KararZafer Acar12 Ekim 2020
Okunma: 4  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Sonraki Yazısı
Zafer Acar
Zafer Acar
Zafer Acar
12 Ekim 2020
Astronomide yapay zekâ uygulamaları

Hayatımda en çok sevdiğim iki alan astronomi ve yapay zekâdır. Birisine yoğunlaşınca diğerini ihmal ettiğimi düşünüp hemen bir projeyle veya bilimsel bir araştırmayla diğerinin gönlünü alıyorum. Astronomi ve yapay zekâ haberleri her gün büyük bir titizlikle takip ettiğim gelişmelerdir. Astronomiyi aşırı sevenler için İngilizce'de 'Astrofilia' kelimesi üretilmiş. Benim astronomi, uzay, gezegenler, uydular, yıldızlar, galaksiler, ötegezegenler, bulutsular, karadelikler, göktaşları gibi bilumum gök cisimleri ve uzay çalışmaları konularındaki ilgim ve alakam bağımlılığın da ötesinde bir durum.

Hayatımın en mutlu anlarından birisi bir dağ başında veya bir çöl ortasında, etrafta hiç ışığın olmadığı zifiri karanlıkta gökyüzünü gözlemektir. Genelde her ay bu etkinliği katılıyorum. Los Angeles ve çevresinde bulunan amatör astronomi dernekleri ile beraber şehir ışıklarından ve medeniyetten uzak bölgelerde yıldız partilerine katılıyorum. Burada gündüz vakti buluşup teleskoplarımızı kuruyoruz. Sonra Güneş'in batışını bekliyoruz. Ardından karanlıkta 40 dakika kadar gözlerimizin ortama uymasını bekliyoruz ve sonra gözlerimizi gökyüzüne çeviriyoruz. Gece geç vakitlere hatta gün ağarıncaya kadar gökyüzünü izleyip teleskoplardan resim çekiyoruz. Benim için Satürn gezegenini izlemek işin en romantik yanı.

Profesyonel astronomlar çoğu zaman hiç teleskoptan bakmamışlardır. Onlar sadece bilgisayar kaydedilen verileri analiz ederek hayatlarını devam ettiriyorlar. Ben ise amatörlük ile profesyonellik arasında gidip geliyorum. Bir bakıyorum üniversitede teleskoplardan gelen verileri işliyorum, bir bakıyorum amatör astronomlarla gökyüzü gözlemlerine katılıyorum.

Ancak yapay zekâ da astronomi kadar ilgimi çekiyor. Ne ondan vazgeçebiliyorum, ne diğerinden. Ancak yeni gelişmeler ikisini bir yerde topluyor ve böylelikle ne yardan geçiyorum ne serden. Bilimsel araştırmalarımı yapay zekâ ile taçlandırıyorum ve bu sayede ikisinide uygulama fırsatı buluyorum. Sevdiğim iki işte birden çalışmış oluyorum.

Bilgisayarların hızlanması ve veri depolama ürünlerinin ucuzlaması ve üzerine bulut bilişimin altın çağını yaşamaya başlaması, veri analizi ve yapay zekâ işlerini iyice hızlandırdı. Önceden analizleri yıllar süren hesaplar yapay zekâ ile milisaniyeler içerisinde çözülüyor. Yapay zekânın en sevdiği alanlardan birisi de astronomi ve uzay çalışmaları. Uzaya gönderdiğimiz robotlar artık yapay zekâ ile donatılıyor ve her yıl eskilerden kat kat daha yüksek çözünürlükle resimler çeken ve bilimsel veri alan yeni teleskoplar devreye giriyor ve her yıl petabytelar seviyesinde veri toplanıyor. Bu verileri analiz etmek ve bilim insanlarının hizmetine sunmak yapay zekânın en rutin işlerinden biri.

Yapay zekânın girmediği alan, değiştirmediği endüstri neredeyse yok gibi. Yapay zekâyı robotlarla, elektronik ticaretle, sağlık sektörüyle, bankacılıkla, dijital ölümsüzlükle bile ilişkilendirdik. Yapay zekâ insanın ufku ne kadar genişse o alanların hepsine rahat rahat uygulanabilir ve bilimsel araştırmalar da bundan geri değil. Astronomi için yapay zekâ birebir eşleşme. Çünkü yapay zekâ için çok veri lazım ve astronomide çok veri var. Yapay zekânın çok çeşitli veriye ihtiyacı var. Astronomide veri çok çeşitli. Yapay zekânın güvenilir veriye ihtiyacı var. Astronomi verileri son teknoloji ile üretilmiş milyar dolarlık elektronik cihazlardan alıyor ve güvenilir.

Hal böyle olunca yapay zekânın en ilginç algoritmalarını astronomi verilerine rahatlıkla uygulayabiliyoruz. Üzerinde çalıştığım projelerden bir tanesi şu ana kadar keşfedilen ötegezegenlerin verilerini yapay zekâ algoritmaları ile eğitip teleskoplara eğitilmiş modelleri entegre etmek. Eğer başarabilirsek bu sayede teleskoplardan veri daha gelirken ötegezegen keşfedebileceğiz.

Japonya'da bilim insanları, evrenin yapısını tahmin etmek için bir yapay zekâ algoritması geliştiriyorlar. Gittikçe daha fazla gökbilimci ve astrofizikçi, diğer yöntemlerin yanı sıra zengin ve karmaşık verileri analiz etmek, galaksileri sınıflandırmak, uzaydan gelen radyo sinyallerini incelemek, pulsar yıldızları bulmak, öte gezegenleri fark etmek için güçlü bir keşif aracı olarak yapay zekâyı kullanmaya başladı. Kısacası, astronomlar için keşfedilmemiş ve sonsuz uygulamalardan oluşan yepyeni bir dünya var, bu da daha çok "Yapay Astronomlar" olarak adlandırılan yapay zekâ destekli astronomi araçlarının ortaya çıkmasına neden oluyor.

Eskiden astronomluk zor bir zanaat idi. Teleskoplar şehirlerden uzak, yüksek dağların tepesinde inşa edilmişlerdi. Gitmek ayrı bir dert, dönmek ayrı bir dert. Ayrıca astronomlar normal insanların aksine gece çalışıp gündüz uyurlardı. Özellikle kış aylarında teleskopların olduğu binalar çok soğuk olurdu. Bunun üzerine bir de akılları hep şehirdeki ailelerinde kalırdı.

Otomasyon ve internet hızının artması ile teleskoplar artık uzaktan kontrol edilebiliyor. Buna ek olarak artık astronomlar da normal insanlar gibi uyuyabiliyorlar. Makineye ne zaman nereye yönelip hangi veriyi toplayacağını günler öncesinden gönderebiliyorlar ve veri sabah uyandığında bilgisayarına yüklenmiş oluyor. Hal böyle olunca astronomların hayatı otomasyon ve internet sayesinde çok kolaylaşmıştı. Şimdi yapay zekâ ile daha da kolaylaşıyor ve normal hesaplarla ve analizlerle aylarca süren araştırmalar yapay zekâ ve veri analizi ile işten bile değil. Ayrıca yapay zekâ insanların ömürleri boyunca yapamayacağı hesaplamaları yapmakta ve verilerde insan gözüyle fark edilmeyecek