TürkiyeÜnal Bolat17 Kasım 2020
Okunma: 6  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Önceki Yazısı
Sonraki Yazısı
Ünal Bolat
Ünal Bolat
Ünal Bolat
17 Kasım 2020
"Hayır anne, veremem!"
"Hangi insan annesinin böyle bir arzusunu yerine getirmez ki Ama eniştemin cevabı çok şaşırttı!.." Güzel bir yaz akşamıydı Evimize gelen misafirlerimizle akşamın mutluluğunu tadıyorduk. O yıllarda korona filan ne gezer Ailelerin; çoluk çocuk hep bir arada oturup konuşabildiği yıllardı Arada mahremiyet olunca elbette güzel bir akşam güzel bir sofra ardından güzel bir sohbet başlıyordu Gelsin hatıralar, anmalar, yâd etmeler Misafirlerimizin arasında eski Osmanlı kadını dedikleri bir hanımefendi de vardı. Eniştemin annesiydi O akşam ablamlar da bize uğrayacaklardı Yani bu muhterem kadının gelini benim ablam oluyordu Nihayet beklediğimiz gibi onlar da geldiler Bu arada eniştemin elinde minik bir paket vardı. Acaba gelirken bize hediye mi getirmişti Hayır, meğer kendi evine aldığı bir paketmiş Yarım kiloluk bir zeytin paketi Annesi, zeytini görünce birden canı çekmiş Anne olmanın verdiği rahatlıkla oğluna poşeti açtırıp tadına baktı. Bir iki tane aldıktan sonra da dedi ki: -Çok güzel bir zeytinmiş bu. Oğlum sen aldığın yerden yine alırsın. Bu zeytini bana bırak olur mu Normalde hangi insan annesinin böyle bir arzusunu yerine getirmez ki Ama eniştemin verdiği cevap hepimizi şaşırttı! -Sen ne diyorsun anne Ben bu zeytini alabilmek için kuyrukta ne kadar bekledim biliyor musun Emekli maaşın var zaten istediğin yer