CumhuriyetZülal Kalkandelen15 Kasım 2020
Okunma: 3  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Sonraki Yazısı
Zülal Kalkandelen
Zülal Kalkandelen
Zülal Kalkandelen
15 Kasım 2020
Aptal insan sayısında artış var!

"59.054.087 insan nasıl bu kadar APTAL olabilir"

2004'te George W. Bush ikinci kez seçimi kazandığında, İngiliz Daily Mirror gazetesinde kapaktan tam sayfa yayımlanan Bush fotoğrafının üzerinde üstteki soru yazılıydı. Bunca seçmenin nasıl bu kadar kötü bir başkana tekrar oy verdiğini anlamaya çalışıyordu dünya...

Bugünlerde ABD'deki seçimi Biden'ın kazandığı açıklansa da akla aynı soru geliyor. Çünkü Biden'ın ülke çapındaki oyu rakibinden 4 milyon daha çok ama Trump, bu kez 2016'daki seçime göre yaklaşık 10 milyon fazla oy aldı. Üstelik bu oyları dört yıldır sürdürdüğü başkanlık dönemindeki ürkütücü imajına karşın aldı.

Beyaz üstünlüğünü savunan ırkçı görüşlerine...

COVID-19 ile mücadeledeki başarısızlığına...

Şu ana kadar ABD'de 244 binden fazla insanın bu yüzden yaşamını yitirmesine...

Rekor işsizliğe ve ülkenin karşı karşıya olduğu ekonomik çöküşe...

Diplomasideki skandallarına...

2016'da Rusya'nın Trump lehine seçimlere müdahale ettiğine dair iddialara

Ve bu yüzden geçirdiği soruşturmaya karşın aldı.

71 milyondan fazla insan, bütün bunlara karşın, bu küstah ve cahil despota oy verdi. 2016'da seçmenlerin Trump yönetiminin böylesine korkunç sonuçları olacağını tahmin edemeden ona oy verdiğini düşünelim. Bu, 2020 için geçerli değil! Bu kez Trump'ın başkanlığının nasıl olacağını gayet iyi bilerek ona oy verdiler.

Bunun anlamını analiz etmek gerek.

Irkçılık ekseninde bölünen bir toplum ve Trumpizm

Trump, seçimi kaybetti ama ne yazık ki "Trumpizm"in Amerika'da önemli bir desteğinin olduğu ortaya çıktı.

Buna yol açan nedeni, seçimden 2.5 ay önce New York'ta seçime dair gözlem yaparken yazdığım yazıda şöyle anlatmıştım:

"Dört yıl önce ırkçılık kartını ortaya sürerek seçilen Trump, yine aynı politikayı uyguluyor. Obama döneminde uykuya yatmış olan ırkçı hücreleri uyandırdığı için artık birçok eyalette Amerikan üstünlüğünü savunan neo-Nazi gruplar pıtrak gibi çoğalmış."

Obama'nın başkanlık dönemi, ırkçı grupların örgütlenmeyi güçlendirdiği yıllar oldu. Bir siyahın başkan seçilmesine gösterilen tepkinin yarattığı birikimdi bu. Daha önceki yazılarımda anlattığım Proud Boys (Gururlu Oğlanlar), Boogaloo Akımı, American Guard (Amerikan Muhafızı) gibi neo-faşist gruplar, son yıllarda siyaset sahnesinde terör estirdi.

Trump, kendisini tanımadığını belirtse de başkan seçildiğinde ve görevi süresince ırkçı Ku Klux Klan örgütünün önderlerinden David Duke tarafından açıkça desteklendi.

ABD'de ne Obama'nın başkanlığı sıradandı ne de Trump'ın... Üzeri örtülmeye çalışılan ırkçılık, ilk kez bir siyahın başkan olmasıyla alevlendi. Trump, buna karşı beyaz üstünlükçülerinin tepkisini yükselterek Beyaz Saray'a girdi. Black Lives Matter (Siyah Hayatları Önemlidir) hareketi ise Trump'a karşı öfkenin sonucuydu.

Bush döneminde Irak Savaşı yüzünden Amerikan toplumunun bu kadar keskin bir şekilde yarıldığına tanık olmuştum. Bu kez kutuplaşma daha derin.

Kilit eyalet Georgia

Biden, seçim kampanyası sırasında "Birleşirsek Amerika'nın bu karanlık sezonunu aşabiliriz" demişti.

İşi kolay değil. Cumhuriyetçilerin çoğunluğu elde ettiği bir Senato ve Demokratların güç kaybettiği bir Temsilciler Meclisi ile çalışmak zorunda kalması olasılığı var.

Senato'daki son durumu Georgia'daki seçim belirleyecek. Bu eyalette iki senatörlük için hiçbir aday oyların yüzde 50'sini alamadığından, eyalet yasalarına göre seçim 5 Ocak'ta tekrarlanacak. Cumhuriyetçiler bu koltuklardan birini bile kazanırsa Amerikan Senatosu'nda kontrolü ele geçirecek.

Bu durumda ne olur Bütçe üzerindeki anlaşmazlıklar yüzünden zaman zaman hükümet kapanması riski yaşanabilir. Haftalarca tüm kamusal hizme