Neden böyle

Kenan Yıldız'ı tanıdık Montella sayesinde. Futbol yatkınlığımızı, eğitimle geliştirmek ve takım olmak adına yazılarım, uygulamalarım belki okurlarımı bıktırsa da sorumluların umurunda olmadı! Bunu görüyoruz. Almanya'yı Berlin Olimpiyat Stadı'nda yenmek büyük futbol olayıdır. Bu zafer tıpkı yıllar önce "Berlin Panteri Turgay Şeren"i hatırlatan yinelenme de olduğu gibi bu kez de Kenan'ı yarattı.

Ama bu kez İtalyan hoca, Juventus'taki bu genci takip ettiği için diyerek yanılmamalıyız! Bizim Almanya patentli A Milli Takım sorumlularımızın tanımadığı ve Bayern Münih altyapısında eğitilen bu futbolcuyu bilmemeleri gibi! Yani hayat bazen iyi tesadüfleri de seviyor. Bu anlamda çok mesaj aldım...

Önce takımın iyi olduğunu ve bu başarının neden yabancılara ait olduğunu iyi düşünmek lazım. Lucescu geldi. "Bunadı" diye gönderdik! Hâlâ geçerli. Sonra Kuntz için acele edildi gibi! Ama şimdi bir İtalyan hoca bize yepyeni kadro yapıyor. Bu gerçek bizi, daha önce duygusal nedenlerle futbolu seven bir toplum olarak hedefe ulaşanları nasıl şımarttığımızın gerçeğinde buluşturuyor.

Futbolu arada bir başarıyla geçiştirmek istemiyorsak, sadece ünlü olmak, belli maddi çıkarlara doymak anlamında düşünmemeliyiz. Varolan dünya rekabeti içinde biz de olmalıyız! Günlük başarılardan yorulduk. Bu anlamda kendi gençlerimizi sadece para kazansın diye değil; işini en iyi yapıp dünya futbolunda yerini alsın diye eğitmeliyiz. Bunun yeri kulüplerdir. Ama sadece sayılı olanlar değil! Ligimiz hakemlere ve çocuklarının peşinde futbolcu olsun diye koşan velilerin emeğine teslim edilmesin.