KararYıldıray Oğur14 Ekim 2020
Okunma: 3  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Yıldıray Oğur
Yıldıray Oğur
Yıldıray Oğur
14 Ekim 2020
Kundakçılık mı fırsatçılık mı

Geçtiğimiz hafta perşembe günü (9 Ekim) önce Hatay'ın Belen ilçesinde, ertesi gün de komşu İskenderun ile Arsuz'da başlayan ve yerleşim yerlerini tehdit eden orman yangınları herkesi korkuttu.

Hatay Valiliği, 9 Ekim'deki ilk açıklamasında Belen'deki yangının trafo patlaması yüzünden çıktığını ve şiddetli rüzgarın etkisiyle büyüdüğünü açıkladı:

http:www.hatay.gov.trbasin-aciklamasi2020-23

Ertesi gün ise valilik ikinci bir açıklama daha yaparak "Yangında sabotaj ihtimaliyle ilgili gözaltına alınan şahıslar olup konuyla ilgili soruşturma devam etmektedir. Henüz sabotaj ile ilgili kesin bir bilgiye ulaşılamamıştır. Hem yangının seyrini hem de sabotaj ihtimalini araştırmak için bölgemizde İHA' lar görev yapmakta kolluk kuvvetlerimizde kapsamlı bir şekilde konuyu araştırmaktadır" dedi.

http:www.hatay.gov.trbasin-aciklamasi10102020

İlk gün bahsedilmeyen sabatoj ihtimalini ikinci gün güçlendiren iki faktör oldu.

Yangın sadece trafo bölgesiyle sınırlı kalmamış eş zamanlı olarak önce Belen, ardından Arsuz ve İskenderun'da birbirinden farklı noktalarda orman yangınları çıkmıştı.

Bu durum şüpheleri artırırken Ateşin Çocukları İnisiyatifi internette PKK'ya yakın bir sitede "kundakçıları selamlayarak" yangını üstlendi.

PKK'nın daha önceki orman yangını sicili, yangınların başladığı 9 Ekim tarihinin Öcalan'ın sonu İmralı'da biten Suriye'den çıkarılışının yıldönümüne denk düşmesiyle birleşince başta Hatay olmak üzere ve sosyal medyada insanlar yangının PKK tarafından çıkarıldığına kani oldu.

Hatta artan tepkiler üzerine HDP bile kınama mesajı yayınlandı.

İlk andan itibaren olayla bizzat ilgilenen Bakan Pakdemirli, İçişleri Bakanı Soylu ve Hatay Valiliği, "sabotaj ihtimalinin araştırıldığı"ndan daha ileri bir şey söylememiş olsa da, yine İçişleri Bakanı yangın yüzünden gözaltına alınan iki kişinin sosyal medya paylaşımları yüzünden gözaltında olduğunu açıklamış olsa da aynı anda farklı yerlerde yangın çıkabilmesinin sabotaj dışında mantıklı bir açıklaması bulunamadı.

Bulunamadı çünkü Türkiye'nin dünyadan kopukluğunun etkisiyle bu resimde büyük bir eksik parça vardı.

Türkiye'de yangınların başladığı Perşembe gününden itibaren Hatay'ın güneyinde İsrail, Lübnan ve Suriye'de de yüzlerce farklı noktada orman yangınları çıkmıştı.

Perşembe günü İsrail'de, Lübnan sınırındaki ormanlık alanlarda ve Batı Şeria'daki yerleşim yerlerinde aynı anda birbirinden bağımsız onlarca farklı noktada çıkan orman yangınları yüzünden binlerce insan evlerinden tahliye edildi hatta İsrail Başbakanı Netanyahu, Kıbrıs ve Yunanistan'dan yardım istedi.

Ve ne tesadüf aynı anda pek çok farklı noktada yangınlar çıkması yüzünden İsrail'de de kundaklanmadan şüphelenenler oldu.

Özellikle Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşim yerlerinin yakınlarında yangınlar çıkınca İsrail devlet yetkileri, sağcı siyasetçiler ve gazeteler yangınların Filistinlilerin tarafından çıkarıldığını iddia ettiler. Bir kaç haberden okuyalım:

"...güvenlik yetkilileri Batı Şeria'da özellikle Maoz Zvi'deki yangınların Filistinlilerin kundaklaması sonucu çıktığından şüpheleniyor. (The Jeruselam Post)

https:www.jpost.comisrael-newsfire-breaks-out-near-modiin-illit-houses-burn-and-residents-evacuated-645138

"Yerel medyanın İsrail güvenlik ajansı Şin Bet'teki kaynaklarından aktardığına göre bazı yangınların Arap asıllı İsrailli kundakçılar tarafından çıkarıldığından şüpheleniliyor." (i24news)

https:www.i24news.tvennewsisrael1602253560-wildfires-break-out-across-israel-amid-scorching-heatwave

"Shomron Yerel Meclisi'nin başkanı Yossi Dagan, Güney Samaria'daki yangınların terörist saldırı olduğu söyledi: "Bu her açıdan bir terör saldırısı. Buna güvenlik ve siyasi bir mesele olarak bakılmalı. Kundakçılara ve tehditlerine diğer terör saldırılarıyla aynı ciddiyetle yaklaşmalıyız." (TheJewishVoice)

https:thejewishvoice.com202010defense-establishment-suspects-arson-in-judea-and-samaria-fires

Fakat sadece İsrail'deki ormanlar da yanmadı.

Geçen hafta Perşembe gününden itibaren komşu Suriye de bütün hafta sonu orman yangınlarıyla boğuştu.

Suriye'nin Akdeniz kıyısındaki şehirleri Lazkiye, Tartus, daha iç bölgedeki Humus, Hama ve İsrail sınırındaki Kuneytra şehirlerinde eş zamanlı olarak orman yangınları çıktı.

Yangınlarda üç kişi hayatını kaybetti, 70 kişi yaralandı.

Aynı anda farklı yerlerde bu kadar çok yangın çıkması Suriye'de de kundakçılıkla açıklandı. Adalet Bakanlığı yangınlarının sorumlularına en ağır cezaların verileceğini söyledi.

https:twitter.comm_alneserstatus1314564077386182658s24

Televizyonlarda motosikletle yangın çıkarıp kaçanlarla ilgili ihbarlar yapıldı.

Esad taraftarları arasında viral olan bir blog yazısında ise kundakçıların kim olduğu ilan edildi:

"Orman yangınları ABD ve Türkiye'nin ajanlarının işi. Çünkü Suriye'de kaybettiklerini anladılar, en büyük kurtuluş savaşı da geliyor ve onu erteletmeye çalışıyorlar."

https:twitter.comM_Alneserstatus1314863823145316352s20

Peki bu ABD ve Türkiye ajanları komşu Lübnan'dan ne istemiş olabilirdi

Çünkü yine Perşembe ve Cuma gününden itibaren Lübnan'da da ormanlar cayır cayır yandı.

Geçen yıl yaşanan orman yangınlarında felç olan, yangınlarla mücadele edemeyen hükümete karşı büyük sokak gösterileri yaşanan ülkede aynı anda 100'ü aşkın farklı noktada orman yangınları çıktı.

Lübnan'da itfaiye birimlerinin başındaki general, durumu "Aynı anda her yer yanıyor, çıldırmış gibi" diye özetledi. Ülkedeki bütün askeri helikopterler bile yangınlarla boğuştular.

https:twitter.comtimourazharistatus1314568807680274432

Lübnan'da yangınların sebebi olarak sosyal medyada dolaşan bir videoda zeytinlikteki kuru otları yakan bir grup genç suçlandı.

https:twitter.comIsmailSays1status1314901669872893952s20

Yani Doğu Akdeniz'deki dört ülkede, aynı günlerde yüzlerce farklı noktada çıkmış yangınlardan bahsediyoruz.

Eğer sabotajsa İsrailli sağcıların suçladığı Filistinliler, Esadçıların suçladığı Türk ajanlar ve PKK'lılar aralarında anlaşıp bu yangınları çıkarmış olması gerekir.

Ya da daha mantıklı bir açıklaması var.

Aslında dört ülkede de siyasetçiler ve güvenlikçiler dışında bilim insanlarının, meteorologların açıklaması aynı.

Eylül ayının başından beri de uyarıyorlar.

https:twitter.comScottDuncanWXstatus1313703403642589185s20

Tarihin kaydedilmiş en sıcak eylül ayından sonra en sıcak ekim ayı yaşanıyor bölgemizde.

Türkiye'de sosyal medya kullanıcılarının yakından takip ettiği meteoroloji uzmanı Yaşar Türker de Eylül ayından bu yana Türkiye'de sıcaklık rekoru kıran illeri yazıyor.

https:twitter.comyturkerstatus1313551630361649154s20

Hatay Valiliği, yangının trafo patlamasından çıktığını açıkladığı gün de şöyle yazmıştı:

"İskenderun Belen arasında Sarımazı'da çıkan orman yangını trafo patlaması sonucu çıkmış deniyor, ancak İskenderun güneydoğudan esen rüzgarın fön etkisiyle 2 gündür 35 dereceyi geçmekteydi ve kupkuru bir hava var."