Warning: getimagesize(): http:// wrapper is disabled in the server configuration by allow_url_fopen=0 in /home/koseyazarioku/public_html/yzr.php on line 106

Warning: getimagesize(http://www.koseyazarioku.com/images/resim_yazar/35/b_yuzuf-ziya-comert.jpg): failed to open stream: no suitable wrapper could be found in /home/koseyazarioku/public_html/yzr.php on line 106

Yusuf Ziya Cömert Tüm Yazıları

293 yazı (251 - 260 arası) listeleniyor

Burası gurbet buranın sılası Mescid-i Aksa

Seneler önceydi. Bir Ramazan günü. Yeni Şafak'taydım o zaman. Kadir gecesine birkaç gün var. İçimden ara sıra geçer, sonra unuturum. 'Bir Kadir gecesi Mescid-i Aksa'da secdeye varmak ne güzel olur.' O gün sesli olarak söyledim. Ertesi gün vize aldım. O zamanlar TV Net'in Haber Müdürü olan Metin Mutanoğlu'yla ikimiz kalktık gittik Kudüs'e. Külfeti v

27.11.2017
70 0 0

Yunus: Türkçe'nin en girift şairi

Bir Güleryüz, bir sevecenlik, bir şefkat, bir mutluluk, Yunus Emre'den bahseden insanların yüzlerinde. "Sevgili Yunus'umuz bakın ne söylüyor, Gelin tanış olalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz." Bu yüz şekli hoşuma gider. Suya sabuna dokunmamanın rahatlığı o yüzdedir. Zülf-i yâre de bir hiçbir halel gelmez. Üstüne üstlük, bütün güzel hisle

26.11.2017
55 0 0

Avrasya'da ütülen ombudsmana gitsin

'Ütmek' güzel kelime. Benim bildiğim ilk kullanımı kelle ve paçanın üstündeki derinin kızgın demirle yakılarak tüylerinden arındırılması. Bu ameliyeyi çocukluğumda birkaç yerde seyrettiğimi hatırlıyorum. Tavuk yolunduktan sonra geri kalan tek tük ince tüyleri yakmak için ateşe tutarlar. Bu da 'ütmek' kelimesiyle ifade edilir. Bir de kumarda 'ütmek'

22.11.2017
72 0 0

Doların başımıza açtığı işler

Biz, neden Amerikan dolarıyla alışveriş ediyoruz Mesela neden petrolü dolarla alıyoruz Amerika Birleşik Devletleri'ni çok mu seviyoruz Bu işler sevmekle olsaydı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin lirasını tercih ederdik. Ama yok, Kıbrıs Türk Lirası diye bir para birimi Yok mu Neden yok Paranın üstündeki imza, imzayı atan devletin gücü kadar itibar g

20.11.2017
97 0 0

Eski zamanların köşe yazıları

Eskiden gazete yoktu. Gelecekte de gazetenin olmayacağı söyleniyor. Gazeteciler endişe etmesin. Gazete kalksa da gazetecilik devam edecek. Ama dedikodu vardı. Müslim, gayrımüslim, hepimiz, namazı orucu ihmal ettiysek de, dedikoduyu ihmal etmedik. Dedikoduya sevap yazılsaydı, cümlemiz felaha ermiştik. Üçkağıtçılığın, kumpasın, gammazlığın zamane ica

19.11.2017
53 0 0

'Hafifçe soldan devam edin'

Makinalar mı bizim için çalışıyor, biz mi makinalar için Bu soruyu daha önce de, 'insan mı makinaların uzantısı, makine mı insanların' şeklinde sorduğum olmuştur. İnsanların makinalara alet edildiklerini ilk 'wolkman'lar icat edildiği zaman hissetmiştim. Walkman'ı hatırlıyor musunuz Cebinizde ufak bir teyip, kafanızda kulaklık. Sokakta dolaşıyorsun

17.11.2017
63 0 0

Herkese göre Atatürkçülük

Allah'ın kıymet verip yeryüzüne gönderdiği nev-i beşeri veya onlardan herhangi birini küçümseyemeyiz. Bu, bir nevi cürettir. 'Kimsin sen' sorusunu, tahkir maksadıyla soramayız kimseye. Sorarsak, ancak tanışmak için sorarız. 'O da adam mı' diyemeyiz. Herkes saygıdeğerdir. Ne zamana kadar Sınırları aşan bir tekebbürle karşılaşıncaya kadar. 'Kibre kar

15.11.2017
89 0 0

Mimariyi dikeyleştiren 'istisnai' elemanlar

Diyelim, atadan dededen kalma bir arsanız var. Orada duruyor. Bir işe yaramıyor. Satsanız, elinize geçen parayı ne yapacaksınız Öyle dursun diyorsunuz. Bir gün satar bir işimi görürüm. Sonra birileri çıkıyor, arsanıza için ummadığınız bir para teklif ediyor. Diyelim, siz arsanızın beş yüz bin lire ettiğini düşünüyorsunuz, fakat gelen alıcı bir mily

13.11.2017
67 0 0

'Yalnız hüznü vardır kalbi olanın'

Bir satranç oyuncusu değilim ben. Çok az oynadım. Bazı şeyler aklımda. Taşların ne tarafa, nasıl hareket ettiğini mesela... En iyi bildiğim attır. L harfi şeklinde hareket eder satranç tahtasının üstünde. Fil, çapraz hareket eder, kale sağa-sola dümdüz gider ve saire. Acayip oyundur. İşini satranç oynar gibi yapan, hayatı satranç oynar gibi yaşayan

12.11.2017
92 0 0

İnşaat kolay, AKM'nin içini nasıl doldururuz

Taksim'e çıktığın zaman etrafına bakınca ne görürsün Hafızamı yokluyorum. Kayda değer iki bina geliyor gözümün önüne. Biri The Marmara. Öteki AKM. Açılmış şekliyle Atatürk Kültür Merkezi. İki bina da mimari açıdan iftihar edilecek, dosta-düşmana, 'Bakın bizim böyle eserlerimiz var' diye gösterilecek binalar değil. Otel, oteldir nihayet. Yapılmış or

10.11.2017
94 0 0