SözcüYılmaz Özdil17 Kasım 2020
Okunma: 6  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Yılmaz Özdil
Yılmaz Özdil
Yılmaz Özdil
17 Kasım 2020
Biontech ve Deniz Feneri

Koronavirüse karşı aşı geliştirerek, dünyanın umudu haline gelen Türk bilim insanları Uğur Şahin ve Özlem Türeci, sahibi oldukları biyoteknoloji şirketi Biontech'i 2008 yılında Almanya'da kurdular.

Aynı 2008 yılında, aynı Almanya'da, Deniz Feneri'ne baskın yapıldı.

Fakir fukaraya yardım ayaklarıyla Allah'ın Kitap'ın adını vererek mütedeyyin insanlarımızdan topladıkları milyonlarca euroluk bağışları, sahte faturalarla indiragandi yaptıkları, kendilerine ait antin kuntin işlerde kullandıkları, kendilerine apartmanlar, gemiler aldıkları, sevgililerine yedirdikleri, dinibütün pozları verirken, Las Vegas'a kumar oynamaya bile gittikleri ortaya çıkmıştı.

Alman basını "asrın yolsuzluğu" manşetleri attı.

"Asrın iyilik hareketi" sloganıyla, mübarek ramazan ayında burnuna sinek konmuş Afrikalı aç çocukların fotoğraflarını kullanarak bağışlar toplamışlar, Almanya tarihinin en büyük yolsuzluğunu yapmışlardı.

Deniz Feneri'nin Almanya'daki yöneticileri Frankfurt Mahkemesi'ne kelepçeyle getirildiler, ilk duruşmada her şeyi itiraf ettiler.

Paravan şirketler kurduklarını, bağış paralarını kendi ceplerine indirdiklerini, milyonlarca euroyu kuryeler aracılığıyla Türkiye'ye gönderdiklerini, Rtük başkanı Zahid Akman'a elden teslim ettiklerini söylediler, "kriminal sisteme alet olduk" dediler, üç ila beş yıl arasında hapis cezaları aldılar.

Almanya savcılığının iddianamesinde "siyasi etki yapılmaya çalışılıyor, bilhassa Türk hükümeti tarafından tutukluluğa mani olunmaya çalışılıyor" deniliyordu.

Hürriyet gazetesi o zamanlar Aydın Doğan'a aitti, bu haberi manşet yaptı. Vay sen misin manşet yapan... Asrın liderimiz ateş püskürdü, Aydın Doğan'a bindirdi, "iftira kampanyası yapıyorlar" dedi, boykot çağrısı yaptı, "bu gazeteleri evinize sokmayın" dedi.

Son 10 senede 8 defa Türkiye vergi rekortmeni olan Aydın Doğan'ı vergi kaçakçısı ilan ettiler iyi mi... Dünya basın tarihinde görülmemiş miktarda, bir milyar liraya yakın ceza kestiler.

Türkiye'de bunlar olurken, Almanya devleti, derneğin malvarlığına el koydu, paralarını gayrimenkullerini Kızılhaç'a devretti.

Davanın hakimi "Deniz Feneri olayı sadece bir suç olayı değildir, aynı zamanda demokrasi karşıtı bir tutumdur, demokrasiye karşı bir yolsuzluktur" dedi.

Davanın savcısı ise ısrarla "bu görülmemiş yolsuzluğun asıl failleri Türkiye'de" diyordu.

Alman gazetesi Die Zeit, bu gördüğünüz illüstrasyonu yayınladı.

Bıyık figürlü bir arkadaş, kılığından kıyafetinden buram buram Anadolu insanı olduğu belli olan vatandaşımıza, bir eliyle bayrağı-minare'yi işaret ediyor, öbür eliyle, bayrağa-minare'ye bakan vatandaşımızın cebindeki paraları araklıyordu.

Hazindi ama, vaziyet tam olarak böyleydi.

Almanya'daki dava Türkiye'ye taşınd