarikat sayılmış.Tüm tarikatların isimleri 12. ciltte, 4. sayfanın ortasından 17. sayfanın ortasına kadar devam ediyor.İşin ilginç yanı, tarihsel süreçlere baktığımızda, aynı din içindeki mezheplerin ve tarikatların birbirleriyle kıyasıya, adeta ölümüne mücadelelere giriştiğini görüyoruz:Hıristiyanlıkta Katolik-Ortodoks mücadeleleri, özellikle de Katolik-Protestan savaşları, Müslümanlıkta da Sünni-Şii mücadeleleri ve savaşları son derece kanlı ve merhametsiz katliamlara yol açmıştır.Örneğin Batı'da, 30 Yıl Savaşları, Doğu'da, Sıffin Savaşı ve Şii mezhebinin (meşrebinin)